Irak Türkmenleri

Erşat Hürmüzlü 23.11.2012 4223

T
ürkmenler, Irak genel nüfusunun yüzde onunu teşkil etmektedir. 1957'de yapılan ve 1959 yılında açıklanan genel sayıma göre nüfusları, 567.000 idi.

Irak'taki iktidarlar çeşitli yöntemlerle, Türkmenlerin gerçek nüfusunu her zaman saklamışlardır. Bu sayımlarda Türkmenlerin etnik yapısını medeni olmayan yollarla değiştirmeye yönelmişlerdir.

Türkmen toplumunun sürekli nüfus artışı karşısında, bütün bu oyunların sonuçsuz kaldığını gören Yönetim, Türkmenleri çeşitli siyasi dönemlerde göçe zorlamış ve uyguladığı baskılarla asıl yerleşim yerlerinden uzaklaştırmıştır. Nüfus artışlarının oranı göz önüne alındığında; Irak Türkmenlerinin nüfusu iki milyonun üstündedir.

Tarım ve ticaretle uğraşan Türkmenler, Telafer'den başlayarak kuzeybatıdan Musul, Sanlı ve Şebek aşiretlerinin yerleştiği onlarca köyden sonra, Erbil şehri, Altunköprü, Karatepe nahiyeleri, Mendeli ilçesi, Kızlarbat, Şehraban, Celavla ve Bayat aşiretinin yaşadığı bir çok köyde bulunmaktadırlar.

Türkmenler, Irak'ın eski ve yeni tarihinde siyasi alanda faliyet göstermişlerdir. Kerkük'lü İzzet Paşa,  Abdurrahman El-Nakip tarafından 25 Ekim 1920'de kurulan  ilk geçici hükümette Sağlık ve Maarif, 29 Ocak 1921'de Bayındırlık Bakanı oldu.

1921'de Irak'ın ilk anayasası Arapça, Kürtçe ve Türkçe olarak basıldı. 1933'de yapılan değişikliklerle Arapça, ülkenin resmi dili sayıldı. Özel kanun hükümleri gözönüne alınarak 74 No'lu karara göre 1931'de Kerkük, Erbil gibi çoğunluğu Türkmen olan bölgelerin mahkeme ve okullarında Türkçe konuşulması karara bağlandı.

Ellili yıllarda Hükümet, eğitim müdürlüklerinden eğitim ve ders açıklamalarının yapılmamasını istemiştir. 24 Ocak 1970'de çıkarılan bir kararla ilkokullarda eğitimin Türkmence yapılması karara bağlandı. Ancak bir yıl sonra bu karar iptal edildi ve Türkçe eğitim yasaklandı.

Kerkük halkı, tarihin çeşitli dönemlerinde katliam ve baskılara uğradı. 4 Mayıs 1924, 1926, 1941 yıllarında bir çok öğretmen ve aydın tutuklandı yahut sürgüne gönderildi. 14 Temmuz 1959 katliamı, tarih boyunca Türkmenlerin uğradığı en vahşi kanlı kıyımdı. Bu kıyımda bir çok Türkmen soykırım uygulamasının kurbanı olarak öldürüldü.

1970'te Irak Devrim Komuta Konseyi tarafından çıkarılan karar gereği ilkokullarda Türkmence okutulacak, Milli Eğitim bünyesinde Türkmen Araştırma Müdürlüğü kurulacak, Irak Edebiyatçılar Birliği Türkmen yazar ve şairlerine ait eserleri bastıracak ve Tanıtma Bakanlığına bağlı Türkmen Kültür Müdürlüğü kurulacaktı. Ancak gerçekleşen, tam bunların tersi olmuştur.

 Kerkük'te, yüzde doksan okulun Türkmence eğitim yapması, iktidarı bu kararı geçersiz kılma çarelerini aramaya yöneltti. Okulları kapatan hükümete karşı, aydın kesim ve öğrenciler ayaklandı. Böylece Kerkük ve diğer Türkmen şehirlerinde Ekim 1971'de boykot karan alındı. Bunu fırsat bilen rejim, çok sayıda öğrenci ve öğrencileri destekleyen öğretmenler sendikası üyelerini tutukladı.

Kerkük Televizyonu'ndaki Türkmence programlar asgariye indirildi. Yönetim, bütün bunlarla yetinmeyerek asırlardan beri varolan başta Kerkük'ün adını "el-Tamim" olarak ve bir çok Türkmen kasaba ve köy adlarını da değiştirdi. Şubat 1959'da kurulan Türkmence radyo bölümüne yarı aydın olan yandaşlarını yerleştirdi.

Yetmişli, Seksenli ve Doksanlı yıllarda çok sayıda Türkmen genç ve aydın, yargısız tutuklandı, işkence gördü ve idam edildi. Aydın kesimden birçoğu, artan zulüm ve kıyım karşısında ev ve mallarını terk ederek başka ülkelere sığınmak zorunda bırakıldılar.


 

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz