ürk edebî dilinin en aziz ve
mübarek iki kelimesini misal olarak alalım: Hürriyet ve medeniyet.
Bu iki kelime Türk dilinde çok sağlam ve gürbüz yaşayan kelimelerdir. Bunlar,
bütün dünya Türklerinin edebî dilinde, komünistlerin baskısına rağmen,
yaşamaktadır.
Bizim “dilci”lerimiz “hürriyet”
ve “medeniyet” yerine “özgürlük” ve “uygarlık” kelimelerini teklif ederek “Türkçe sözlük”e sokmuşlardır. “Özgürlük”
kelimesi teşkil bakımından kaideye uygun olmakla beraber mana bakımından
hürriyetin değil “istibdât”
kelimesinin karşılığı olabilir. “Uygarlık”
ise etimolojisi meçhul bir kelimedir. Gerek eski metinlerde, gerek Türk
lehçelerinin hiçbirinde böyle bir kelime yoktur. Bu kelimeyi uyduranların
verdikleri izaha göre Türk boylarının en medenisi Uygurlar olduğundan “medeniyet” kelimesine karşılık olarak
o ulusun adını almışlarmış. “Uygur”
kelimesi neden “Uygar” oluyor?
Türkçenin fonetik kuralına göre dar yuvarlak vokalin (u) kaide icabı
düzleşirse, “a” değil “i” olması icabederdi.
“Medeniyet” kelimesi gibi çok önemli bir kelimenin yerine “öztürkçeleştirelim” diye etimolojisi
karanlık, anlamca “medeniyet” ile
ilgisi olmayan bir kelimeyi ortaya atmak doğru hareket olmasa gerektir.
Kelimeler asırlar boyu yaşarlar,
sonra birçok varisler bırakıp tabii ecelleriyle ölürler, zorla öldürülmezler.
Dil Kurumumuz yaşayan, sağlam
kelimeleri zorla öldürmek için uğraşıyor.