Eczacının Sözlüğü

Mehmet Doğan 18.10.2014 3621
T
ürk Dil Kurumu, yeni bir sözlük yayınlamış. Eczacılık terimleri ile ilgili sözlüğü göremedik ama, basına yansıyan bilgilere vakıf olduk. 

Tam da Türkiye’nin “dil devrimi”nden geçirildiği 1934 yazının yıldönümüne rastlıyor, bu yayın. 80 yıl önce şu sıralarda 2. Türk Dil Kurultayı’nın hazırlık çalışmaları yapılıyordu. İşte bu yıl Türkçeden Osmanlıcaya Cep Kılavuzu yayınlandı. Küçücük bir kitapçık, en küçük cebe bile sığar. O kılavuzda şimdi de kullandığımız “eczacı” ve “eczahane” kelimelerine nasıl karşılık verilmişti biliyor musunuz? 

Bilen beri gelsin!
Bugün bir tek eczacı biliyorsa, o madalyayı, ödülü, hak etmiş demektir. 
Emgen eczacı, emget eczahane!
Em, eski Türkçemizde ilaç, deva, ecza demek...

Buyurun Yunus Emre’den: 

Rabbim sana sundum elim
Senden artık yoktur emim

Yunus’un derdine Rabbinden başka ilaç, deva, ecza yoktur!

Bu kelimeyi günümüzde yaşatan deyim, “bir eme yaramamak” olmalıdır. Tabii adı geçen sözlükte “emlemek” de var. Yani “tedavi etmek.

Bu sırada bir taraftan öztürkçecilik adına “dil devrimi” yapılırken, öte yandan gerçek devlet siyaseti olduğunu bugün daha ciddi olarak düşündüğümüz, Osmanlıca tıp öğretimi yerine, Latince terimlerin kullanıldığı tıp öğretimine geçilmektedir!

Osmanlılar 19. yüzyılda modern tıp öğretimini Fransızca-Latince olarak başlattılar ve bir süre sonra Türkçe öğretime geçtiler. Osmanlıca çok zengin bir tıp terimleri sözlüğü oluşturdular. Bu sözlük daha önceki tıp terimlerini de kapsıyordu ve kök dil olarak batıda nasıl kutsal kitabın dili latince esas alınıyorsa, Arapçayı esas alıyordu. 

Bugün bu terimlerden çok azı günlük hayatta kullanılıyor. Dahiliye ve cildiye mesela. Nisaiye, bevliye, intaniye vb. günlük hayata mal olmuş kelimeler ise Latinceleri ile değiştirildi. 

Peki, Dil Kurumu Türkçeden Osmanlıcaya Cep Kılavuzu’nu yayınladı da ne oldu? 

Türkiye’de eczacılıkla ilgili devlet metni, yani kanun “İspençiyarî ve tıbbî müstahzarlar kanunu”dur. TBMM 1928 yılında bu kanunu kabul etmiştir. Bu kanunun 1934’te değiştirilmesini bekliyorsunuz değil mi? 

Boşuna beklersiniz! Günümüzde de yürürlükte olan bu kanundur. Tabiî zaman zaman bazı maddeleri değişmektedir.

Kafanız karıştı her halde. Eczacılıktan “ispençiyari” diye bugün hiçbir eczacının bilmediği bir kelimeye geldik. 

Ferit Devellioğlu meşhur Lügat’inde, Eczacı’yı “ecza, ilaç yapan ve satan kimse” olarak açıkladıktan sonra,  (bkz. İspençiyari) kaydını koyuyor. 

Koca lügatte ara ki bulasın!

Kelime İtalyanca. İspençiyar “eczacı” demek. İspençiyari “eczacılık”.

Peki, bir taraftan öztürkçe, diğer taraftan Osmanlıca kanun, ya öte yandan? “Farmasi, farmakoloji, farmakolog, farmakolik, farmasötik...

Bu kelimelerin mânaları eczacıların malûmudur!

Halk ise bildiğimiz kelimeleri kullanır. 

Burada devletin tavrı esastır. Devlet dili Türkçedir ama, 1934’te öztürkçeye geçiyor gibi yapılmış, Latinceye geçilmiştir. Biz vakti zamanında yukarıda zikri geçen kanuna dayanarak hazırlanan “Beşerî tıbbî ürünler ruhsatlandırma yönetmeliği”nde kullanılan kelimelere dikkat çekmiştik. İsteyenler yazının tamamı için Devlet Sözlük Yazar mı kitabımıza bakabilirler. İşte o yönetmelikten kelimeler: Allerjen, analitik prosedür, elüsyon, farmakope, farmosotik, form, immünolajik, impurite, kombinasyon, majistiral, ofisinal, radyofarmasotik, radyonüklid, spesifik, primer ambalaj, proses validasyonu, spesifikasyon, validasyon...

Netice: Devletin, Başbakanlığa bağlı bir kurumu var, Türk Dil Kurumu. Avarakasnak gibi döndürülüp duruyor. Bir de devletin Latinceye ayarlı dili var, o ise hükmünü yürütüyor. 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…