Dilimize sokulan (-al) ve (-sal) Ekleri Meselesi

Prof. Dr. Abdülkadir İnan 22.11.2011 4217

B
urada -al, -sal ve -ik ekleri meselesini de bahis konusu etmek istiyorum, -al ekinin "öztürkçe" olduğunu iddia ederek isbata yeltenenler de oldu. Bu -al eki, güya, güzel vb. gibi kelimelerdeki -l eki imiş... Biz Türk milleti İslâm medeniyeti dairesine girdiğimiz zaman Arapların "ye"sini almıştık, şimdi de Batı kültürü ile temasta bulunduğumuzdan Fransızların  -al'ını alıyoruz demek daha namusluca hareket olurdu.

Fransızcadan alman -al ekinin yanında bir de -sal eki uyduruldu. Bu da kumsal, baysal gibi kelimelerdeki -sal eki imiş. Bu ekin nisbet eki olduğu belli değildir. Bu kelimelerde ek olsalar bile çoktan ölmüş veya Fransızca -al'a benzetilerek sonradan tüketilmiş eklerdendir. Bu son -sal hecesi Türk lehçelerinde ancak dört-beş kelimede görülmektedir.

Okul kitaplarına kadar sokulan bu -al ve -sal eklerinin ne gibi kelimeye ekleneceği bir kaideye bağlanmış değildir. Bir kelimeden nisbet sıfatı teşkil etmek için -al mı gelecek -sal mı gelecek belli değildir; yazanın ve söyliyenin keyfine bağlıdır. Niçin tarımsal da tarımal değil, niçin duysal da duyal değil, niçin doğal da doğsal değil, niçin nesnel de nesnesal değil, niçin nicel de nicesel değil, niçin küresel de kürel değil?

Kelimenin son sesine (Auslaut) göre ya da hece sayısına göre bir kaideye bağlamak lüzumunu düşünen bulunmasa gerek. Her yazar istediği gibi -al veya -sal ile kelime teşkil edebilir. İsterse tinsel der, ya da, yanal'da olduğu gibi, tinel der; kimse yanlış demez. Bu -sal ekinin doğrudan doğruya fiil köküne de eklendiğini görüyoruz. "Türkçe Sözlük"ün dördüncü baskısının 221. sahifesinde uydurma "duysal" kelimesi şöyle izah edilmiştir: "Duysal: Dokunmakla edilen (duyum)." Son günlerde gazetelerden birinde "düşünsel" kelimesine rastladım. Bu da "duysal" a analoji olarak uydurulmuş olsa gerek.

Bizim yeni kelimelerimiz arasında en çok, dikkati çekeni kutsal kelimesidir. Bu kelime bütün Türk boylarında müşterek olan ve VIII. asırdan beri mânasında değişiklik olmayan kut kelimesinden uydurma "ek" olan -sal ile teşkil edilmiş ve mukaddes, kudsî kelimesi karşılığı olarak kabul edilmiştir. Aşağı yukarı otuz yıldan beri bütün yazarlar ve hatipler bu kelimeyi kullanıyorlar. 

Kutsal kelimesinin böyle başarı kazanmasının sebebi bağımsız kelimesinde olduğu gibi aldatıcı analojidir. Şöyle ki: Mukaddes kelimesinin kökü olan "kuds" kelimesine  -al eki eklenince "kud-sal" olur ki, d/t tebadülü Türkçede normal olduğuna göre, "kutsal" şeklinde bir neologizm elde edilmiş oluyor.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…