Türkler Medeniyet Öncüsüdür

Numan A. Ünal 18.06.2021 1626
H
resim

azırladığı dokümanter filmlerle dünyada ün kazanmış Avusturyalı fikir ve sanat adamı Erich Feigl, bu yılın başlarında yeni çalışmalarda bulunmak üzere ülkemize geldiğinde yazar Ali Sirmen’in kendisi ile yaptığı röportaj, 28. Şubat 1983 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nin ikinci sahifesinde yayınlandı.

Gerçek bir fikir ve sanat adamı, samimi bir Türk dostu olan Erich Feigl, Ali Sirmen’in muhtelif sorularını cevaplandırırken, özellikle Türk kültür ve medeniyetine karşı duyduğu derin hayranlığı dile getirdi.

“Bugün Almanya’da olduğu gibi Avusturya’da da Türk işçilerinin kötü ve aşağı görüldüklerini bunu önlemek için ne yapmak gerektiği” hususundaki bir soru üzerine Feigl; “Bir şeyler yapmak gerekli. İşte Türk Medeniyetleri ve Türklerle ilgili filmleri bunun için yapıyorum. Avrupalılara Türklerin yalnız işgücü olmadıklarını aynı zamanda büyük bir medeniyetin mirasçıları olduklarını göstermeye çalışıyorum. Bu sayede belki Türklerle ilgili önyargıların da ortadan kalkmasını sağlarız” dedi.

Feigl, ayrıca bu yıl Viyana Kuşatmasının 300’üncü yıldönümünü vesile kabul ederek Türk Halkının kültürel gücünü Avrupalılara anlattığını belirtmiştir.

Erich Feigl’in Türk kültür ve medeniyeti üzerindeki fikir ve düşünceleri şöyledir:

Türkler Avrupa’ya Büyük Bir Kültür Mirası Bıraktılar

Türk kültürünün bize birçok armağanı olmuştur. Meselâ halı, Türklerin bize bir armağanıdır. Banyo, hamam kültürü, kamu trafiği kültürü yani yollar ve köprüler, eğitim kültürü, meselâ medreseler, zaman kültürü. Çünkü her vilâyetin bir saat kulesi vardı. İçme suyu kültüründe de durum aynıdır, her ilçenin her köyün bir çeşmesi vardı. Ve ben bunları göstermek istedim.

Yalnız Batıda Değil Uzak Doğu’da da Büyük Türk Kültürü Var

Sanırım ki, eski Delhi tamamen Türk Kültürü’nün bir ürünüdür. Agra içinde aynı şeyi söyleyebilirim. Taç Mahal Türk asıllı bir hükümdarın eseridir. Padepur’da da durum aynıdır. Dünyanın en güzel tören binalarının bulunduğu bu kent de Türk kültürünün bir ürünüdür.

Yeryüzünün Şimdiye Kadar Gördüğü En Büyük Dini Hoşgörü Dönemi

Arap ülkelerinde de aynı duruma rastlamak mümkündür. Kahire’ye bakın, Kudüs’e bakın hep bunları görürsünüz. Kahire üzerine yaptığım bir film Muhammed Ali Camii ile biter ve İbn Tulun Camii’yle başlar. Bunların hepsi Türklerindir. Kudüs baştan aşağı Türktür. Surlar Sultan Selim’den kalmadır ve orada yapılmış kiliseler Osmanlı döneminden kalmadır. Çünkü bu dönem son derece büyük bir hoşgörü dönemidir.

Bu yeryüzünün şimdiye dek gördüğü en büyük dini hoşgörü dönemidir.

Balkanlarda da Durum Aynı

Sonra Balkanlara bakın, bütün Balkanlar Türk kültürünün örnekleriyle doludur. Ben Orta Avrupa’da Budapeşte’de bir Türk hamamında yıkandım.

Gök Medrese Dünya’da En Güzel Binadır

Selçuklular, Yunan, Roma ve Bizans kültürlerini görmüşler, sonra onun üzerine onların devamı olan, ama aynı zamanda yepyeni olan ve kendine has olan bir medeniyeti oturtmuşlar. Meselâ Divriği bir harikadır bence ve ne yazık ki dünyada hiç tanınmaz. Bana göre Gök Medrese dünyadaki en güzel binadır.

Ne Yazık ki Modern Türklerin Bir Bölümü Kendi Tarihleriyle İlgili Olarak Hiçbir Şey Bilmiyorlar

Avrupa’nın Türk kültür ve medeniyetini bir türlü anlayamadığını gördük. Ne yazık ki, modern Türklerin bir bölümü de aynı yanlışlığı yapmaktadırlar. Hatta bazıları kendi tarihleriyle ilgili olarak hiçbir şey bilmiyorlar. Son yılların tarihini bilmiyorlar, çünkü kendi kaynaklarıyla olan bağlarını kaybetmişler. Meselâ Selçukluları yeterince tanımıyorlar. Sadece yanlış anlaşılan bir Avrupa kültürünün kötü bir kopyasıyla yetiniyorlar. Filmlerimin bu kopukluğu gidermesini dilerim.

Berlin’den Çin’e kadar Türkçe Konuşabilirsiniz

Şu noktaya dikkat çekmek isterim. Öyle bir geçmişiniz var ve öylesine etkiniz yayılmış ki bunun örneğine dünyada az rastlanır.

Benim bir asistanım var. Halepli, annesi de Rodoslu Türk. Asistanımın adı Cahit. Cahit’le birçok kez seyahat ettik. Viyana’dan taa Çin sınırına kadar gittik ve emin olun Cahit bütün bu yol boyunca hemen her yerde az ya da çok Türkçe konuşarak derdini anlatmak imkanını buldu. Bugün, Berlin’den Çin’e kadar Türkçe konuşabilirsiniz. Berlin’de, Münih’de, Avusturya’da Türkçe konuşursunuz. Balkan ülkelerinde Türkçe konuşursunuz. İran’ın kuzeyinde, Pakistan’ın kuzeyinde, Sovyetler Birliği’nin güneyinde hep Türkçe konuşursunuz ve zincir Çin’e Altalara kadar uzanır.

-----------------------------

Erich Feigl Kimdir?

1931 de Viyana'da doğdu. Viyana Üniversitesi Psikoloji bölümünü 1955'te bitirdi. Belgesel ve filmler çevirdi. Dünyanın büyük dinleri, insan ve mitoloji, Maya, Aztek, İnka, Mısır kültürlerini işleyen telegaris dizilerini yaptı. Çevirdiği belgesellerin sayısı 60'a ulaşmakta. Bunlar arasında Viyana'nın Türkler tarafından kuşatılması 300. yıl dolayısıyla çevirdiği Türklerle ilgili filmi de var. Ayrıca Avusturya İmparatoru Şarlman'ın biyografisini hazırlayan Fiegl, Oesterreich Konservatif''in yazıişleri müdürlüğüne yaptı. 

Not: Bu yazı 1983 yılında Türkiye Gazetesi'nde neşredilmiştir.




İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz