Anne Sütü

Salih Uyan 04.10.2010 4183

B
ilmem dikkatinizi çekti mi? Gazetelerde zaman zaman “Filancanın romanı tam 6 dile tercüme edildi” şeklinde manşetlere rastlıyoruz. Ekonomide ve teknolojide yaşadığımız kompleksleri edebiyat alanında da yaşıyor olmamız ve itiraflarımızı manşetlere taşımamız ne kadar hazin!

Bakın, cumhuriyetten bu yana -bir iki istisna hariç- dünya edebiyat sahnesinde olamayışımızın sebebini Necip Fazıl ne kadar güzel açıklıyor:  “Yerine oturmamış, volkanik topraklar üzerinde nasıl büyük inşâlar yapılamazsa, kıvamsız ve her an değişen, tek kelimeyle uydurukça denebilecek lisanlardan da büyük eser beklenemez.”

Dilimizin yeniden eski kıvamına kavuşması için keşke; Çocuklarımızın ileride olasılık kelimesini kullanma ihtimali hiç olmasa! Anımsama kelimesini gün gelse kimse hatırlamasa!

Sorun kelimesini kullanmamak için mücadele etmeyi herkes kendi meselesi olarak görse ve öğretmenler okullarda çocuklara öneri kelimesini kullanmamayı tavsiye etse! Köşe yazılarında olası kelimesinin dilimize vereceği muhtemel zararlardan bahsedilse! Yazın kelimesi edebiyat dünyasından ebediyen kovulsa ve edebi eserlerden yapıt diye bahsedilmese! Bellek kelimesi hafızalardan silinse! Deneyim kelimesinin, yanlış basılan bir nota gibi dilin akışını bozduğu tecrübeyle sabit olsa!

Bir imparatorluk dili olan Türkçemizin ahengini bozan gereksinim kelimesine kimse ihtiyaç duymasa! Güvenç kelimesine hiç itimat edilmese! Edebiyatçılarımız kanıt kelimesinin dilin mimarisini nasıl tahrip ettiğini ispat etse!

Yeni yetişen nesil kuşku kelimesine şüpheyle baksa! Olanak kelimesinin kullanılmaması için herkes tüm imkânlarını seferber etse! Saptama kelimesinin dilimizi nasıl keyifsizleştirdiği tespit edilse!

“Türkçe ağzımda anamın ak sütü gibidir.” diyen şairin, altı kelimelik bir cümleye onca heybet ve lezzetle sıkıştırdığı mânâyı idrâk edebilsek! Ağızda metalik bir tat bırakan, soğuk ve mâzisiz kelimelere cümle vizesi vermesek!

Yüzyıllardır ecdâdımızın bir elmas gibi işlediği, üzerlerine Osmanlı kokusu sinmiş kelimelerimiz faili mâlum cinayetlere kurban giderken; nesebi meçhul, hafifmeşrep kelimelerle oynaşanlara “durun” diyebilsek!

Fethedilmiş toprakları “bizim” diye kucaklarken fethedilmiş kelimeleri “yabancı” diye dilden atmaya çalışanların kötü niyetlerini geç de olsa anlayabilsek!  Ve dilimizi yeniden sevsek, hatta âşık olsak. Sizce de güzel olmaz mıydı?

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…