Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra 20.07.2024 605
T
resim

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim ufak değişmelerle devâm etmektedir. Her gelen eğitim bakanı birtakım değişmeler yapsa bile hedeften şaşmış olan oku doğrultamıyorlar. Bu zâten mümkün de değildir. Türk Amerikan Kültür Anlaşması 27 Aralık 1949’da her iki tarafı temsilen Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Fâik Zihni Akdur ve ABD Büyükelçisi George Wadsworth tarafından ABD’de imzalandı.

Bu anlaşma Fulbright anlaşmasıdır. Amaç her ne kadar uluslararası gelişme fırsatı sunmak olsa bile esas gâye uluslararası ve Amerikan temel kökenli Evangelist eğitim plânlı bir programdır. Tabîî çok câzip olan bir bursla taçlandırılmış bir anlaşmadır bu Fulbright!

Biten Hayallaremiz Ve Hayâtımız 

Biz ne güzel ne mes’ut bir milletmişiz. Güzel hem çok güzel bir edebiyâtımız, çok üstün bir mîmârîmiz, hassas bir estetiğimiz vardı. Edepten yanakları gül gibi kızaran nâzenin kızlarımız vardı. Kızıl, “kızsıl” kelimesinden gelir. Yâni bu kız yanağı rengidir. Yüz kızarması hayâdandır. Hayâ îmandandır. Hayâmızı, îmânımızı talan ettiler. Âilemizi bitirdiler. Türk milletini bitirdiler. Biz, hâlâ bizi biz zannediyoruz. Biz artık biz değiliz. Ne Göktürk, ne Harezm, ne Selçuklu ne de Osmanlıyız. Kimse aksini iddiâ etmesin, yeni Türkiye’nin yeni milleti yeniden yapılandırılmış bir mutasyondur. İçinde hâlâ Türk ve İslâm olma şerefini yaşatmaya çalışan gayyûr (çok gayretli) bir tâife vardır. “Allâh’tan ümit kesilmez” Müslümanlar 40 kişi ile Mekke müşriklerine kendilerini gösterdiler. 

Allâh’ın dînine yardım edene de Allâhü zülcelâl ve tekaddes hazretleri de şüphesiz yardım edecektir. Zor mu, çok zor. Çölde İslâm pınarını fışkırtan Rabb’im, bizi bu İslâm bayraktârı Türk atalarının yüzü suyu hürmetine eski şanlı mâzîmizin bir kısmına bile döndürse zafer yine bu azîz milletin olacaktır. 3000 yıldır Çin, Hint, İsrâil, Japon eski gelenekleriyle modern dünyânın vazgeçilmez ekipleri olmuşsa, biz de neden atalarımızın şanlı mâzîsine uyum sağlayarak dünyânın en modern milleti olmayalım? Nasıl Mâverâünnehir’deki atalarımız, fen ve teknolojide dünyâyı aydınlattılarsa, 16. asra kadar nasıl dünyânın en ileri ülkesiysek, neden o mîrâsa sâhip çıkmayalım.

Kimse “Atalarımız, fen ve teknikten bîhaberdi, onun için çöktük” demesin. Modern bilimde özellikle astronomide 12, 13, 14 ve 15 yy.lar Türk asrıdır. Zâten medreselerimizde pozitif ilimlere verilen değer azaldıkça biz Batı’nın gerisine düşmeye başladık. “Düşmanın silâhıyla silahlanmak” esastır. Bunu Batı yaptı. Bizden ilim ve teknik alıp kokuşmuş ahlâk düzenlerini bize verdiler. Dünyâ geçici bir mekân da olsa “Dünyâdan da nasibini unutma” Kasas 77. âyet-i kerîmesi mûcibince bu geçici âlemde düşmana eğilmemek için onlarla aynı seviyeye gelmek hattâ onları geçmek gerekir.

Batı’nın hâlâ hayretle incelediği 620 yılık bir devleti ayakta tutan sır neydi? Fütuhât mı, ekonomi mi, adâlet mi, neydi bu sır? Belki de bunların hepsi idi. Diğer Türk devletleri dar bölgelerde kurulup fazla genişlememelerine rağmen kısa ömürlü olurken, neydi Osmanlıyı 620 yıl yaşatan sır? Evet, 19. asırdan sonra Osmanlı hızla çöküşe geçti ama Osmanlı 26.000.000 kilometrekare arâzîyi Avrupa’da değil de Asya’da temlîk etseydi, devlet de Hılâfet de yıkılmaz, bu kadîm devlet hayâtiyetini devâm ettirirdi.

Haydi, yiğit ve asîl Türk milleti! Rabb’inin va’dinin hakk olduğunu bil ve düştüğün yerden kalk! Sâdece biz değil, bütün İslâm âlemi de bunu bekliyor. Çünkü sen Göktürksün, sen Karahanlısın, sen Harezmsin, sen Selçuklusun ve sen elbette Osmanlısın. “Uyan bu hâb-ı gafletten ey yâreli şîr-i jeyân!” (Ey kükremiş yaralı aslan, bu gaflet uykusundan uyan.)

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz
Medeniyetimiz
Yunani Değil Türk ve İslam İsimleri
B
izde İslâmî ve Türkçe olmayan Yunan mitolojisi kaynaklı veyâ Lâtince isimler giderek şuursuzca kullanılmaktadır. Bunlara bâzı örnekler verelim: Asia (Asya) Oceanos’un kızı Athena, zekâ tanrıçası, bizde de bir müzik topluluğunun adıdır. Atlas, gökyüzünü taşımakla cezâlandırılan bir tanrı. Apollon’un âşığı Daphne (Defne…