Tarihini Bilmeyen Millet, Hafızasız İnsan Gibidir

Ahmet Zeki Sarıhan 05.09.2011 12103

H
afızasını kaybeden bir insan, ondan sonraki hayatını nasıl sürdürür? Bir insan için hafıza ne  kadar önemli ise bir millet ve devlet içinde tarih o kadar önemlidir. Milletlerin ve devletlerin hafızaları da tarihleridir. Tarihini unutan veya unutturulan milletlerin hafızaları silinmiş demektir. Hafızası silinen insan ne duruma düşerse, hafızası silinen millet ve devlette aynı duruma düşer. Yüz yılı aşkın zamandır yaşadığımız budur... Hafızasız bir millet olup çıktık...

Sultan Alparslan'ın Malazgirt zaferinden sonra, Bizans İmparatoru ile aralarında geçen konuşmadan küçük bir not. Alparslan Bizans imparatoru Diojene sorar:
- Sen tarih bilir misin?
Diojen cevap verir:
-  Hayır, hiç okumadım.
Alparslan cevap verir:
- Tarih bilmeyen hükümdarların sonu işte böyle olur!  
Ne kadar güzel ifade.

Yıllardır her birimiz şikâyet ederiz, yandık, bittik, öldük gibi; hemen hemen şikâyet etmeyenimiz yok gibidir. Herkes şikâyet ediyor, herkes dert yanıyor da, niçin sonuç alamıyoruz, hayat aynı şekilde devam edip gidiyor?

Bunun en önemli sebebi Müslüman Türk milletinin hafızasını kaybetmiş olmasıdır. Maalesef Müslüman Türk milleti hafızasız bırakıldı. Yaşadığımız güne bakıyoruz, insan ve insan adına her neye el atarsan elinde kalıyor. Bizi öyle bir hale getirmişler ki, kimliğimizden, benliğimizde tamamen koparmışlar. Ne yaptığımızın farkındayız ne de yaptığımızın sonucu nereye varacak onun farkındayız. 

Tarihini, kültürünü bilmeyen veya unutan milletlerin başarılı olması mümkün değildir. Geçmişi bilmeden geleceğe adım atmak mümkün değildir. İbn-i Haldun'un ifadesi ile: "Su nasıl suya benzerse, milletlerin geleceği de geçmişine benzer." Bu tespit ile hareket edecek olunursa, Müslüman Türk milletinin geçmişte aydınlık ve zaferlerle dolu günlerine geri dönmesi kaçınılmazdır. O eski güzel günleri yakalamak için de tarihi bilmemiz gerekmektedir. Tarihimiz, kültürümüzü bilmeden eski parlak günlere ulaşmamız pek mümkün görünmemektedir.

Bunu gören Müslüman Türk milletinin tarihi düşmanları tedbir olarak bizlere tarihimizi unutturmak, tarihimizden koparmak için her yolu denediler. Yaptıkları faaliyetlerde başarı da sağladılar. O kadar başarılı oldular ki, tarihine düşman bir elit kadro meydana geldi. İlim yuvaları olan üniversiteler tam bir tarih düşmanlığı yapmaktadırlar. Özellikle birtakım hoca kılığına girmiş millet düşmanları, Müslüman Türk devletinin tarihine kin ve nefretle bakmaktadırlar. Bu durum dışarıdan ülkemize gelen yabancı ilim adamlarının dahi dikkatini çekmiş ve şöyle dedikleri bilinmektedir:

"Tarihinden bu kadar nefret eden başka devlet olmadığı gibi, tarihinden nefret eden ilim adamı da yoktur."

Tarih yazanlar, tarihi tespitte bulunanlar, tarihî hadiselere duyguları ile bakamaz, duyguları ile yönlendiremezler. Tarihî vakaları, herkes kendi ideolojik görüşüne göre yazar ve yönlendirirse, o zaman ortada ne tarih kalır ne de tarihî vakalar.

Maalesef ülkemizde yaşanan hadise, tarihi tabii yapısı içinden çıkarıp, ideolojilerine uygun hale getirerek, mevcut ideolojinin bakışı ile tarihin yeniden yazılmasıdır. Bu son derece yanlış bir uygulama idi ve sonuç alması da mümkün değildi.

Tarihle ilgili bir başka tespitte de, tarihi olayları yaşandığı devrin gözlüğü ile değerlendirmektir. Selçuklu İmparatorluğu'nun ilk yıllarını değerlendirirken, gözümüze 21. yüzyılın gözlüğünü takarsak, tarihten ders de alamayız, ibret de! Her hadise ve olayı devrinin şartları içinde değerlendireceğiz ki, sonuç alalım, tarih de tekerrür etmesin.

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz