Edvar Nedir?

Dursun Gürlek 19.02.2022 2058
M


ehmet Âkif Ersoy’un Çanakkale şehitlerini tasvir eden o şaheser şiirinde şöyle iki mısra da yer alıyor:




Hercümerç ettiğin edvara da yetmez o kitâb
Seni ancak ebediyetler eder istiâb


Birinci mısrada geçen “edvar” kelimesinin ne anlama geldiğini sokaktan geçen beş kişiye rastgele sorsak, acaba doğru cevap verebilirler mi? Hiç sanmıyorum. Ne yazık ki, sadece bugün değil, dün de aynı cehâlet söz konusuydu. Buna şöyle bir örnek vereyim:

Yücel Dergisi 1947 yılının Ocak ayında bir anket düzenliyor; Âkif’in şiirinde geçen “edvar” kelimesini beş gence soruyor. Onların verdikleri cevapları bir ibret tablosu yahut cehâlet nümûnesi olarak şöyle sıralıyor:

1- Yüksek Ticaret mezunu bir yedek teğmen:

Bilmiyorum, şiiri hatırlıyorum. Mehmed Âkif’in Çanakkale Şehitleri için yazdığı bir şiirdir. Olsa olsa İngiliz kralı Edward’ı kast ediyor olmalıdır. Zira malum ya Çanakkale’de İngilizleri mağlup etmiştik. Edward da İngiliz kralıdır.

2- Muvazzaf bir Lv. Teğmen:

Bilmiyorum. Bu mısra Mehmed Âkif’in Çanakkale Şehitlerine yazılmış bir şiirinden alınmıştır. O zamanlarda İngilizler baş düşmanımızdı. Edward da kralları idi. Bunun için Edward’ın mânâsı, herhâlde Kral Edward’dır. Fakat vezin icabı, Âkif, kral kelimesin kullanamamıştır.

3- İstanbul Hukuk Fakültesi’nden 1942 senesinde mezun olmuş bir stajer hâkim:

Bilmiyorum. Tahmin de edemiyorum. “Acaba Kral Edward ile alakalı bir kelime midir? diye sorduk. “Olmaması icap eder gibi geliyor ama bilmem ki!” dedi.

4- Yüksek Kimya Enstitüsü’nden bir üniversiteli genç:

Biliyorum. Edvar duvarın cemidir (çoğuludur.) Mehmed Âkif Çanakkale’de yıkılan duvarları, yani şehitleri kastetmişti.

5- Teknik Üniversitesi’nin son sınıfından bir yüksek mühendis adayı: Edvar, etfalin bir diğer şeklidir. Etfal, çocuk demektir (hayır, çocuklar demektir). Harbin alt üst ettiği çocukları kastediyor.

Kucak Dolusu Cehâlet

İşte size korkunç bir cehâlet örneği. Âkif’in okuyanları ve dinleyenleri galeyana getiren, gözyaşları döktüren “Çanakkale Şehitleri”nde geçen bir kelime ve onun mânâsını bilmeyen okumuş (!) gençlik. Şu komik ve dramatik manzaraya bakınız. Kendilerine soru yöneltilen beş diplomalıdan üçü, “devirler, asırlar, zaman dilimleri” anlamına gelen “edvar” kelimesini, Kral Edward diye anlıyor.

Dördüncüsü, edvarı, duvarın çoğulu yaparak cehâlet duvarına çarpıyor. Fena hâlde çarpılmış olmalı ki Âkif’in Çanakkale şehitlerini yıkılan duvara benzettiğini zannediyor. Zehî cehâlet! Beşincisi ise edvarı, etfal diye yorumlayıp Âkif’in, savaşın altüst ettiği çocukları kastettiğini söylüyor. Ne çocukça, aman efendim affedersiniz ne câhilce bir cevap!

Bugün de böyle bir anket yapılsa, mesela aynı şiirde geçen "akvam-ı beşer", "a’mak, ridâ", "ecrâm", "lebrîz", "ehl-i salîb" kelimeleri birtakım profesörlere, akademisyenlere, entellere, dantellere, anlı şanlı köşe yazarlarına sorulsa kim bilir cevap diye ne garip sözler söylenir, ne ilginç ve korkunç fikirler beyan edilir. Bence denemeye değer.

Mesela şiirin son bölümünde görülen, “Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât” mısraında geçen “cihât” kelimesini kutsal savaş diye açıklayacaklarını, “yönler, cihetler” anlamına geldiğini akıllarının ucundan bile geçirmeyeceklerini adım gibi biliyorum. Gayet iyi hatırlıyorum; Âkif’in anma toplantılarından birinde konuşan bir ilim adamı (!) “Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber” mısraını, “Sana avucunu açmış duruyor Peygamber” diye açıklamıştı. Hâlbuki “âgûş” kelimesinin mânâsı, “avuç” değil “kucak”tır.

İnsan böyle kucak dolusu cehâlet örnekleriyle karşılaşınca, köşe bucak kaçmak istiyor.

 







İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…