Dilde Kepazelik

Gürbüz Azak 29.12.2016 3440
E
vet efendim, bir kepazeliktir gidiyor. Türkçemiz çeyrek akıllı, istikâmetsiz aydınlarca her gün gazetelerde, televizyonlarda katledilmekte. Gören yok; fark eden, üzülüp kahrolan da çıkmıyor. Anlı şanlı yazar ve spikerler, siyâset erbâbı, sözüm ona üniversite hocaları bir dili çirkinleştirme yarışında sanki. 

Çoğu kere, okuduğum gazeteyi elimden atıyor, öfkeyle ekranı kapatıyorum.  Bunca cahili okuyup dinlemek zoruma gidiyor. Şu güdük akıllıların bitip tükenmez tecavüzlerine tahammül edemiyorum. 

Buyurun, haber saatindeyiz, dinliyoruz:

"İki tane polis, üç tane hakim görevden uzaklaştırıldı." 

"Üç hastane dolaşıldı." 

"Dört tane futbolcu sakatlandı." 

"Beş tane oğlu, on yedi tane torunu var.”

Var da, bunca ahmaklık niye? İnsan ve kurumlar için tane kelime si kullanılmaz. Polisler, hakimler, futbolcular fındık veya ceviz, üzüm tanesi hiç değildir. "İki polis, üç hakim... Dört futbolcu... Beş oğlu, on yedi torunu" demek varken ey andavallı, o tane de nereden çıkıyor, sebep ne? Sebep öğrenmemişlik, eksiklik, güdüklük, saygısızlık. 

"Oldukça güzel... Oldukça büyük... Oldukça sevimli..." yerine "pek güzel... Epeyce büyük... Gerçekten sevimli" deyiversen dilin mi kopar? Kullanılan o "oldukça"lar aslında, güzelliği büyüklüğü, sevimliliği çağrıştırmıyor, "yani, biraz, aşağı yukarı" anlamına geliyor. Söyleyişe küçümseme edâsı ekliyor. "Oldukça güzel" hükmü, güzele yakın demektir. "Oldukça bilgili", eh biraz öğrenmiş manâsına gelir. 

Hadi, azıcık daha tahammül! Bir de şu ifadelere bakınız: "Havalar giderek soğuyor diyebiliriz... Bu mevsimde meyveler pahalı diyebiliriz... Özgür Suriye Ordusu tanklarımız eşliğinde Cerablus'a girdi diyebiliriz... Orman yangını sönmek üzere diyebiliriz... Av yasağı kalktı, balıklar ucuzladı diyebiliriz..." 

Hay demez olaydınız! 

Buradaki "Diyebiliriz" kelimeleri fazladır. İyi de, niye böyle söylenir, yazılır?.. Bu suali Türk Dil Kurumu'na, yani sittin senedir hiçbir işe yaramayan o efendiler kulübüne soracaksınız... Tam da bu ânda kocaman bir çünkiiii demem gerekiyor, diyorum: 

Çünkiiii... 

TDK, bugüne kadar tek bir yazara, spikere, televizyona, gazeteye, dergiye, yayınevine, milletvekiline, hatibe, tartışmacıya, öğretmene, reklâmcıya, senariste, diyalog yazarına, afişçiye tiyatrocuya, dublajcıya, insanlardan "tane" diye söz edilmez. "Havalar soğudu diyebiliriz" gibi herzeler yumurtlamayın ikazında bulunmaz??  TDK seksen yıldır "hâlâ" kelimesinin yazılışını öğretememiş, kendisi de bir türlü öğrenememiştir. Hatırlatayım: İlk “a” uzatılır, ikinci “a” inceltilir. 

Dahası, TDK "Hayat" yerine bir "Yaşam" uydurmuş, millet hanımını "Hayatıım!" yerine "Yaşamıım!" diye çağırmaya zorlanmıştır. Rezilliğe dikkat! 

Birileri, "Yabancı kelimeler dilimize giriyoor!" diye celâllenirken TDK bu tür efelenmelere arka çıkmakta. Aferin!.. Yâhu, İngilizcede yüz bini aşkın yabancı kelime vardır. Gocunmazlar,hattâ övünürler. Hangi çağda yaşıyoruz? Doktor, profesör, dekan, asistan, televizyon, telefon, radyo, elektrik, taksi, lise, fakülte, internet, fren, balata, kamyon, asfalt, rota, gazete, kapuska, vapur, general, apartman, minibüs, ekran, plâj, villa, banka, kredi ve yığınla vesâire... Bunların Türkçesi yoktur, Türkçesi üretilemez, uydurulamaz. 

Bütçe de öyle; tank, tüfek, bomba da öyle. Bazı kelimeler dünya dillerine aynen girer. Artık o kelime herkesindir, ortaktır. Arapçanın, İngilizcenin 600 binlik kelime sermayesi var, ha bire ortak kelimelerle zenginleşiyor, sanatta, felsefede, şiirde, tefekkürde derinlik kazanıyor ve öncü oluyorlar. Bizler ise hepi topu 40 bin kelime içinde fakir, cılız, ufuksuz, tıkız, debelenip duruyoruz. Dilimizi serbest bırakın. Ama ille de meraklı iseniz (sayın TDK), yazıp söylerken yapılan yanlışları düzeltiniz. 

Eee, biraz da doğrulun ve yorulun canım! 

Unutmadan: Önce spor yazarlarına kaş çatıp "Hakem, faûl, antrenman" demeyi öğretin. "Haakem, faal, antaraman" deyip duruyorlar, bir. İkincisi: İnsanımız çoğunlukla harp ile muharebeden habersiz. Her iki kelimeye de savaş deyip çekiyor. Oysa her harbin (yani savaşın) içinde çok sayıda muharebe vardır. Sakarya, Dumlupınar ve İnönü'de yapılanlar murarebedir, savaş değildir.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…