Dil ve Kültür

Prof. Dr. Beynun Akyavaş 05.09.2012 3147

K
itaba düşkün olanlar arasında bile ansiklopediye, lügate bakmaya üşenenler pek çoktur. Ben ansiklopedi okumaktan, lügat karıştırmaktan zevk alırım. Bilmediklerimi öğrenirken o mevzudan bu mevzua, o kelimeden bu kelimeye dolaşıp durmak, seyahat etmek hoşuma gider. 

Kaşgarlı Mahmud'un Araplara Türkçe öğretmek için yazdığı ve bir dil hazinesi olan Divanü Lûgat-it-Türk'den Hüseyin Kâzîm Kadri'nin dört ciltlik Türk Lügati'ne kadar sahiplerini rahmetle anmaya vesile olan sayısız eser var.

Tek başına bir akademi gibi çalışan, ilme ömrünü veren atalarımızın göz nurları tozun toprağın arasında sönerken, çoluk çocuk şöyle dursun, bugün artık efendibaba, haminne yaşına gelmişler bile kafalarını sade suya çorba veya kabak çekirdeği faslından kitaplarla dolduruyorlar. Kolay kolay, çabuk çabuk okunan, renkli hikâye ve romanlar elden ele geçiyor, atılıyor.

Bugünün aceleci, telâşlı, sıkıntılı insanı duyuvermeyi, görüvermeyi, öğrenivermeyi, ağır ağır okumaya, uzun uzun düşünmeye tercih ediyor. Aydın olduğu farzedilen bazı er kişilerle hatun kişiler ise gazetelerdeki resimleri seyretmekten, şıpın işi haberleri okumaktan değilse de, makalelerden sıkıldıklarını, hele fazla ciddî bir üslûpla yazılmış yazıları hiç okumadıklarını söylüyorlar. O halde mekteplerde bir yanlışlık, eğitimimizde bir isabetsizlik var. Çocuğa kitap seçme, okuma, araştırma alışkanlığı kazandırılmamış, iyiyi kötüden ayırmasına yarayacak bir zihin jimnastiği yaptırılmamış, doğruyu eğriden, faydalıyı zararlıdan, güzeli çirkinden üstün tutabilecek sağlam bir kafa verilmemişse gerisi boş lâftır.

Fransızca bilen ve Üniversite tahsili yapmakta olan bir delikanlı, dedemden duydum, en iyi lügat Şemsettin Sami'nin lûgatiymiş, onun için eski harfleri öğreneceğim, diyordu.

Eskilerin yerini dolduran, bugünün ihtiyaçlarını karşılayan, göz ve gönül doyurucu bir Türk dili lügati nerede bulunur?

Türk dilini kök, ses, şekil ve manâ bakımlarından inceleyen, her kelimenin hayat hikâyesini anlatan dört başı mamur bir eser mevcut değil.

Dilimizdeki filanca kelime ne zaman doğmuş, kökü nedir, sesi, şekli, manâsı, kullanılışı nasıl bir yol takibetmiş sualinin cevabını nerede bulacağız?

Her millet dilinin geçmişini de, hâlini de, hattâ geleceğini de biliyor. Dilin mantığı, nizamı, kanunları, kaideleri tesbit edilmiş, başından sonuna, tepeden tırnağa incelenmiş. Yığınla gramer kitabı bir tarafa, muska büyüklüğündeki ufacık lügatlerden bir kütüphaneyi dolduracak büyüklük ve sayıdaki ansiklopedik lügatlere, eski dil lügatlerinden büyük bir yazara, büyük bir esere mahsus lügatlere kadar ne isterseniz bulursunuz.

Dil canlı olduğuna göre lügat de canlıdır. O halde, daima elden geçmesi, dille beraber gelişip zenginleşmesi icab eder. Nitekim diline saygılı, diline düşkün eloğlunun yaptığı da budur.

Bir milletin kendine has duygusu, düşüncesi, sanatı ve medeniyeti o milletin kültürü ise, kültürünü muhafaza eden, yayan, o kültürü bir nesilden ötekine aktaran da dilidir.

O halde dilin mahvı kültürün mahvı, kültürün mahvı milletin mahvıdır. Dilini, kültürünü unutmuş, kaybetmiş bir milletin yaşadığı görülmemiştir. Bir milletin ömrü dilinin ve kültürünün ömrüne bağlı olduğuna göre, hepimizin millî bir şuur ve heyecanla Türkçeye ve Türk kültürüne sahip çıkmamız gerekir.

Dil buhranı, kültür buhranı derken ne sarsıntılar geçirdiğimiz meydanda. Şarktan garba kurulan salıncakta tıngır mıngır sallanırken üstümüze çöken rehavetle pek de hayra yorulamayacak korkulu rüyalar görmeye başladık.

Dünyaya Türk olarak gelmiş bir çocuk Türk'e has bir terbiye ve yine Türk'e has bir kültürle yetiştirilmezse ortaya onun bunun taklitçisi, kendinden başka herkes olan, ruhen rahatsız bir takım zavallıların çıkacağı ve birbirini sevmeyen, saymayan, birbirine millî bağlarla bağlanmamış bu yabancıların günün birinde birbirlerine düşman gözüyle bakacakları tabiîdir.

Böyle bir yabancılık, düşmanlığa kadar varan bir ayrılık milletimizi bölünmeye, parçalanmaya götürür. Seng-i musallaya konulmasına ramak kalan Türk dilinin ve Türk kültürünün karşısında saf saf durup el bağlamadan önce kadrini bilmemiz yeni bir hayat iksiri olacaktır.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…