Dilde İki Aşırı Uç ve Orta Yol

Prof. Dr. Mehmet Kaplan 13.11.2010 2956

T
ürkçe'nin kendine has kuralları vardır. Bunlar bilinen çağlardan beri hiç değişmemiştir. Bugün de Türkçe'yi kullananlar o kurallara uyarlar. Kurala aykırı bir durum oldu mu, herkes bunun farkına varır ve rahatsız olur. Türkçe kurallara hakim olamayan bir yabancıyı herkes farkeder ve onu düzeltmeye kalkar. "Ben bilmez Türkçe konuşma” cümlesi Türkçe değildir. Bunun Türkçesi; " Ben Türkçe konuşmayı bilmiyorum”’ dur. 

Ben öztürkçe akımına kültür açısından bakıyorum. Henüz Türk düşüncesine girmemiş veya yerleşmemiş Batılı kavramlar için Türkçe köklerden yeni kelimeler türetilmesine karşı çıkmıyorum.Bilâkis bunu faydalı, hattâ zaruri buluyorum! Fakat bunların da kesinlikle Türkçe kurallara uygun olmasını istiyorum. Benim derdim Türkçeye girmiş, yerleşmiş, asırlardan beri Türk halkı ve Türk yazarları tarafından kullanılmış, artık bizim malımız olmuş kelimelerin Türkçeden çıkarılmak isten ilmesidir.

Meselâ Akıl,Millet, Hürriyet, Vatan, Ahlak, Edebiyat, Cemiyet, Rağmen, Münasebet, Alaka, kelimelerinin mânâsını bilmeyen bir Türk var mıdır? “ öztürkçeciler” Türk kültür diline girmiş böyle binlerce kelimeyi Türkçeden çıkarmaya çalışıyorlar. Ben bunu ilme, milli kültüre aykırı ve zararlı buluyorum. Türk yazı ve konuşma dili, Türk tarih ve kültürden ayrı düşünülemez. Onu düzeltmeye kalkmak, tarihi yeniden yazmaya benzer.

Fuzûli, Baki, Şeyh Galip, Namık Kemal, Abdülhak Hâmid gibi sadeleşme akımından önce eserler vermiş yazarların eserlerini tam ve aslına uygun olarak "öztürkçeye” çeviremeyiz. Onları red de edemeyiz. Bu da ilim ve kültüre aykın olur. Her nesil onların aralarından geçmeli, onları tanımalıdır. Bu da onların dilini öğrenmekle olur. Yahya Kemal arkaik kelimeleri kullanmak suretiyle güzel şiirler yazmıştır. isteyen eserlerinde onları da kullanabilir.

Dil konusunda alman tavırlan başlıca üç gruba ayırabiliriz:


a) Aşırı  "öztürkçeciler”
b) Muhafazakarlar
c) Mutediler

"Aşırı öztürkçeciler" yazı, hatta konuşmalarında hiçbir yabancı kelime kullanmak istemiyorlar. Böyle davrananların sayısı kaçtır bilmiyorum ama, yüzü geçmez sanırım.

Bazı şahıslar da var ki yazı ve konuşmalarında hiçbir yeni kelime kullanmamaya çalışıyorlar. Kendilerini bu âfetten korumak için, artık kullanılmayan eski kelimeleri tercih ediyorlar.

Meselâ kıymetli bir adam öldüğü zaman, “ öldü, vefat etti “ demiyorlar da " elim bir kazaya" diyorlar. Bireylerin sayısı " öztürkçecilerden” daha azdır.

Arada benim gibi yerli, yabana, eski yeni, sağ, sol ayırmaksızın işine yarayan her kelimeyi kullananlar vardır.  Böyleleri "mutediler” (ılımlılar) dır. Bugünkü Türk yazarlarından çoğu bu gruba girer. Onlar dillerini hayatın akışına göre ayarlarlar. Bence doğru olan da budur. “ dil ile hayat arasında sıkı bir bağ vardır.” Bu bağı koparmamak lâzımdır. Hayat bazı kelimeleri öldürür. Kötü adamların yaşaması gibi, bazı beğenilmeyen kelimelere de yaşama şansı verir. Bu sevimsiz kelimeleri en kültürlü insanların ağızlarında görün, şaşarsınız.

Her sahada olduğu gibi dil ve edebiyat sahasında da zıt kutuplar ve ortalar daima vardır ve var olacaktır. Yaşayan dili ve edebiyatı onların arasındaki münasebet tayin edecektir. Bunu tabii bulmak lâzımdır.

 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…