1915'te Çanakkale’de Türk

Editör 27.04.2025 376
resim
İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler
Güllelerin Cehennemlik yağmurundan kaçarken
Yolun biraz kenarında tek başına bir nefer
Pervasızca bombalardan ateşlerden her şeyden.
Kendisine, süngüsünden bir mihrapçık kurmuştu.
Sonra onun karşısında namazına durmuştu.

          **********

Ne, havada ıslık çalan ve düştüğü yerlere
Kızgın çelik darbelerle ölüm saçan gülleler,
Ne semada ifrit gibi vızıldayan tayyare…
Ne dünyalık bir düşünce, ne bir korku, ne keder.
Onun demir yüreğini oynatmaktan acizdi.
Sanki toplar, şarapneller tehlikesiz, sessizdi.

          ***********

Potinleri yanında idi, onun büyük saygısı
Kunduralı ibadeti görmüyordu muvafık
Böyle temiz bir yüreğin bütün işi kaygısı
Elbet hakkın rızasına olmalıydı mutabık.
Kuru toprak üzerinde, kundurasız kılınan
Bu namazın, pek uygun kubbesiydi asuman

          **********

Bir çam, ona gölgesinden yapmıştı seccade
Sanki tekbir alıyordu, vakit vakit, top sesi…
Gözlerin sade akı beyaz kalan yüzünde
Parlıyordu o sarsılmaz imanın gölgesi.

          **********

Giyindiği başlığın gölgesine gömülen
Süzük gözler dikilmişti o süngüden mihraba
Rabbimizin divanında, eli bağlı dururken
Artık o can kaygusunu almıyordu hesaba

           ***********

Kahramandır çünkü toplar etrafında patlarken
Zerre kadar titremedi namazını bozmadı
Dört yanına ateş saçan türlü türlü afetten
Sanki onu koruyordu bir meleğin kanadı.
Onun böyle tevekkülü bana pek çok dokandı,
Yüreğimi bir şey ezdi, iki gözüm sulandı.

          **********

Böyle dalgın düşünceyle geçiyordum bakarak
Sağa sola selam verdi, namazını bitirdi
Tesbihini çekti, sonra ellerini açarak
Yaratana dua için yukarıya kaldırdı.
Şimdi artık, Allahına döküyordu derdini
Gözlerini kapamıştı unutmuştu kendini

          **********

Mevlasına karşı boynu bükük duran bu nefer
Korku bilmez bir yiğitti ne kadar çok imrendim
Duasına mutlak (Âmin) diyorlardı melekler
Kendimi pek fazla gördüm yavaş yavaş çekildim.

          **********

Çekilmiştim; bakıyordum geriye
Merak ettim ne yapıyor o diye
Ben merakla böyle durup bakarken
O, doğruldu silkinerek yerinden
Mevlasına duasını bitirdi
Süngüsünü kılıfına geçirdi
Gidiyordu arkasından seslendim
Dönüp baktı cevap verdi “efendim”
Uğur ola, acelen ne hemşerim,
Biraz eğlen, gel cigara içelim!
Yok efendi, affedersin işim var.
Öyle fazla eğlenemem vakit dar
Sonra belki yetişemem nöbete
Buradan daha epey sürer şu tepe
Başka vakit görüşürüz inşallah
Selametle koç yiğidim eyvallah
Fakat bari, şu paketi olsun al!
Eksik olma tütün içmem, hoşça kal!
Koç yiğidim ikametin nerede?
Kanlı sırtın önündeki siperde
Böyle deyip şahin gibi süzüldü
Sanki bağlı bir aslandı çözüldü

          **********

Kanlı sırtın önlerinde eğlenirmiş bu aslan
Fakat bilmem, bu toprağın kansız yeri neresi
Düşmanlar da şahittir ki, seller gibi çağlayan
Türk kanıyla yoğrulmuştur bütün dağı deresi
Sen de işte o fedakâr erlerdensin ey yiğit
Vazifen pek mukaddestir aman durma hadi git.

          **********

 Adı neydi nereliydi soramadım kendine
Anadolu’dan olduğu lisanından belliydi
Adı Mehmet, ya Ahmet miş anlamaya hacet ne,
Oradaki yiğitlerin hepsi de bir halliydi.
Hepsi dindar, hepsi nazik, hepsi tosun, hepsi mert
Hepsi halka karşı yumuşak, düşman için sert.

          ***********

Selam size ey Bursa’nın Ankara’nın Konya’nın
Vatan için ölümleri şeref bilen evladı
Emin olun sizden akan bir damlacık al kanın
Elemiyle bir milletin bütün ruhu kanadı.

 




İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz
Medeniyetimiz
Yunani Değil Türk ve İslam İsimleri
B
izde İslâmî ve Türkçe olmayan Yunan mitolojisi kaynaklı veyâ Lâtince isimler giderek şuursuzca kullanılmaktadır. Bunlara bâzı örnekler verelim: Asia (Asya) Oceanos’un kızı Athena, zekâ tanrıçası, bizde de bir müzik topluluğunun adıdır. Atlas, gökyüzünü taşımakla cezâlandırılan bir tanrı. Apollon’un âşığı Daphne (Defne…