Yabancılara Göre Türkler

Prof. Dr. İsmet Miroğlu 28.09.2010 4375

Türkiye Huzur Ülkesi

H
rıstiyanlarının çoğu Türkler’i uğursuz, barbar ve imansız insanlar sanarlar. Halbuki Türkler’i yakından tanıyıp konuşanların edindikleri intibaa tamamen farklıdır. Zira Türkler “ Başkasına, ancak bize yapılmasını istediğimiz şeyi yapmak” kaidesine uygun hareket eden son derece iyi insanlardır.

Burada “Türkler”den doğuştan Türk olanları kabul ediyorum. Yoksa, Türkiye’de sayıları pek yüksek olan ve tecrübenin de gösterdiği gibi her türlü melaneti ve kötülüğü yapabilecek tiynette olup, ne Allah’a ne de insanlara hiçbir vefa göstermeyen dönmeleri, yani aşka bir dine mensup oldukları halde sonradan Türkler’in dinine girenleri kasdetmiyorum. Doğuştan Türk olanları namuslu insanlardır ve namuslu insanlara Türk olsun, Hıristiyan veya Yahudi olsun aynı şekilde saygı gösterirler. Bir Türk kadar Hıristiyan’ında malının çalınmasının mübah sayılamayacağına kanidirler.

Türkler çok dindar ve merhametlidirler. Dinleri uğruna çok gayret sarfetmekte, onu bütün dünyaya yaymaya çalışmakta bir Hıristiyan’ı beğenip sevdikleri zaman ondan “Türk Müslüman” olmasını rica etmektedirler.

Büyük saygı besledikleri padişahlarına son derece sâdık ve itiatkârdırlar. Padişahlarına ihanet ederek Hıristiyanlar tarafına geçen bir Türk’e rastlamaya imkan yoktur.

Türkler birbirleriyle pek münakaşa etmezler. Şehirde askerler de dahil, kimse silah taşımaz. Pek az kavga ederler, düello nedir bilmezler. Bu, Hazreti Muhammed’in, kavganın iki büyük kaynağı olan şarap ve kumarı yasaklamasının neticesidir. Gerçekten hâlis Türkler şarap içmezler; içenleri de afyon içenlerle bir tutarlar.(1)

Ne Hırsız var Ne Yankesici

Türkiye halkın güvenini korumak üzere uygulanan tedbirler ve zabıta bakımından örnek alınacak mükemmelliktedir. Yankesicilik, ev soymak veya yol kesmek gibi hadiseler Türkiye’de meçhuldür. Harpte veya sulhta, yollar hep aynı derecede ve evler kadar emniyetlidir. Bütün imparatorluğu tam bir emniyet içinde baştanbaşa dolaşmak daima mümkündür. Bilhassa, hareketli ve işlek olan yolda pek çok sayıda insanın gidip gelmesine rağmen, çok az veya hemen hemen hiç hadise olmaması hayret edecek derecededir.

İstanbul’da hırsızlık çok nadirdir. Bunun sebebi, Türkler’in, hırsızlığı insan tabiatına lâyık olmayan aşağılık bir hareket saymaları gibi, pek de aşırı derecede sert olamayan kanunlardan korkmaları da olabilir. Sebebi ne olursa olsun İstanbul’da Türkler’in hırsızlık veya yankesicilik yaptıkları hemen hemen hiç vâki değildir. İstanbul’da güvenilmeyecek olanlar yalnız Bulgarlar’dır. Çoğu hilekâr ve dolandırıcıdırlar. Bunlara rağmen yine de İstanbul’da evlerin kapısını kapamaya hiç lüzum görmeden tam bir emniyet içinde yaşamak mümkün olmaktadır.

Rumlar’ın bazen büyük çapta hırsızlıklar yaptıkları vâkidir. Ama asıl maharetleri zekaları kadar faal ve hareketli parmakları sayesinde yaptıkları küçük yankesiciliktir.(2)

Dünyanın En Medeni Halkı

Bütün Türkler bir fikir üzerinde düşünceye dalmış kimselere benzerler. Hepsinin hareketlerinde aynı ciddiyet, konuşma, bakış ve mimiklerinde aynı itidal mevcuttur. İnsan, paşadan küçük bir bakkala kadar bütün Türkler’in aynı okulda yetişmiş, aynı asalet mertebesine sahip büyük senyörler  olduklarını zanneder. O kadarki, İstanbul’da bir halk tabakasının bulunduğunun farkına bile varmaz.

Görünüşe göre söylemek gerekirse denilebilir ki İstanbul halkı yeryüzünün en medeni ve en dürüst halkıdır. İstanbul’un hiçbir semtinde hatta en kuytu köşesinde bile bir yabancıya tecavüz edildiği vâki değildir.

Camileri ziyaret etmek hatta bunu ibadet saatinde yapmak bizim kiliselere yapabileceği ziyaretlerden çok daha emin şartlar içinde mümkündür. Kalabalık içinde saygısız bir bakışla karşılaşmak şöyle dursun yadırganacak bakışlara bile hiçbir zaman rastlanmaz.

İstanbul’da sokak kavgalarına, maksatsız dolaşan serserilere, dedikoducu kadınlara, herhangi bir fuhuş belirtisine hasılı yüz kızartıcı harekete rastlamak mümkün değildir. Çarşıda da camidekine benzer bir sükûnet hüküm sürmektedir. Her tarafta mümkün olduğu kadar az konuşulmakta ve sakin hareket edilmektedir. Bütün yüzler, eller ve ayaklar tertemizdir. Yırtık elbiselere nadiren rastlanmaktadır ama kirli olanlarına hemen hiç rastlanmaz. Hiçbir tarafta haylaz ve dilenci güruhuna tesadüf edilmez. Her tarafta çeşitli sosyal sınıfların birbirlerine karşılıklı saygı duydukları görülür.

Kaynak:

3-M. de Thevenot’un 1665 yılında Paris’te yayınlanan “ Reloriond’un Voyage Fait au Levant” adlı eserinden
2- İngiltere’nin Türkiye büyükelçisi Mr. Poner, “ Observations sur la  Religion, les Lois.le Gourvernement et les Moeurs des Turcs” adlı eserden
3- Hans Barth-“Le Droit du Croissant”

 


 

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz