
öprülü Mehmet Paşa, 85 yaşında savaştan dönüyor ve hastalanıyor. V. Mehmet’i evlâdı gibi seviyor. Hatta son günlerde “ben Padişahımızla görüşmek istiyorum” diyor. Ama gidip konuşacak hali yok. Padişaha gidiyorlar, diyorlar ki, “Padişahım sen buna çok değer veriyorsun, devleti salladı ama yerine oturttu. Mutlaka sana söyleyecekleri varmış”. Osmanlı tarihinde padişahın sadrazamın evine gidip de ondan öğüt aldığı, yok böyle bir şey.
Köprülü Mehmet Paşa, V. Mehmet’e “Padişahım benim ömrüm bitti” diyor, “fakat tecrübelerimin size geçmesini istiyorum.” Dört madde sıralıyor. Bugünkü devlet adamları bu dört maddeyi uygulasalar adam olurlar.
Birincisi şu: “Kadınlara” diyor “kalbinizi sonuna kadar açın, ama devlet işlerine sakın karıştırmayın”.
İkincisi diyor ki: “Devletin başındasınız, etraf düşmanlarla dolu, her an bir düşman size hücum edebilir, içerde de isyan çıkabilir. Bunu kolay önleyebilmeniz için hazinenizin dolu olması lâzım”, yani bugünkü manayla ekonominizin sağlam olması lazım diyor.
Üçüncüsü: “Bu millet padişahını başında görmeye alışmıştır. Padişahların milletin içine çıkmamasından beri devletle milletin arası kopmuştur. Siz zaman zaman halkın içine girin, savaşlara iştirak edin. O zaman milletle devlet bir araya gelir ve gücünüz üç misli artar” diyor.
Dördüncü tavsiyesi: “Benim oğlum Fazıl Ahmet Paşa medreseden mezun, fakat ben onu çok iyi yetiştirdim” diyor. “O bir mükemmel devlet adamıdır. Tahkik edin, araştırın, eğer münasip görürseniz gelin onu sadrazam yapın” diyor. Osmanlıların en büyük sadrazamlarından biridir Fazıl Ahmet Paşa ve en uzun süre iktidarda kalan birisidir. Bunları, bugünün ölçülerine göre, devlet adamınıza kabul ettirebilirseniz mesele hallolur.