Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han

Mustafa Müftüoğlu 16.04.2025 390
B
resim
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en üstün adamdı. Silahdarı vezir Musa Paşa gibi çok cüsseli bir adamı, tek eliyle kucağından yakalayıp havaya kaldırmış, bu şekilde birkaç defa hasodayı dolaştırmış, herhangi bir yorgunluk alâmeti göstermeksizin yere bırakmıştır. Bu olayı Musa Paşa, IV. Murad’ın ölümünden sonra Kâtib Çelebi’ye anlatmış, o da tarihine geçirmiştir.”

“İki yüz okkalık gürzleri kolaylıkla kaldırırdı. Devrinin bütün silahlarını görülmemiş bir ustalıkla kullanırdı. Okçuluğu, devrinin en büyük okçuları olan Hüsam-zâde Abdurrahman Efendi ile Hacı Süleyman ve Sarı Solaktan; ata binmeyi emir-i ahur Cündî Halil Paşa’dan öğrenmiştir. Topkapı sarayında demir-gümüş karışımından yapılmış bir kapıyı bir okla delmiştir. Musul’da, Şâh-ı Cihân’ın gönderdiği elçi Emir Zarif Bey’in ‘Kurşun ve kılıç kâr eylemez!’ diyerek sunduğu, geyik derisinden yapılmış ve içine kalkan, etekliği gözü önünde önce harbe (kısa mızrak), sonra da ok atarak iki yerinden delmiştir. Eski saraydan (üniversite merkez binası) atılan ok Beyazıt camii minarelerinden birinin altına, Halep kalesinden fırlattığı bir mızrağı da o şehrin Sarachane meydanına düşürmüştür. Okmeydanı’ndaki müsabakalarda 1070.5 gez mesafeye isabet kaydetmiş, okunun düştüğü yere namına taş dikilmiştir. Ciritle deldiği on iki kalkan hâtıra olarak Budapeşte’nin Beç (Viyana) kapısına, okla deldiği on iki zırh da Kahire kalesine asılmıştır.”

“Hastalık derecesinde ata düşkündü. Dünyanın en şahane hayvanlarını İstabl-ı Âmirede (saray ahırında) toplamıştı, Nef’î, Kasîde-i Rahşiyye’sinde bunları isim vererek tavsif eder. ‘Tayyar’, ‘Dağlar delisi’, ‘Celâlî yağzı’ ve bilhassa ‘Ağa alacası’ isimlerini taşıyan atları, kıymetlerine paha biçilemez binek hayvanlarıydı. Avcılığa çok düşkün ve bu sahada da pek mahirdi.”

Yılmaz Öztuna’nın, eski-yeni pek çok muteber kaynağı tarayarak Türkiye Tarihi’ne aldığı bu gerçekleri Mufassal Osmanlı Tarihinden nakledeceğimiz birkaç satırla tamamlayalım:

“Sultan Murad’ın irâde ve hafızası çok kuvvetliydi. Bir gördüğü adamı senelerce sonra tanır, herhangi bir iş ve hâdiseyi kolay kolay unutmazdı. Devlet işlerinde intizamı sever, lâkayidîden hoşlanmaz ve ihmâle tahammül edemezdi.”

IV. Murat Han'ın mezarı Sultan Ahmet Cami yanında babasının da yattığı türbededir.














İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz
Medeniyetimiz
Yunani Değil Türk ve İslam İsimleri
B
izde İslâmî ve Türkçe olmayan Yunan mitolojisi kaynaklı veyâ Lâtince isimler giderek şuursuzca kullanılmaktadır. Bunlara bâzı örnekler verelim: Asia (Asya) Oceanos’un kızı Athena, zekâ tanrıçası, bizde de bir müzik topluluğunun adıdır. Atlas, gökyüzünü taşımakla cezâlandırılan bir tanrı. Apollon’un âşığı Daphne (Defne…