Osmanlı Devleti’nde İstihbarat

Doç. Dr. Emrah Safa Gürkan 29.04.2017 3743
O
resim
smanlı Dünyadan Bihaber Değildi!...

Akademik çalışmalarımda korsanları araştırıyordum. Vesikalar beni spontane bir şekilde 16. asırdaki Osmanlı casuslarına götürdü. Karanlıkta kalmış bu mevzu çok dikkatimi çekti. O devirdeki casusluk faaliyetlerini araştırabilmek için İspanyolca, Fransızca ve İtalyancayı iyi bilmeniz lazım. Bu lisanları bildiğim için bana farklı bir yol açılmış oldu. 

Osmanlı Arşivleri, maliye ve kurum tarihi yapıyorsanız muhteşemdir. Fakat bu arşivlerde istihbarata dair malumat az. “Şu geldi, şu gitti…” tarzında ifadeler var ama aristokrasi olmadığı için insan hikâyesi çok fazla yok. Bu yüzden çok kolay olduğunu söyleyemem.

Özellikle 16. asrı araştırıyorsanız, belirli bir konuya bağlı kalamıyorsunuz. Beni de vesikalar yönlendirdi açıkçası. Osmanlı Arşivleri, İspanya’daki Simancas Arşivi ve Venedik Arşivi gibi yerlerde araştırma yaptım. Tek tek casuslar hakkında bilgilere ulaşmaya çalıştım. Önceleri İspanyol ajanlar çok çıktı karşıma. Herkes “Osmanlı İmparatorluğu’nda casusluk vardı” deyip malumu ilam ediyordu. Bu hususta derinlemesine bir şeyler yazıp, bir ilki gerçekleştirmek için keşfettiğim bilgileri bir kitaba dönüştürmeye karar verdim. 

Devletin kurulduğu günden beri istihbarat toplama işi yapılıyordu. Osman Bey’in Bizans’a karşı yaptıkları biliniyor. Fakat müesseseleşmiş istihbarat işi dünyanın her yerinde 19. asır sonrasında başladı. 

Osmanlının, Atlas Okyanusu’ndan Hint Okyanusu’na kadar faaliyet gösteren bir süper güç olduğu malum. Osmanlı, kozmopolit bir başşehre sahip olduğu için, Avrupalı devletlerin haber alamadığı kaynaklardan bile haber alabiliyordu. Sadece istihbari değil, diğer entelektüel gelişmelerden habersiz olmadıkları akademik çalışmalarla ortaya koyulmuş durumda. 

Dünyanın bir köşesinde bir şey yaşandığında, iki üç ay içerisinde haberi Osmanlıya geliyordu. Bunun Avrupa’nın haber merkezi olan Venedik’e gelen enformasyonun hızına yakın olduğunu görüyoruz. Ticaretin kalbi olan İstanbul, tıpkı Roma ve Venedik gibi istihbaratın da merkeziydi.

O yıllarda istihbarat işi yapan kişilere hususi bir eğitim verilmiyordu. Hepsinin başka meslek ve meşgaleleri vardı. Mesela bir pamuk tüccarı casus olabiliyordu. Bir ülkeden getirdiği pamukla birlikte öğrendiği bilgileri de pazarlıyordu. Korsan ve papazlar da ajanlık maksadıyla kullanılıyordu. Ajanların mühim bir kısmı azınlıklardan ve farklı kültürlere temas etmiş kişilerden seçiliyordu. Sonra, casuslar iyi lisan biliyorlardı. Şifre kullanabilmek gibi bazı tekniklere vâkıftılar. Ağızlarının da sıkı olması gerekiyordu fakat benim incelediğim casusların çoğu geveze...

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz