Kore'de Sis

Orhan Kivenlioğlu 01.06.2013 4259
A
dımını attığından beri, haftalardır cihana parmak ısırtıcı fevkalâde cesaretle, zaferden zafere koşarak destanlar yazışı... Hür insanlık âleminin saflarına katıldıktan sonra, önceden hayal bile edilemeyecek çapta, harbin tesir ve istikametini değiştirişi... Yılmayışı, durmayışı, yorulmayışı... 

Her gün kendisine düşen vazife payını mutlu bir arzu ile yüklenişi... Birleşmiş Milletler Camiasına bağlı diğer askeri birliklerden, darda kalanları hızır misali yetişip kurtarışı... Kuşatma çemberlerini en az zayiatla ve mükemmellik seviyesinde yarışı... 

Zaferlere susmamış edası... Huzurunda şapka çıkarılacak disiplini, birlik ve beraberliği, feragati, fedakârlığı, yardımseverliği her sınıf ve rütbedeki asker ve komutanlarının bir aile his ve şefkati ile birbirlerine olan bağlılıkları... Topyekün hür Korelilerin ve askerlerin gönlünde ve dilinde gözde oluşu...

Ruhları Şad Olsun
 
Bu manzarada, manalandırıcı sıla hasretinin, yanık türkülerle tatlı gurbet tesellileri arayışı... Hiç birisi, Allah'ın kahramanlık için yarattığı Kore Türk Tugayını, yaklaşan ilk dini bayramın namazını birlikte kılmak kadar heyecanlandırmıyordu...

Binlerce kilometre uzaklarda, hür insanlık adına savaşan Mehmetçik; cephelerde şanla dalgalanan Ayyıldızlı Bayrağımızın parlak zaferlerini, bayram sabahı, Allah'ın huzurunda   varılacak secde ile taçlandırmakta kararlıydı..

Bu ara, ordunun ortasına düşecek bombadan beter bir heyecan ve korku vardı... 
 
- Türk Tugayı, Kore'nin en tehlikeli bölgesindedir, etrafı düşmanla çevrilidir. Tugay açık sahada bayram namazı kılarsa, düşman taarruzuna hedef teşkil edecek ve zayiat çok büyük olacaktır... Bayram namazını kılmayınız...

Bu bombaya Türk Tugayı öylesine yalçın bir direniş halinde karşı çıktı ki, başta Amerika olmak üzere hür âlemin Kore'deki askeri birliklerinin tamamında, "Türk Tugayına bir şey olursa, biz perişan oluruz." Endişeleri başladı... 

Rica, ısrar, yalvarırcasına süren manevi baskılar hiç netice vermedi ve Türk Tugayının komutanından erine, abdest alıp, buldukları geniş bir sahaya yürümeye başladıkları an, zerrece bulutu ve rutubeti olmayan semada bir koyu sis tabakası aniden belirdi ve namaz kılınacak sahanın tepesini ve etrafını yıkılmaz bir sur halinde kapladı...

Mehmetçik, inancın en pürüzsüzünü kuşanmış en engin ruh huzuru içinde bayram namazını kıldı... Memnun ve mütevekkil... Ancak Allah'ın huzurunda eğileceğini, Kore'nin harp ikliminde, vardığı secdelerle cihana gösteren Kahraman Türk Askeri, birbirine sarılarak huşu içinde bayramlaşıp kışlasına dönmeye başlarken, binlerce Türk Mehmetçiğini koruma hisarına almış sis, kendiliğinden süzülerek ayrıldı ve gökyüzünde çözülerek kayboldu gitti...

Kore'deki Birleşmiş Milletlerin hür orduları, sisin iniş ve kalkışını yıllarca yazdıkları mektuplarında, Kore'de Türk efsanesi olarak yazıp durdular... Efsaneleştirip anlattılar... Türkün cesaretini de, azmini de, bu sis hadisesini de anlamakta zorluk çekerek...

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz