İran'da Türkçe

Meryem Aybüke Sinan 21.03.2024 584
İ
ran sosyolojik manada kaynayan bir ülke.

İran demografisi homojen bir ülke değil. Ülke nüfusunun yarısına yakını Türk soylu topluluklardan meydana geliyor. İran, Türk nüfusun sayısını verme noktasında da ketum bir görüntü içinde ve Güney Azerbaycan Türklerini ısrarla “Azeri” olarak tanımlıyor.
 
“Azeri” kelimesi işlerine geliyor zira “Azeri” Pehlevicenin orta kolu olarak düşünülüyor. Yani onlara göre Azeri, Farisi kökenli bir topluluk ve asla Türk değil!
 
Azerbaycan Türkleri ise bu ifadeyi şiddetle reddediyor.
 
Güney Azerbaycan Türkleri kendilerini “Türk” olarak kabul ediyor hakikaten tarihî ve sosyolojik gerçekler de bunu tasdik ediyor. Ülke nüfusunun yarıya yakını başta Azerbaycan Türkleri olmak üzere, Türkmen, Kaçar, Kaşkay, Avşar, Kazak, Karapapak ve Halaç Türklerinden meydana geliyor.  

İran’daki Türk topluluklarının çok farklı sıkıntıları var ve en başta da asimilasyon geliyor. İran’daki Türk soylu topluluklara karşı yürütülen asimilasyon çalışmaları yeni değil aslında. Bu baskılar rejim öncesindeki Şah Rıza Pehlevi devresi dâhil, Pehlevi hanedanlığının önceki yıllarına kadar uzanıyor.
 
Azerbaycan Türkleri, uzun yıllar siyasi manada devlette temsilci bulundurup devlet idaresinde yer almaları sebebiyle Türk topluluklarına nazaran daha iyi bir saha bulsalar da kendilerine ait okulları yok mesela!
 
İran’da Türkçe eğitim yapmak yasak!
 
Türkçenin yasak olduğu ülkede bahsi geçen topluluklar her türlü zorbalık ve engellemelere rağmen ısrarla kültür ve dilini korumaya devam ediyor.
 
Türklerin etnik unsur olarak bu ülkenin ana topluluklarından birisi olması, geçmişinde bu ülkeyi idare eden hanedanların da Türk olması dahi Mollaları yumuşatmıyor zira korkuları çok büyük! Bazen meydanları, bazen stadyumları, bazen edebî metinleri dolduran talepleri duymuyor, anlamıyor ve görmezden geliyorlar.  
 
En enteresan, en manasız ve en korkunç olanı nedir biliyor musunuz?
 
İran’da Ermenilerin okulları var ve bu okullarda “Ermenice” eğitim yapılıyor! Yani ülkede Farsça ve Ermenice dışında herhangi bir dille eğitim yapmak yasak! Ülke nüfusunun yarısını meydana getiren Türkler kendi dillerinde “Türkçe” eğitim yapamıyorlar.  
 
Bu husus on yıllardır bilhassa Azerbaycan Türklerinin haklı tepkisini çekiyor. Geçtiğimiz günlerde oynanan futbol müsabakasında karşı karşıya gelen ünlü Türk futbol takımları Şams Azar ile Traktör sahaya inince tribünlerde bu takımlardan ziyade Türkçe eğitim veren medreselerin kurulması yönünde tezahüratlar yapıldı. En bilindik ve en tanındık ortak tezahürat ise şuydu: Türk dilinde medrese, olmalıdır herkese!
 
Bu ifade, hiç kuşkusuz bir milletin önlenemez millî şuurunun uyanmasıdır ve bu saatten sonra geriye dönüşü de yoktur. İran’daki Türkler Türkçe eğitim veren okulların kurulmasını haykırıyor. Aslında dünyadaki bütün Türkler şu soruyu kendilerine sormalıdır: Ermenilere kendi dillerinde eğitim var da Türklere niye yok?..
 
Gerek Traktör gerekse de Şams Azar taraftarları aynı haklı noktada bu gerçeği haykırıyorlarsa bütün Türk milleti bu haklı haykırışa destek olmalıdır. Bu taraftarlar zaten duygularını bir de şöyle haykırıyorlar: “Bakü, Tebriz, Ankara/Biz hara, Farslar hara? 

Güney Azerbaycan Türklerinin en büyük şairi Muhammed Hüseyin Şehriyar “Türk’ün Dili” adlı şiirinde bakınız ne diyor:
 
“Türk’ün dili tek sevgili, istekli dil olmaz
Özge dile qatsan, bu esil dil, esil olmaz
 
Öz şe’rini Farsa-Areba qatmasa şair
Şe’ri oxuyanlar, eşidənlər, kesil olmaz
 
Fars şairi çok sözlerini bizden aparmış
“Sabir” kimi bir süfreli şair, pexil olmaz”
.....
 
Kesil: Tembel
Pexil: Kıskanç
Aparmak: Almak, çalmak
Özge: El, yabancı
Süfre: Azık
Esil: Asil





İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz