Dilde Tasfiye ile "Öztürkçe" Değil "İngilizce" Yerleşmektedir

Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu 07.02.2017 4423
S
ırf Arapça diye bazı kelimeler atılırken yerine getirilen kelimenin Öz Türkçe olmadığının bile farkına varılamayacak derecede Arapça kelime düşmanlığı içine girilmektedir. Sırf Arapça menşeli bir kelime olan "iktisat" kelimesi tasfiye edilirken yerine getirilen "ekonomi" kelimesinin İngilizce bir kelime olmasından rahatsız olunmamaktadır. Halbuki Arapça ve İngilizce, Türkçeye aynı mesafede yabancı dil değildir. İngilizce, Hristiyan kültüründen beslenirken,  Arapça ise Türklerin de mensup olduğu İslam kültüründen beslenen bir dildir. 

Gerçek asimilasyon aynı ortak İslam kültürüne mensup olunan dili kullanmakla değil, tam tersi Hristiyan kültüründen beslenen dilleri kullanmakla gerçekleşir. Bu haliyle, milli duygularla beslenen Arapça ve Farsça kelimelerin tasfiyesi hareketi, Türkiye'deki ve Türkiye dışındaki Türklerin karşısına, oryantalist asimilasyon sonucunu çıkarmaktadır. 

Arapça ve Farsça kelimeler tasfiye edilip tamamıyla öz Türkçe kelimelere dönülmüş olsaydı bu, belki bir derece anlaşılabilecek ve belki de kabul edilebilecek bir durumken Arapça ve Farsça kelimelerin tasfiye edilerek yerlerine İngilizce, Almanca, Fransızca, Latince kökenli kelimelerin getirilmesi, Arapça-Farsça karışımlı Osmanlıcadan beslenen Türkçenin tamamıyla kaybolması sonucunu doğuracaktır. 

Yukarıdaki kelimelere benzer bir şekilde Arapça "askeri" kelimesi atılarak yerine getirilen "militer" kelimesi Türkçe bir kelime midir? Ya da yarısı Farsça olan "hoşgörü" kelimesi atılarak yerine getirilen "tolerans" kelimesi mi Türkçedir? Veya Arapça diyerek atılan "mutabakat" kelimesi yerine getirilen "konsensüs" kelimesi mi Türkçedir? 

Yine, Arapça diye tasfiye edilen "ahlak" kelimesi yerine getirilen "etik" kelimesi mi Türkçedir yoksa? Halbuki bu şekilde tasfiyelerle, tamamen sloganik kaygılarla Araplaşmayalım, Farslaşmayalım diyerek Arapça ve Farsça kelimelerin atılması yoluyla yavaş yavaş, farkında olunmadan Türkçe, hızla İngilizceleşmektedir. 

Türkçenin karşı karşıya kaldığı İngilizceleşme tehlikesini anlamak hiç de zor olmayacaktır. İngilizce böylece, dünya üzerindeki birçok dili olduğu gibi Türkçeyi de eritmektedir. İngilizcenin sinsi sinsi Türkçeyi erittiğini anlamak da son derece kolaydır. 1940 hatta 1970'lerde Türkçe yazılmış bir kitaba bakılıp bugün, bu kitaplardaki "ekonomi, militer, program, profesyonel, antrenman, konsensüs, etik, spiker, polis, akademi, sempozyum" gibi İngilizceleşmiş kelimelerin neredeyse Türkçenin % 30'u boyutlarına ulaştığını, pekâlâ, dil uzmanı olmayı gerektirmeyecek derecede, çıplak gözle görebilmek mümkündür. 

Bu hususta yapılacak son derece basit  bir araştırmayla, 1940 ya da 1970'lerde yazılan bir kitabın, kaçta kaçının İngilizceleşip anlaşılamayacak seviyelere geldiğini, ya da 2014 şartlarında yazılan kitaplardaki kelimelerin, yüzde kaç orandaki kelimelerin İngilizceleştiğini görmek, yine, dil uzmanı olmayı gerektirmeyecek derecede, ne yazık ki kolay anlaşılacak bir durumdur.
 
Bu şekilde modernist ifadelerle sadece Türkiye'de değil, İngilizcenin bütün dilleri ifsat etmesi, bütün dünyada devam etmektedir. Böylece Türkçe , yavaş yavaş İngilizceleşmektedir. Türkçenin İngilizceleşme seviyesi de bugün yaklaşık olarak % 30 dolaylarına gelmiştir. 

Türkçedeki İngilizceleşme seviyesini anlamak için "sokaklardaki iş yeri tabelalarına bakmak" bir yana, her kişinin konuşurken kullandığı cümlelere dikkat ederek bu cümleler içindeki "ekonomi, militer, program, profesyonel, antrenman, konsensüs, etik, spiker, polis, akademi, sempozyum" gibi yabancı kelimeleri akıl ucuyla sayması yeterli olacaktır. 

Bir başka tehlike daha burada devreye girmektedir. Türk ve İslâm kültürü, Türkçenin İngilizceleşmesi yoluyla aşındırılmaktadır. Bu cümle kullanılırken elbette faşist-ırkçı bir kaygıyla hareket edilmemektedir. Türkçe ile İslâm kültürünü bağdaştırmak, sadece Türkçenin sahip olduğu fonksiyon sebebiyledir. 

Halifenin yönettiği bir devletin ve bu devletteki Müslümanların en azından resmi dili, 24 milyon kilometre kareye yayılmış ve böylece 3 kıtada konuşulma özelliği kazanmış olmakla Türkçe, Kuran-ı Kerim lisanı olan Arapçadan sonra, Müslümanların ikinci büyük konuşma dilidir. Bu hâliyle de Türkçedeki aşınma, bu dili kullanan dünya Müslümanlarının ortak anlaştıkları ikinci lisanı da tasviye sebebiyle dünya Müslümanlarının Türkçe üzerinden konuşarak anlaştıkları kültürü de tasviye edecek, eritecektir. 


İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…