Dil ve Düşünce

Prof.Dr. Ayhan Songar 12.06.2012 2559

D
 il, düşüncenin hem “sebebi”  ve hem de “neticesi”  dir. Bir taraftan düşünceye bağlı olarak meydana gelirken, diğer taraftan da “bizzat düşünceyi hasıl eder”… Demek oluyor ki, düşünce ancak dil ile mümkündür ve bir dil ne kadar zengin ne kadar çok kelime olursa o dili konuşanların düşünce kabiliyeti de o derecede artar.

Bir dilin içindeki kelimelerin yapısı, kuruluşu, gelişmesi ve olgunlaşması da tesadüflerle olmamaktadır. Milletlerin, dilleri, birtakım “yazar” ların uydurmalarına göre değil o topluluğun yerleştiği bölgeye, ihtiyaçlarına ve tarihi gelişmelerine göre istikâmet almaktadır. Türkler Orta Asya’dan dünyaya yayılmış, ülkeler fethetmiş, imparatorluklar kurmuşlardır bu hareketli ve akıncı tarih, onlara, çok zengin “fiil” lerle dolu bir dil kazandırmıştır.

Türkçenin her cümlesi, bu yüzden hareket ifade eder. Ayrıca fiillerimizin, başka hiçbir dilde eşine rastlanamayan bollukta ve kıvraklıkta çekim şekilleri vardır. Meselâ, İngilizcede “gelecek zaman eki” yokken ve “gelecek”, “arzu etmek” mânâsına gelen “will” ile ifade edilirken Türkçemizdeki “gidiverecekmişim” sözünün hiçbir dilde tercümesi ve böyle tek fiille âdeta bir cümle anlatılması mümkün değildir.

Buna karşılık Türkçe, mücerret kavramlar bakımından oldukça fakir bir dildir. Milletimiz yerleşik hayata geçtikten sonra, bu eksikliği de komşularından aldığı yeni kelimelerle gidermişler.

Alınan kelimeler Türkçenin potasından eritilmiş, Türkçe içinde bir çok örnekte olduğu gibi yeniden mânalandırılmış ve dilimizin gramerine uydurulmuştur. Bu kelime fetihleri yanında dilimizin ses bakımından da değiştiğini, çeşitli iklimlerden çeşitli âhenklerle musıki zenginliği kazandığını görürüz. Artık uzun konuşmaya vakti olmayan, hareketli Türklerin kısa ve sert heceleri, yerini, bazen uzun hecelere, derin mânâlara bırakmakta, Anadolunun göbeğinden fışkıran bir Yunus Emre,

Ben Yûnus-u bîçâreyim
Dost ilinden âvâreyim
Baştan ayağa yâreyim
Gel gör beni aşk neyledi.

Diyebilmektedir. Sonra, kalkıyoruz, beceriksiz, bir operasyonla dilimizden uzun heceyi atıyor, birkaç kelimede birkaç mânâyı birden silen yanlış kelimeler uyduruyoruz. Asırların biriktirdiği, bu hazineyi toz toprak gibi süpürmeye kalkıyoruz. Bir de: son zamanlarda neden “fikir adamı”, neden “sanatkâr” yetişmiyor diye hayıflanıyoruz. “Kem alet ile Kemalat”olur mu hiç?

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…