Dil Buhranı

Ali Ulvi Kurucu 14.07.2009 3097

K
ahire'deki El-Ezher Üniversitesinde talebe olduğum günlerde II. Cihan Harbi'nin en şiddetli devresi olan 1943 yılında Şeyhülislâm Efendi'yi Mısır el-Cedîde'deki devlethanelerinde ziyaret etmiştim. Vakit, akşamla yatsı arası idi. Kütüphanelerine girdiğimde kendilerini, Türkiye Radyosu'ndan haber bültenini dinliyor buldum.

    Haber bülteninin spikeri Nureddin Artan idi. Şeyhülislâm Efendi, haberleri dinlerken arada bir "Sübhânallah" diye başını sallıyor ve önünde bulunan masanın üzerindeki bir kâğıda bazı şeyler yazıyorlardı. Haber bülteni bittikten sonra kendilerine; "Efendi Hazretleri! Bütün cephelerde çok şiddetli çarpışmalar oluyor. Nazar-ı dikkatinizi çeken hangileri oluyor?" suâlime gönlümde bunca sene derin izler bırakan şöyle bir cevap verdiler:

    Savaştan Beter


    "Ah evlâdım! Milletimizin derdi, bana Cihan Harbi'ni unutturdu. Şu kâğıda kaydettiğim kelimeler, cephelerdeki savaşlara ait hatıralar değil, milletimizin ruhunda açılan dil yarasıdır... Nedir bu Türk milletinin başına gelenler Yâ Rabbi!.. Ne çileli milletmiş bu millet! Dün ma'rûz kaldığı ‘din faciası’ idi, bugün de ruhunda kanayan ‘dil yarası'dır.’

    Birkaç gündür spikerin okuduğu haberlerde kullanılan kelimelerden bazılarını bu kâğıda kaydettim. 85 yaşına kadar bu işlerin bizzat içinde bulunduğum halde bu kelimelerin, hangi lisan kaidesine dayanarak ifade sahnesine çıktıklarına, bir türlü akıl erdiremiyorum. İştikak kaynaklarını bir türlü bulamıyorum.

    Meselâ şu kelimeleri ele alalım: Konu, araç, kıvanç, soyut, somut, sebep yerine neden hele; boğa vezninde doğa ne karşılığıdır, bilemiyorum... Ne çirkin ne kadar sâmiahıraş (kulağı tırmalayan) değil mi? Bir de ‘olağanüstü’ var ki, galiba fevkalâde mânâsına kullanıyorlar. Demek, fevkalâde güzel şey yerine, ‘olağanüstü güzel bir şey’ diyeceğiz öyle mi?.. Evet, bu bir kelime anarşisi değil, tam mânâsıyla hezeyan toptancılığıdır. Zâten lisânın dejenere edilmesi şöyle başlar:

    Bugün uydurulan kelimelerin birçoğu, halk ve bilhassa münevver zümre tarafından benimsenmez, yerlerine yenileri uydurulur. Onların da birçokları, kabul görmeyince yenileri uydurulur. Derken iş çığırından çıkar. Dejenerasyon denilen facialar faciası, güzelim Türkçenin mukadderatına hâkim olur.

    Bir milletin lisanı ile bu kadar pervasızca oynayanlar kimlerdir acaba?.. Bunlar kaç kişiler ve nereden gelmişlerdir?.. Bu suâllerin cevabını merak ediyorum. Bu devrin muhasebesini kimler yapacaktır diye, kendi kendime düşünüyor ve soruyorum...

    Demek bu milletin Küçük Hamdi Efendi'leri, Emrullah Efendi'leri, Ferid Kam'ları, Ahmed Naim'leri, Mehmed Akif'leri, Cenab Şehâbeddin'leri, Süleyman Nazif'leri, Tahiru'l Mevlevî'leri, Ahmed Hâşim'leri ve Yahya Kemâl'ler gibi âlim ve ediplerine rağmen, bu zevatın bir kısmı da hayatta iken, bu cinayetler bu çilekeş millete reva görülüyor da, asırlar boyu nadiren yetişen bu dehâlar ‘Dil Encümeni’ne alınmıyorlar...

    Dil Faciası Nereye Gidiyor


    İki gözüm evladım! Bu dil faciası, nereye gidiyor, biliyor musunuz? Nesebi belli olmayan şu uydurma kelimelerle, lisan o kadar bozulacaktır ki, artık onunla ne eser yazılabilir ne de tercüme yapılabilir. Yani; Türkçe Türk'ün dili olmaktan çıkar. Zira; dinî, ilmî, edebî, hukukî, felsefî ve fennî ıstılahlara bir anda karşılık bulmak, kabil değildir.

    Bundan dolayı, ecdadımızın asırlardan beri kullana geldiği o ıstılahların yerine, Latinceden veya diğer garb dillerinden kelime almak mecburiyetinde kalacaklar. Böylelikle de din ve can düşmanlarımız olan haçlı devletlerinin kültür istilasına uğramış olacağız.

En Amansız İstilâ

 

    İstilaların en amansızı da kültür istilasıdır. Kahraman ecdadımız, bu gibi zilletlere ma'ruz kalmamak için, asırlar boyu üç kıt'ada kan dökmüş ve can vermiştir. Evet, vatan topraklarına giren düşmanı, İstiklal Savaşı'nda olduğu gibi vatandan atar, denize dökebilirsiniz. Fakat, sizi kültür istilasına ma'ruz bırakan işgal kuvvetini, milletinizin ruhundan söküp atmak, uzun zamanlar alan büyük savaşlar ister. Evet, toprağın düşman istilasından kurtarılması kolaydır, fakat ruhların ve fikirlerin esaretten kurtarılması çok güçtür...

    Bir milleti; ruhunun ifadesi olan dilinden mahrum etmek, onu her şeyinden koparmak mânâsına gelir. Bu yüzden dün Müslüman Türk'ün dinine musallat olanlar, bugün de diline saldırmadalar... Yazık oluyor milletimize... Dünya tarihinde Türk'ün başına gelenler, acaba başka bir milletin başına gelmiş midir? Dikkat buyurun, zavallı milletimizin, değişmeyen neyi kalmıştır? İnsan, hangisine ağlayacağını bilemiyor. Asıl benim uykularımı kaçıran husus şurasıdır:

    Güzel Türkçemiz, Türk milletinin düşmanları tarafından tamamen dejenere edilince; bir kuvvetli ses çıkacak ve şu fikri ortaya atacak: “Efendiler! Bugünkü Türkçe, dil olmaktan çıkmıştır. Görüyorsunuz ki, bu dille hiçbir iş görülemiyor. Binâenaleyh, medenî milletlerden birinin dilini almak mecburiyetindeyiz. Hülâsa o gün, dünyada hâkim lisan hangisi ise... İngilizce, Rusça, Almanca, Fransızca vs...”

İlgili Makaleler

Türk Dili
Prof. Dr. Fuat Sezgin’den Lisan ve Alfabe Üzerine İki Mühim Tespit
D Zahid Demir - Siyaset Bilimci ünyanın en önemli bilim tarihçilerinden biri olan Prof. Dr. Fuat Sezgin’in lisan ve alfabe üzerinde çok önemli tespitleri bulunmaktadır. Mesela günümüzde Türklerin…
Prof. Dr. Fuat Sezgin’den Lisan ve Alfabe Üzerine İki Mühim Tespit
Türk Dili
"D" HARFİ DÜŞMANLIĞI
E debî, zengin lisanımızı uyduruk dile çevirenler, isimlerimizde de tahribat yaptı. Mesela, sonu “d” harfi ile biten isimler, “t” sesi ile yazılıp okunmaya başlandı. Böylece başta Peygamberimizin…
Türk Dili
LİSANIMIZDAKİ AHLÂKÎ - MANEVÎ DEĞERLER DE BOZULUYOR!
A na dilimiz Türkçe üzerinde sinsi oyunlar, tahribatlar hızla devam ediyor. Manevî ve ahlâkî değerlerimizi ifade eden kelimeler kasten değiştiriliyor, yerlerine aynı mânâya gelmeyen, anlaşılmayan…
Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…