Dil ve Tarih

Prof. Dr. Mehmet Kaplan 13.10.2010 3275

Ü
nlü dil âlimi Ferdinand de Saussure'e göre dil iki bakımdan incelenebilir:
a) Tarihin akışı içinde,
b) Halihazır durumu bakımından.

Bu iki bakış tarzı aynı anda birleştirilemez. Zira birincisinde dil zaman içinde değişen ve gelişen bir vakıalar dizisi olarak, ikincisinde ise bütün unsurları birbirine bağlı bir sistem olarak ele alınır.

Son zamanlarda ikinci bakış tarzı ön plana geçmiş bulunuyor. Bizde umumi olarak tarihle başlan pek hoş olmayan "Öz-Türkçeci dil bilgileri” de ikinci bakış tarzını tercih ediyorlar. “uydurmacılığa” kaymalarının başlıca sebeplerinden biri de budur.

Zira biliyorlar ki çağdaşlaşmak zorunda olan Türkiye'nin ilim ve teknik sahasında pek çok yeni kelimeye ihtiyacı vardır. Halihazır şartlar, onlara bir dereceye kadar hak verdiriyor. “terimler”olmadan ilim yapılamayacağına ve eski Türkçede çağdaş ilim terimlerini karşılayacak ıstılahlar bulunmadığına göre ne yapacağız? Ya Avrupalıların icat ettikleri binlerce kelimeyi olduğu gibi kabul edeceğiz veya onlara dili zorlama pahasına da olsa Türkçe karşılıklar bulacağız.

Türk kültürünün her sahasında tarih ile halihazır çatışma halinde olduğu için, dil sahasında da aynı çatışmanın görülmesini yadırgamıyoruz. Fakat herkes biliyorki işin içine ilimden çok siyaset karışıyor. Türkçenin aktüel ihti yaçları elbette mühimdir. Fakat bu hiç bir zaman dilin tarihle olan bağlarını unutmayı ve Türkçenin temel yapısını zorlamayı icap ettirmez. Saussure birinci bakış tarzım yasak etmiyor ki.

Her sahada olduğu gibi dil sahasında da “tarihin akışı” rolünü inkâr edemeyiz. Bugünkü Türkçe binlerce yıllık Türk tarihinin mahsulüdür. Orda her kelime asırların ötesinden gelir ve beraberinde bize tarihin oluşturduğu duygu ve düşünceleri getirir, Günlük ihtiyaçlara cevap verirken, bugünkü dilde yaşayan eski (tarihi) kelimeleri yok etmek ilme aykırı bir davranış olduğu kadar bir nevi barbarlık haline geliyor.

Büyük şâir Yahya Kemal, sevdiği güzel kadını anlatırken, onu coğrafya ve tarih Üe birleştirerek şöyle der:

Irkın senin iklimine benzer yaratırken
Kaç fethe koşan ufuklarla yarışmış
Tarihin aksettirebilsin diye çehren
Kaç fatihin altın kanı, mermerle karışmış.


Dil, insanın ta kendisi olduğu için bu mısraları dile de uygulayabiliriz. Türk dili Türk ırkı gibi, Asya'dan kopup gelmiş, Ortadoğu, Anadolu ve Balkanların tarihî ve coğrafî şartlan içinde değişip gelişerek bugünkü zengin ve güzel şahsiyetini almıştır.

İlmi fikirleri, ilim dışı politik maksatlara alet ederek milli varlığımız aynası olan dilimizin çehresini bozmaya kalkmayalım. Aranılırsa tarih ile halihazır arasında denge kurulabilir veya uyum sağlayabilir. Türkiye'de " Devrimcilik" her sahada olduğu gibi dil sahasında da korkunç bir yıkıcılık şekline girmiştir. Bu milletin aziz değerleri ile kasıtlı olarak çok fazla oynanmış, güya düzeltmek maksadı ile pek çok şey bozulmuştur. Dil üzerinde oynanan oyunlar bunun en açık delilidir.

 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…