Anadilden Sapmalar

Prof.Dr. A.Mecit Doğru 11.01.2013 2834
O

smanlı devrinde iki şekil dil vardı. Birincisi Osmanlının devraldığı ve zamanımıza kadar intikal eden halkın Türkçesidir ki ne bir zorlama görmüş ve ne de değiştirilmiştir. O derece güzel bir gelişme göstermiş ve mükemmeldir ki bugün 13. Asrın Yunusunu ve 13. Asın Bektaşi edebiyatını anlamayan tek kişi yoktur. 

İkincisi bugünkü gibi aydınların zorlaması ile oluşan ve bir türlü halkın kendisine maletmediği  Divan Edebiyatı ve resmi dil idi. Cumhuriyet devrinde ele alınan işte bu ikinci şekil olup tasfiyesi ile dildeki ikiliğin giderilmesi  hedef tutulmuş idi. Ne var ki maksada vardıktan sonra da faaliyet durmadı ve bir “Dili kökünden değiştirme” kampanyasına dönüştü.  

Durum başka türlü izah edilemez. Çünkü bugün “cevap, hayat, misal” v.b. gibi kelimeleri değiştirenler “Halkın anlayamadıklarını atıyoruz” diyemeyecekleri gibi, nerede durulacağını da bilmezler.

Bugün Türkiye’de cereyan edeni Osmanlı aydınlarının yaptığına benzetiyorlarsa da durum çok farklıdır. Çünkü Osmanlı Devleti, iddiaların ve bugünkü Türkiye’de olanın tersine, hiçbir zaman halkın diline tecavüz etmemiş veya bunda bir yıkım yapmamıştır. Yoksa zamanımıza kadar gelen halk edebiyatından bir zerre kalmazdı.

Osmanlı zümre dilinin şimdi yapılmakta olandan iki farklı yanı daha vardır. Birincisi bunun bir devlet ideolojisi olmaması, yani kendiliğinden teşekkül etmesi, ikincisi ise zamanın üstün ilim dili olan Arapça ve Farsça gibi dış kuvvetlerin zorlaması ile gelişmesi idi. Şimdiki faaliyet ise çok farklı olup devlet eliyle halkın dilinin değiştirilmesi şeklindedir. 

Kelimelerin %60’ı Ortaasya kaynaklı olmadığına göre yerlerine yenileri uydurulmakla millete yeni bir dil öğretilmesi yönüne gidildiği anlaşılır. Buna ana dil diyemezler. Çünkü ana dil, isminden de anlaşılacağı gibi okulda değil, anadan babadan öğrenilir. Aksi takdirde yurt dışında doğanlar Türkçe konuşamazlardı. 

Başka bir ifadeyle eğer bir dil şimdi yaptıkları gibi okul, kitap ve radyo ile öğretiliyorsa o, anadil değildir. Anadilden uzaklaşma belki özleştirmeciler için ar değil amma, korkarım o zaman Kerem ile Aslı, Köroğlu Sümmani, Şenlik yalnız boynu bükük ve yad olmuş illerde kalır.

“Yapılanların Tutunması” şeklindeki felsefe ise dilcilik faaliyetinin haklı, meşru ve başarılı olduğunu inandırmaya yeterli değildir. Çünkü resmi eğitim, yayın ve zorlama ile insana bir yılda tamamen yabancı bir dil bile öğretmek mümkündür. Hatta papağana bile tekrarlaya tekrarlaya kelimeleri belletebiliriz. Hem ne gerek var tuttu, tutmadı diye uğraşmaya? Sonunda pek az kimsenin anlayacağı bir dilin yapımı için çekilen bunca zahmete değer mi? 

Mademki dil değiştireceğiz, harf devriminde olduğu gibi alalım başka bir milletin hazır dilini olup bitsin bu iş!

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…