Bugünkü Fakir Türkçe

M.Şevket Eygi 26.12.2009 3699
A

nayasamızda Türkiye’nin resmi dilinin Türkçe olduğu yazılıdır. Devletin ve milletin Türkçeyi koruması ve yaşatması gerekir. Oysa bizde son 60–70 yıl içinde devlet, daha doğrusu rejim Türkçeyi çok darbelemiş bulunuyor. Şu anda yine elbette Türkçe konuşuyoruz, yazıyoruz.

  Ama nasıl bir Türkçe? Türkçemiz resmi baltalamalar yüzünden zengin bir kültür dili olmaktan çıkmış; küçük, yetersiz, fakir bir iletişim vasıtası haline düşmüştür. Günlük konuşma ve medya lisanı iki-üç yüz kelimeden ibaret bir telgraf dili şekline dönüşmüştür. Bunu bile yanlışsız olarak kullanamamaktayız. Televizyonlardaki bazı açık oturumlar, konuşmalar nice aydınımızın kendi ana dillerini tekellüm etmede nasıl zorlandıklarını ispat edecek ibretli örneklerle doludur.

  1920’lerde çok zengin, çok edebi, çok güzel bir dilimiz vardı. Bugün nasıl oldu da bu hale düştü. Lisanlar hep aynı şekilde kalmaz, zamanla değişir, yenileşir. Bu iş bizde evrim şeklinde olmaktaydı. Sonra 30’lu yıllarda CHP tek parti idaresi, Bolşevik Rusya’da Stalin rejiminin Sovyet mahkumu Türklere yaptığı gibi Türkçeye müdahaleye başladı. Eski dil bozuktur, biz yepyeni bir dil çıkartacağız dediler ve başladılar kelime uydurmaya. Millet direndi, rejim bastırdı. Sonunda eski nesiller geçip gittikten sonra bu günkü arı ve sade Türkçe hakim oldu. Oldu da ne oldu? Koskoca zengin bir dil gitti, yerine fakir ve yetersiz bir devrim dili geldi.

  Şair-i Azam Abdülhak Hamid Bey, edebiyatımızın şaheserlerinden “Finten” i zengin Batı Türkçesiyle yazmıştır. Şimdi bu kitabı kimse okumuyor. Çünkü o dili bilen kalmadı. İngiltere’de bundan yüzyıllarca önce yazılmış “Hamlet” hâlâ orijinal lisanıyla sahneye konulmaktadır.

  Anadilin bozulması, yozlaşması Türkiye’nin sosyal, kültürel hayatını da bozmuştur. Lisanın fakirleşmesi düşünce hayatının fakirleşmesine yol açmıştır. Betondan okul ve fakülte binaları yapmakla iş bitmiyor. Hangi lisanla ilim okutacaksın?

  Shakesperare Eskimoların arasında yetişmiş olsaydı acaba Hamlet’i yazabilir miydi? Evet, o bir dahiydi. Ama o dahiye o sanatı, o dehayı o eserleri İngiliz toplumu ve İngiliz lisanı yazdırtmıştır. Bizim milletimizin içinde de şimdi nice zeki, istidatlı, dahi insanlar var. Lisansızlık, eğitimsizlik, kültürsüzlük, yetersizlik, aletsizlik yüzünden kendilerini gösteremiyor.

 1928’den önceki bin yıla ait milli edebiyat ve kültürüne ait eserleri, vesikaları, bilgileri okuyamayan, anlayamayan bir Türk, dünya çapında büyük fikir ve edebiyat kitaplarını nasıl yazacaktır?

Dile ve dine müdahale

  Son altmış-yetmiş yıllık tarihimizde lisanımıza ve mukaddesatımıza büyük müdahaleler olmuş, korkunç yıkımlar gerçekleştirilmiştir. Halka sorulmadan, halkın dili ve dini ile üzerinde değişiklik yapılmaya kalkışılmış; tepeden inme emirlerle Ezan-ı Muhammedi değiştirilmiş, onun yerine Türkçe ezan adı verilen tercüme bir metin okutulmuştur. Kur’an-ı Kerim’in de orijinal aslında değil, Türkçe mealinden okutmak üzere hazırlıklar ve denemeler yapmışlarsa da, bunu gerçekleştirememişlerdir.

  Türkçe ezan 1950’ye kadar sürmüş, uzun yıllar boyunca gerçek Ezan-ı Muhammedi’yi okuyanlar yakalanmış, tutuklanmış, işkenceye maruz kalmış, hapishanede çürütülmüştür. 40’lı yıllarda, İsmet Paşa’nın “Milli Şef” sıfatıyla hüküm sürdüğü tek parti devrinde Ankara’daki Hacı Bayram Caminde bazen yüreği yanık Müslümanlar Arapça ezan okurlar, cemaat içinde onlara bir şey yapılamaz, namaz bittikten sonra yakındaki polis merkezine götürülüp feci şekilde eziyet edilirdi.

  Son yetmiş yılda İslam dinine ve Müslümanlara yapılan zulümleri anlatmak için ciltlerle kitap yazmak gerekir.

  CHP diktatörlüğü anadilimiz olan Türkçe’ye de çok karışmış, büyük kötülükler etmiştir. 20’li yıllarda lisanımız çok zengin ve güzeldi. Kelime hazinesi zengindi. Ancak, Türkiye halkının dilini bozmak, kopartmak, kesmek isteyen bir zihniyet “arılaştırma” perdesi altında dile devlet terörü ile karıştı, ne kadar Arapça ve Farsça kökenli kelime varsa bunları atıp yerlerine öz Türkçe diye uyduruk sözcükler koymaya başladı. Bugünkü Almanca’da en az otuz bin adet yabancı kökenli kelime bulunmaktadır. Hatta sırf bunlar için büyük lügat kitapları yazılmıştır. Almanlar bunları atsalar geride lisan namına cılız ve kansız bir yapı kalmaz mı? Fransızca’daki Latin ve Grek dillerinden gelen kelimeler atılabilir mi? Atılırsa Fransızca da biter.

  Ahmet Cevdet Paşa “Belagat-i Osmaniye” adlı kitabının başında, o zamanki zengin Türkçe için “Üç lisanın güzeliklerinden toplamıştır”  demektedir. Sadeleştirme bahanesiyle işte bu güzel lisan kuş dili haline getirilmiş, genç nesillerin mazi ile ve milli kültür ile alakaları kopartılmış, ülkemiz bugünkü kültür buhranına düşürülmüştür.

  Devletin, tek partinin lisanımıza karışmaya hakları yoktu. Türk dili Ömer Seyfettin, Yahya Kemal, Yakup Kadri ve benzeri ediplerin, şairlerin, aydınların kullandıkları dildi. Dil tabii olarak kendi kendini evrim yoluyla geliştirdi. Dilde devrim yapılamazdı.

  Sovyet rejimi, hâkimiyeti altındaki Türk kavimlerinin lisan ve lehçelerini bozmaya çalışmış, fakat bizde yapılanlar kadar feci bir yıkım gerçekleştirememiştir. Azerbaycan Türkçesi’nde hala Arapça ve Farsça’dan alınmış on birlerce kelime bulunmaktadır.

  Türkçemizi nasıl kurtaracağız, eski zenginliğine kavuşturmak için neler yapacağız? Türkiye’nin büyük meseleleri listesine lisan meselesini de koymamız gerekir.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…