Tarih Meşheri

Ragıp Akyavaş 29.04.2022 1277
T
resim
ürkler, tarihin kaydettiği en asil milletlerden biri olmaları itibariyle karşılarındakilere hiçbir zaman gaddarlık etmemişlerdir. Zulüm ve vahşet hep karşılarındakilerden, kendi dinlerinden olmayan mütaassıp milletlerden gelmiştir. Asırlarca evvel başlayan Haçlı seferleri Anadolu'yu baştan aşağı kana boyamış son hızını 15 Mayıs'da İzmir rıhtımında almıştır. Bu vahşet âleminin hücumu karşısında tek başına kalan Türk milleti mevcudiyetini kurtarmak için kılıcını sıyırmışsa vahşî ve gaddar mı olmuştur? "Webster's New International"ın tahrir heyeti kimin gaddar kimin vahşî olduğunu öğrenmek istiyorsa bugün elimizde onlara ibrâz edilecek uzak ve yakın tarihe ait yüzlerce tablo vardır.

Hâtırat defterimden sütunumun müsaadesi nisbetinde ufak bir iki misal vermek isterim: 

1 Temmuz 1329: Bolayır'dan Edirne'ye gidiyoruz. Doğanarslan'dan hareketle Yülüce karyesine geldik. Bu karye bir İslâm karyesi olup Bulgarlar tarafından taş taş üstünde bırakılmayacak derecede yakılmış ve yıkılmıştır. Ahâlisi, genç ihtiyar, kadın erkek toplanıp civardaki kuyulara diri diri atılmak suretiyle itlâf edilmiş ve bir kısmı da bir köprünün altına tıkılıp taş ve dipçikle başları ezilerek öldürülmüştür.

2 Temmuz 1329: Sıcak bir günde Yülücü'den hareketle uzun bir yürüyüşten sonra Malkara'ya geldik. İslâm mahallelerini câmileri, minareleri yıkılmış bir halde bulduk. Mâsum Türk kadınları câmi duvarlarına çakılan çivilere saçlarından diri diri bağlanıp süngülenmiş bir halde idi. Bu fecî manzara karşısında askerlerimizin tüyleri ürperdi.

4 Temmuz 1329: Malkara'dan hareketle Lüfeci köyüne geldiğimiz zaman Bulgarlar tarafından ateşte kebab edilmiş kırk elli Türkün cesediyle karşılaştık. Bu mazlumların yarısından fazlasını kaçamayıp köyde kalan çocuklar teşkil ediyordu.

Bunlar benim gözlerimle gördüğüm feci manzaralardır. Sizlere bir de Başkumandan Vekili rahmetli Müşîr Ahmed İzzet Paşa'nın birliklere gönderdiği beyannameden bir pasaj vereceğim, insaniyet ve medeniyet örneğidir: "...Ordunun ileri hareketi esnasında her nevi tahribat ve tecâyüzden mücânebet olunması lüzum-ı kat'îsini bildirmek isterim. Ecdadımızın şanlı muzafferiyatı bu hususa fart-ı riâyetle hâsıl olmuştur. Ordunun meşrû hedefi düşman ordusudur. Ordu ile iştiraki olmayan ahâliye, çocuklara ve kadınlara gayrimeşrû tecâvüz ilâhî intikamı muciptir. Bu hale pek yakın ve pek sarih bir misal olarak bugünkü Bulgar ordusunun duçar olduğu hal-i pür melali gösterebilirim. Zulüm ve gadrin her nevinden kat’i surette sakınmalısınız. Allah'ın inayeti zâlimlerin değil, her hususta âdil olanların yâveridir. Meşru sayılamayacak olan ahvalin irtikâbına cesaret eylemenin orduya ve millete büyük bir ihanet olacağı herkes tarafından bilinmelidir”.

Türk, tarih boyunca gaddar ve vahşi olmamıştır. Ruhunun asalet ve ulviyeti, sâlik olduğu dinin icabatı, onu daima zulüm ve vahşetten uzak tutmuştur. Bunun aksini iddia müfterî ve mütaassıpların tertibidir.








İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz