Ah Şu Uydurukça

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun 15.04.2013 3785

O
rtaokulda İngilizceyi yeni öğrenmeye başlayan çocuklar olmadık hatalar yaparlar; İngilizcenin kaşını gözünü yararlar; "the" kullanılacak yerde "a", "will" kullanılacak yerde "shall" kullanırlar. Uydurukçayı yeni öğrenen nice ünlü yazar ve profesörlerimiz de bunlara benziyorlar. “Uydurukça” denen yeni dili öğrenirken olmadık yanlışlar yapıp Türkçenin kaşını gözünü yarıyorlar.

İşte Ulusal Kültür dergisinden örnekler. Prof. Dr. Özdemir Nutku'nun "Çocuk Tiyatrosu Sahne Uygulaması Üzerine Düşünceler" adlı yazısından aldığımız şu cümleye bakınız: "Çocuk ayaklanmasının ilk devresinde hareketlerini hep dairesel bir oylumda yapar" Okuyucularımızın anlayabilmesi için cümleyi Türkçeye çevirmemiz gerekmektedir: "Çocuk, ayaklanmasının ilk safhasında hareketlerini hep dairevî bir hacimde yapar." Uydurukçanın mucitleri, "oylum" kelimesini "hacim" yerine uydurmuşlardır.

Özdemir Nutku'dan öğreniyoruz ki daire bir cisimdir, alanı değil hacmi vardır. Acaba dairenin hacminin hangi formül ile bulunduğunu da Nutku bize lütfederler mi? Prof. Dr. Nutku, psikolog William Stern'e de inciler döktürtmüş. Ondan tercüme ettiği bir cümle şöyle: "Her insan, kendini çevresinde oylumun merkezi varsayar ve bu oylumu adım adım tanır". Tabii ki Stern böyle bir cümle kurmaz. Okuyucularımız Nutku'nun bir cümlesini (?) Türkçeye çevirmeye çalışıp eğlenebilirler.

Bir cümle daha: "Yine bu yaşlarda topluluk duygusu ya da bir arada oluşun duyarlığı artar ve çocuğun çevresine olan çabaları genişler." "Duyarlık" yerine "hassasiyet", "çaba" yerine "gayret" koyup cümleyi tekrar kurunuz. "Çevresine olan gayretleri genişler" ne demektir? Nutku, hangi dille yazıyorsunuz? Bu dili öğreten kitaplar, okullar varsa bize de tavsiye ediniz; öğrenelim ve yazdıklarını anlayalım.

"Bu yaştakilerde adalet duygusu ön düzeydedir" diyorsunuz. "Düzey" "seviye" yerine uydurulmuştur. Seviyenin önü arkası olur mu? Yoksa üstü ve altı mı olur? Yürümeye yeni başlayan çocukların dairevî şekilde hareket ettiklerini ve çevrelerini adım adım tanıdıklarını sizin yazınızdan öğrendik. Ama tekrar o çağlara dönüp çevremizi yeniden tanımaya; daire ile kürenin, seviye ile plânın farklarını yeniden öğrenmeye lüzum var mı?

"Dikkate alınması gereken bir nokta da, oyun yerinde az sayıda büyük olması, olanak varsa hiç olmamasıdır" cümlesindeki "olma, olanak, olmama" kelimelerinin tekrarlanması sizi hiç rahatsız etmiyor mu?

Acaba büyüdükçe, öğrendiğiniz kelimeleri birer birer atarak, tekrar çocukluk çağlarındaki kelime hazinesine dönmek, böylece çocuğun dünyasına daha rahat nüfuz etmek niyetiyle bu işi bilerek mi yapıyorsunuz?

Öyle anlaşılıyor ki bu yolla çocuğun dünyasına iyice girmiş ve onun düşünüş tarzını tamamen benimsemişsiniz. Tıpkı bir çocukta olduğu gibi mekân duygusu kaybolmuş; daire ve küre, seviye ve plân birbirine karışmıştır. Yine çocuklardaki gibi “sebep-netice” münasebeti de ortadan kalkmıştır: "Drama, sözcük kökünde yapmak anlamına geliyorsa, çocuk da oyun sırasında birşeyler yapmak etkisi içindedir.

Ö. Nutku: Çocuk, piyesi sadece seyretmemeli, oyuna bizzat iştirak etmelidir, diyor. Çocuk da oyuna katılmak ve bir şeyler yapmak ister; çünkü “drama" kelimesi "yapmak" mânâsındaki bir fiilden türemiştir. Yani Nutku'ya göre "drama" "yapmak"tan türemeseydi, çocuk da birşeyler yapmak ve oyuna girmek arzusunu duymayacaktı.

Doğrusu Sayın Özdemir Nutku tebrike lâyıktır. Çocuk Tiyatrosu ile ilgili bir yazıyı onların seviyesine inerek yazmakta büyük bir başarı göstermiştir. Tabii ki bu başarıyı sağlamasında en büyük pay, uydurukça kelimelere düşmektedir.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…