Dilimiz ve TRT

Prf. Dr. Orhan F. Köprülü 27.10.2010 2820

G
üzel Türkçemiz adına sizlerden bâzı isteklerde bulunur, bâzı hususları serinkanlılıkla bir defa daha gözden geçirmenizi talep edersek öyle sanıyoruz ki bu teklifimiz sizlerce de makul karşılanacaktır. Uzun yıllardır Türkçe bilgileri yeterli olmayan hocalardan dilbilgisi öğrenmek zorunda kalan nesiller, kendilerinin hiçbir günah ve kabahatleri olmadığı halde, ne güzel bir cümle kurabilmekte ne de ahenkli dilimizi gerektiği gibi telaffuz edebilmektedir.

Her lisanda değişik fikirler birbirine çok yakın ama yine de birbirinden nüanslarla (nüans farklarıyla değil) ayrılan birtakım kelimeler sayesinde ifade, kudret ve kabiliyetini en iyi şekilde belirtebilmek imkânına sahiptirler. Bu yakın zamanlara kadar bizde de böyle idi. Ama itiraf etmek gerekir ki Türkçemiz son senelerde zenginliğinden çok şey kaybetmiştir. İlerleyeceğine gitgide bir kabile lisanı havasına bürünmeye başlamıştır.

Bu iddiamızı aşağıdaki birkaç misalle anlatmaya çalışacağız. Bugün en basit bir hatadan en şenî bir fiile kadar her şey sadece “kınamak” kelimesiyle ifade edilmeye çalışılmaktadır. Halbuki daha dün denilebilecek yakın bir zamana kadar, bir kimse yakışık almaz bir harekette bulundu mu bunu anlatmak için, (daha öncekilerin ta'yip, diye ifade ettikleri) “ayıplamak” kelimesi kullandırdı. Bir çocuğun, büyüklerine karşı gösterdiği en küçük bir saygısızlık “kınanmaz”, “ayıplanırdı”. Herhangi bir kimse veya bir teşekkül daha ağır bir hata işledi mi bunu anlatabilmek için de, daha eskilerin takbih dedikleri “kabahatli kılmak” kelimesi akla gelirdi.

 Tabiatıyle bu kelime ayıplamanın ötesindeki hatalar için bahis konusu idi. Vaktiyle bir cinayet veya devlete karşı bir suç işlendi mi bunu anlatabilecek kelime sâdece “ tel’in etmek” idi. Daha sonraları ise bunu “ lanetlemek” şeklinde de kullanır olmuştuk. Şimdi ise işlenen en feci ve şeri cinayetler için bile “kınamaktan” başka bir kelime hatıra gelmemekte, bu da ister istemez, ifâdeye âdeta suçu küçültür bir hava vermektedir.

Dili sadeleştireceğiz diye lisanımızdaki her türlü nüansı ortadan kaldırmak, Türkçeyi ancak ve ancak bir kabile dili derekesine indirmekten başka birşeye yaramaz. Buna karşılık TRT ilgililerinin, haber bültenlerini daha dikkatli bir şekilde hazırlayarak nüansları gözönünde tutmaları hem dilimize büyük bir hizmet olur, hem de dinleyicilerin haber bültenlerine karşı alâkalarını
sağlar.  


 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…