Irak’taki Yetimlerimiz

Ahmet Kabaklı 19.06.2014 3427

Y
etimlerimiz Bosna'da, Kosova'da, Batı Trakya'da: Irak'ta, Nahcivan'da, Kıbrıs'ta yetimlerimiz. Bunlar, Osmanlı İmparatorluğu "med" halindeyken, dünyayı kaplayan fakat sonunda "cezîr" haline (med-cezîr: gel-git) düşerken, oralarda bıraktığımız kardeşlerimizdir.

Bugün artık engeller kalkmış gibidir. Oralara gidemez-sek bile ziyaret, seyahat, ticaret, kültür alışverişleri yaparak, onlarla kaynaşmamız, her zaman mümkündür.

İşte, bu geleceği görenler, ümitleri kökünden kazımak için, Irak'ta, Abhazya'da, Karabağ'da, Sırbistan'da bıraktığımız yetimleri hepten yok etmek için, Supları, Taşnakları, Yunanlıları ve başka canavarları üstümüze saldırtıyorlar.

Bugün Kafkas'lar, Balkanlar, Ege, Akdeniz, Güneydoğu ve her yanımızda, hepten başlatılan Türk-Müslüman katliâmının sebebi budur.

21 Eylül günü, "Türkiye" takviminde, 23.3.1991 tarihli bir yazımı görünce, hoşlandım ve şuna dikkat ettim:

Meğer teşhisi, 15 yıl önce koymuş ve birçok kez yazmışım. Türkiye Irak'a dostça yaklaşmalıdır fakat ne yaptığını bilerek yaklaşmalıdır. Asla ABD'nin, falan filanın çıkarları ve Çekiç Güç'ün arzuları doğrultusunda değil, fakat yurd içinde ve dışında, millî çıkarlarımızı kurtaracak Türk-Kürt-İslâm kardeşliği açısından yaklaşmalıdır. Kuzey Irak çatısındaki Türk varlığının, hem Kürd'ü, hem Arab'ı, hem Şiî'yi, hem de Hristiyan unsurları koruyacağı şuuru ile yaklaşmalıdır. Osmanlı babamızın Musul'daki durumu gibi tıpkı...

Önce adı geçen yazımın hatıra bölümünü size sunayım:

Bundan 15 sene önce bir münasebetle Bağdat'a çağrılmıştık. İki arkadaşla, bir gün 'sabah namazı'nı müteakip, bekleyen bir arabaya binip, Albay Abdullah Abdurrahman'ın evine gittik. Yanında, o zamanki “Türkmen Kardaşlık” hareketinin beyni olan Dr. Necdet Koçak vardı...

Biz, İstanbul'dan iki gazeteci, bir profesör, 'onlar da Kerkük'ten üç kişi, Türkiye-Irak, Türk Dünyası genişliğince sohbet eyledik.

İlk ve son görüşmemizmiş. Saddam, esasen peşinde dolaştığı bu yiğit insanları, 1980'de astırdı. O gün, Abdullah albayın evinde konuşulanlardan, yalnızca iki cümleyi vurgulayayım.

Albay:

- Hele Türk bayrağı, şu Zaho'dan bir görünüversin... Vallahi... Kerkük Musul, hattâ Bağdat halkının yüzde sekseni, ya kendilerinin ya ana baba, dedelerinin Türk olduğunu hatırlayacaklar. Sandıklarından Osmanlı beratları çıkacak. Rahmetli Doktor da şunu ekledi:

- O zaman, asıl bizim Kürt kardeşler çok sevinecekler. Çünkü, Türkiye'deki Kürt'lerin her türlü mevkie gelmesindeki ayrımsızlık, okuma, seyahat, yerleşme, ticaret hürriyeti ve her türlü rahatlıklarını işittikçe nasıl imrendiklerini biliyorum.

- Ah! Allah'ım, bizi de bir gün Türk idaresine kavuşturacak mısın? diye, dua ediyorlar.

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz