Mahzun On İki Adamız

Prof. Dr. Celamettin Taşkıran 22.09.2020 2941
resim
E

ge kıyılarımız hemen dibinde yer alan Oniki Ada, 400 yıl gibi çok uzun bir zaman Türk hâkimiyeti altında kalmıştır. Adalarda, 1912 İtalyan işgali ve daha sonra 1947’deki Yunan Hâkimiyeti dönemine kadar oldukça önemli sayılabilecek miktarda bir Türk nüfusu bulunmaktaydı.

Diğer Ege adaları gibi Oniki Ada da yapı itibarıyla Anadolu yarım adasının bir devamıdır. Jeolojik ve topoğrafik açıdan Anadolu yarımadası Oniki Ada grubunda da devam ediyor demektir.

Oniki Ada grubu stratejik açıdan da Türkiye için büyük bir önem arz etmektedir. Bu adalar Ege Denizi’nde kuzey-güney istikametindeki deniz yollarını kontrol edebilecek bir konumdadır. Anadolu’nun güney kısmını stratejik açıdan tehdit eden bir durumdadır ve askeri harekatlarda üs olarak kullanılabilirler.

Oniki Ada’ya oluşturan adalardan bir kısmı Türk kara suları içindedir. Anadolu kıyılarında ışıkları görülebilenleri vardır. Oniki Ada’ya Anadolu yarımadasının bir devamı olarak düşünmek gerekir. Bu adalar, Anadolu’ya jeolojik bağlarla bağlıdır ve Anadolu yarımadasının tabii bir uzantısını oluşturmaktadır.

Ayrıca Oniki Ada Türkiye için her zaman, hele hele de günümüzde çok büyük bir stratejik önem taşımaktadır. Özellikle son zamanlarda Türkiye’ye karşı yürütülen dostlukla bağdaşmayan politikalar, bu adaların ilerde muhtemel bir saldırıda hareket üssü olarak kullanabileceği endişesini doğurmaktadır.

Bugün Oniki Ada grubu içinde yer adaların sadece ikisinde Türkler yaşamaktadır. Bunlar Rodos ve İstanköy adalarıdır. Bu iki adada yaşayan Türklerin de çok büyük sıkıntıları vardır. Kendi milli kültürlerini ve kültürel kimliklerini muhafaza ederek geliştirme imknalarından mahrumdurlar. Sayıları gün geçtikçe azalmaktadır.

Rodos Adası’nda 2000 civarında Türk yaşamaktadır. İstanköy Adası’nda ise sadece bir köyde, Germe köyünde yaşayan 850 Türk vardır. Bunlar bir yandan milli kimlik ve kültürlerini yaşatmaya çalışırken, bir yandan da asırlar boyunca Türkler tarafından adalarda meydana getirilen sanat ve kültür eserlerini korumaya çalışmaktadır.

Oniki Ada ismi verilen Osmanlı mirası adalarındaki Türk eserlerinin ihtiyacı olan acil bakım ve onarımlarına izin verilmemektedir. Böylece adalardaki Türk eserleri zamanın tahribatına bırakılmış durumdadır. Osmanlı Türkleri tarafından yaptırılan camiler, medreseler, çeşmeler ve diğer sanat eserleri birer birer yok olmaktadır. Oysa bunlar adaların yakın dönemin tapularıdır. İstenilen, bu ‘’tapu’’ların ortadan kaldırılması ve buralardaki Türk izlerinin hafızalarından silinmesidir. Türkler, bugün bu adalarda bir avuç azınlık haline düşürülmüşlerdir. İşin en acı taraflarından biri de kendilerine azınlık muamelesi bile yapılmamaktadır.

Meis Adası, İstanköy Adası ve Rodos Adası’nda, Türk hakimiyetinde kaldıkları asırlar boyunca önemli sanat eserleri meydana getirilmiştir. Bunların başlıcaları camiler, mescitler, medreseler, çeşmeler, külliyeler, şadırvanlardır. İnsanlık kültürü açısından da korunması gereken bu eserler, maalesef genellikle zamanın tahribatına ve fanatiklerin kasıtlı sabotajlarına maruz bırakılmış durumdadırlar.

 

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz