Dam Üstünde Saksağan

Prof. Dr. Beynun Akyavaş 23.12.2021 1164

N
e bayramdı ne de seyran! Can sıkıntısından mıdır, lâf kıtlığında asma budamak istediklerinden midir nedir bilmem, geçenlerde bir sabah radyoda uydurukçaya meraklı bir “ozan”a sual tevcih buyuruldu: Dilde özleştirme ve arı dil üzerindeki düşünceleriniz nelerdir?

Şâir Nâbî:

Sühan-ı bihudeden hoş gelir âvazı horoz
Bâri mânâsın bilmezse de hengâmın bilür

demiş. Ne kadar da doğru söylemiş! Horozun ötüşü boş lakırdıdan elbette daha hoştur, çünkü mânâsını bilmezse de öteceği zamanı bilir. Horoz olmak başka şey horozlanmak başka bir şey! Hele vakitsiz ötmenin tehlikelerini, yerli yersiz, mânâlı mânâsız fikir beyan etmenin güçlüklerini hesaplamamak pek hoş olmasa gerek.

Ozanımız, arz edeyim efendimle başlayıp, Arapça: şiir, şair, dünya, sanat, dikkat, garip, latife, zaman, ciddi, hamal, eşkıya, hatta, fakat, adeta, kale, Farsça: dert, tembel, hoş, hasta, naçar, renk, İtalyanca: şaka, gazete, kurdele, levent, Fransızca: fonetik, roman, piyes, üniversite gibi arı diline hiç uygun düşmeyen bir sürü yabancı kelimeyi aşk ile, şevk ile kullandıktan, tabii bu arada cızırtılı, vızırtılı sözcükleri de düşüne taşına sıraladıktan sonra, “dilimiz kendi sesini bulmalıdır” hükmüne vardılar. Doğru söze can kurban! Yalnız, dilimiz kendi sesini bulmuştur deselerdi daha doğru olurdu.

Türk milletinin tarihi, uğultusuyla, gürültüsüyle, gazâsı, medeniyeti ve sanatıyla dilinde, kelimelerinde yaşamaktadır. Milletin müşterek malı olan bu dil belli bir sistem dahilinde doğmuş, belli bir zevk, belli bir ahenkle gelişmiştir. Her dil gibi Türkçe de harikulâdedir. Yalnız harikulâde değil, asırların ötesinden çağlaya çağlaya gelmiş muhteşem bir nehir!…

İmparatorluk Dili

İmparatorluk dili, büyük bir milletin dili olan Türkçe, her dil gibi, başka dillerden kelime almış, bunları kendi türküsü, kendi şarkısı gibi söylemiştir. Millî dehâ kelimelerini yoğururken, seslerini, melodisini, musikisini de seçmesini bilmiştir.

Ne edelim ki, şu kelimenin kökü Arapça, bu kelimenin kökü Farsça diye dikelen aklı evveller seslerin farkına varmayacak kadar sağır, kelime ve cümle mimarisini görmeyecek kadar kör!…

Sol tarafından kalkmış “özgür” beylerin, esir pazarında satışa çıkarmış gibi dilimizden, gönlümüzden atmaya kalktıkları bu güzelim kelimeler sesiyle, şekliyle, her şeyiyle bizim olmuş öz be öz Türkçe kelimelerdir. 

Kanıyla canıyla devletimize hizmet etmiş, devşirmelikten yetişme Türk büyüklerini de unutmalı mıyız? Vaktiyle bizim değildi diye şehirlerimizi elden değilse de dilden çıkarmamız mı gerekir? Diyelim ki devşirme kelimeleri tövbe edip ağzımıza almadık. Yerlerine ne teklif ediyorsunuz? Meşhur dil imalathanesinde uydurulmuş, kaynana zırıltısı veya düdük sesini veren eciş bücüş ham birtakım sözcükleri.

Tıpta mongolizm denen bir hastalık var. Dilimize zorla sokulan ve bu Moğol tipi hastalıktan mustarip geri zekalı kelimelerden bir kısmı resmen, bir kısmı vazifeden yaşıyor. Saylav, gençliğine doyamadan ölmüş; söylev, komada!… Moğol tay’ının üstüne kurulup oturursanız, Türkçe kurultay olur. Devlet Şûrası demeyin, Arapça’dır. Bununla beraber Türk Devleti ve Dokuzuncu Millî Eğitim Şûrası diyebilirsiniz!

Millî dedim de aklıma geldi. Malum olduğu üzere, dillerde kelime aileleri var. Babanın etrafında toplanan akraba taallukat gibi. Mesela millet, millî, milliyet. Millete, ne olduğu pek de bilinmeyen ulus’u yakıştırmışlar. Millî de ulusal olmuş. Milliyet, nasılsa yakasını kurtarmış. O, yine milliyet!

Vekil, nâzır’dan dönme “bakan” olunca, milletvekili de “ulus bakanı” olmalı değil mi? Millî Eğitim Bakanlığına “Ulusal Eğitim Bakanlığı” diyelim, Büyük Millet Meclisine ne diyeceğiz?

Sorum mu mesuliyet, sorumluluk mu? Sevim, sevimli, sevimsiz, sevimlilik diyorsak, sorum, sorumlu, sorumsuz, sorumluluk dememiz gerekir. Ama bakıyorum, mesuliyet yerine sorumluluk’u kullanıyorlar. O halde, sorum’u görmemezlikten gelip sorumluluk, sorumluluktu, sorumluluksuz sorumlulukluk diyeceğiz. Doğrusu, seslerin güzelliğine, ahengine diyecek yok!… Mantık deseniz hak getire!

Hâkim “yargıç” olunca, mahkeme neden “yargı evi” olmasın? Sorun sorabildiğiniz kadar.

Damın üstündeki “sagzıgan” veya “yagızgan”a bile gönlü razı olmayan Türkçe, bu dayısı karga olan hayvana “saksağan” demeyi daha ahenkli bulmuştur. Bununla beraber, dilimizin beline inen kazmalar yalnız maddî değil, manevî değerlerimizi de yıkmaya başladı.

Kurulması bir zaruret halini alan “Dil Akademisi” dil katliamının önüne geçecek ve bu suretle millî bir vazifeyi yerine getirecektir. 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Prof. Dr. Fuat Sezgin’den Lisan ve Alfabe Üzerine İki Mühim Tespit
D Zahid Demir - Siyaset Bilimci ünyanın en önemli bilim tarihçilerinden biri olan Prof. Dr. Fuat Sezgin’in lisan ve alfabe üzerinde çok önemli tespitleri bulunmaktadır. Mesela günümüzde Türklerin…
Prof. Dr. Fuat Sezgin’den Lisan ve Alfabe Üzerine İki Mühim Tespit
Türk Dili
"D" HARFİ DÜŞMANLIĞI
E debî, zengin lisanımızı uyduruk dile çevirenler, isimlerimizde de tahribat yaptı. Mesela, sonu “d” harfi ile biten isimler, “t” sesi ile yazılıp okunmaya başlandı. Böylece başta Peygamberimizin…
Türk Dili
LİSANIMIZDAKİ AHLÂKÎ - MANEVÎ DEĞERLER DE BOZULUYOR!
A na dilimiz Türkçe üzerinde sinsi oyunlar, tahribatlar hızla devam ediyor. Manevî ve ahlâkî değerlerimizi ifade eden kelimeler kasten değiştiriliyor, yerlerine aynı mânâya gelmeyen, anlaşılmayan…
Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…