Tarihimizle Ne Zaman Barışacağız

Prof. Dr. İsmet Miroğlu 15.10.2012 3962
T
ürkiyemiz bugün, redd-i miras etmenin sancılarını çekmektedir. Bu sancılar her geçen gün şiddetini daha da arttıracağa benziyor.
Aksini beklemek fazla hayalcilik olurdu.

    Hatasıyla sevabıyla böylesine zengin bir tarihî mirası, göğsünü gere gere kabul etmek cesaretini gösterememek, utanç verici bir hâldir.Tarihimize, geçmişimize sahip çıkmak için illâ da birtakım musîbetlerin, felâketlerin, tehdit ve tehlikelerin kapımızı çalması mı lazım?
    Yumurta kapıya dayanınca, Osmanlılık, Neo-Osmanlılık gibi laflar edilmeğe başlandı. Kılıçları çekip tarihimize doğru şöyle bir uzanmak geldi bazılarımızın içinden.Hem de hiç umulmadık kalemlerden, ağızlardan. Bu konuda inciler dökülmeğe başladı.Gözlerimiz yaşardı doğrusu... Nasıl yaşarmasın ki?...


    Osmanlı Devleti'nin tarihe karışmasından sonra tarihî sorumluluklarımızdan kurtulduğumuzu sanarak kabuğumuza çekilmişiz ve her şeyin bittiğini sanmışız...

    Daha da acısı geçmişimize sırt çevirmekle, redd-i miras etmekle "Eskiyi unut, yeni yolu tut!" terânelerini tekrarlamakla her şeyi halledeceğimize inandırmışız kendimizi.
Ama olaylar ve hakikatler bunun hep aksini çıkarıyor karşımıza...

    Kendi tarihi ile bu kadar yıl küs tutan ikinci bir ülke var mıdır, bilemem.
    
Fikir ve vicdan hürriyetinin tam anlamıyla hâkim olmadığı bir ülkede tarihî hakikatleri olanca çıplaklığı ile ortaya çıkarmak mümkün değildir.

    Tarihî hakikatler, ilmin ışığı altında ortaya çıkmadıkça da tarihimizle barışmamız zor olacaktır.

     Ülkemizde yıllardır Osmanlıya küfredilmiş, Osmanlıyı aşağılayıcı ve küçültücü ne varsa yapılmış. Bugün de zaman zaman aynı şeyler tekrarlanmaktadır. Aslında Osmanlının şahsında aşağılanmak istenen Türk milletinin ta kendisi ve kendi değerleridir.


     Biz kendimize sahip çıkmazsak bize kim sahip çıkar?
     Biz kendimizle alay edersek bizimle kimler alay etmez ki?
     Biz kendi geçmişimizi karalarsak, bizi kim aklar ki?

    Osmanlının izlerini silmeğe kalkışmak, milletinin tarihteki izlerini silmek demektir.
    Bugün ülkemizi ve milletimizi tehdit eden iç ve dış tehlikelerin kökenini tarihte aramamız lâzım.

    Balkanlar'da, Kafkaslar'da ve Ortadoğu'da oynanmakta olan oyunların asıl hedefi Türkiye'yi sıcak bir savaşın içine çekmektir.
    Osmanlı'nın bu üç kritik bölgede takip ettiği politikaları iyi bilmeden meselelerin içinden çıkmak nasıl mümkün olabilecektir?

    Günlük ve köksüz politikalarla bu işlerin üstesinden gelinebileceğini sanmak aldatıcı olur.
    Adriyatik Denizi'nden Çin Seddi'ne kadar Türk Dünyası'ndan bahsetmek, havanda su dövmekten öteye bir şey değildir.

    "İki binli yıllar Türk asrı olacaktır" sözü de erken konulmuş bir teşhistir.
    Bin yıllık tarihiyle haşır-neşir olamamış bir milletin, iki binli yıllara damgasını vurması kolay mı öyle?

    Kıtalara, asırlara damga vurabilmek, bir ruh, bir iman, bir yüksek teknoloji, kısacası, her sahada güçlü olabilme meselesidir.
     Bütün bunların yolu tarihimizle barışmaktan geçer.

    Millet şu sorunun cevabını ve gereğini bekliyor:
    Tarihimizle ne zaman barışacağız?...

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz