Irak Türk Edebiyatında Erbil

Erşet Hürmüzlü 24.09.2017 3376

E
rbil, Kerkük şehrinin 96 km kuzeyindedir. 1950 yılından önce Erbil merkezinin nüfusunun çoğunu Türkler teşkil ediyordu. Erbil’de pek çok alim, edebiyatçı, şair ve devlet adamı yetişmiştir.

Irak Türkleri edebiyatında yurt sevgisi, Türklerle meskûn bölgelere bağlılık göstermek, onlara hitap etmek suretiyle tecelli eder.

Irak Türklerinin büyük şairlerinden olan Reşit Akif Hürmüzlü, Erbil'in acıklı durumunu gözönünde tutarak ona hitaben yazdığı manzumesinde Erbil'i güzel tavsif etmiştir:

Ey aslı ulu, nesli necip, sevgili Erbil
Beş bin senedir hür yaşamış bilgili Erbil

Mısralarıyla başlayan bu manzumede Erbil'in tarihî değeri, şanlı mazisi, büyük bir yer almaktadır:

Ey kalesi bir burc-i zafer, çölleri cennet

İskenderi, Daraları teshir eden Erbil

Mazileri parlak, şerefi yüksek olan yurt

Tarihi bütün şanla şerefle geçen Erbil



Ey bildiğini, ilmini, dünyaye tanıtmış

Ey herkese dost, milletleri kardeş bilen Erbil

 Şair, Erbil'in yetiştirdiği kıymetli kimselere işaret etmiş, Erbil şehrinin eskiden Türk kültürü üzerindeki büyük tesirinden bahsetmiştir:

Şiirin, edebin mavtınısın işte Garibî
Şiiriyle bütün ülkeyi nurlandıran Erbil

 Ustadi sehi "Yakup ağa" şiir ile meşhur
"Razzak ağa"ya mulhim-i eş-ar olan Erbil

 Bütün bu kıymetleri hatırlattıktan sonra şair, Erbil şehrinin bugünkü durumunu, şehrin Türklüğünü imha etmek için yapılan teşebbüsleri açığa vurarak, bunu edebî bir tarzla kaleme alıyor:

Zengin lügatin her tarafa nur saçıyorken
Birden bire inkârine de yeltenen Erbil

Tarih sana bir safha-i nur açmış iken sen
Yüz dönderiyorsun, bizi inkâr eden Erbil

Ve Erbil'in eskiden beri bir Türk diyarı olduğunu söylüyor:

Selçukların ahfadısın ey himmeti âli
İnsanlığa hizmetle, atılan, parlayan Erbil

Haktır seni tan etse, itap eylese yaran
Gonca gibi aslın unutup sormayan Erbil

Bir taki zaferdir duruyor kabr-i Muzaffer*
Nisyanda bırakma O "Emir"i uyan Erbil

Gel ver elini, birleşelim, kardeşinim ben
Mihnet günü bizden size gelmez ziyan Erbil

Hür yaşamışsın daim, bunu ecdadına sor
Ey kanı temiz, kendisini er bilen Erbil

*Erbil Atabegliğinin meşhur Türk hükümdarı Muzafferüddîn Kökböri. Muzafferüddîn Kökböri Erbil’de kültür ve imar faaliyetlerinin yanısıra, sosyal yardım müesseseleri kurdu. Camiler, hankâhlar, medreseler ve hastaneler yaptırdı ve bunların masrafını karşılamak için vakıflar tahsis etti. Erbil surlarını tamir ettirdi. Çarşılar yaptırıp sokakları düzelttirerek, Erbil’i büyük bir şehir haline getirdi. Bir kültür ve sanat merkezi olan Erbil’de her yıl Resulullah Efendimizin doğum günü muhteşem merasimle kutlanırdı. Dört bir taraftan gelen âlimler, insanlara vaaz ve nasihat eder, mevlüt merasimlerine ayrı bir verirlerdi.

Kökböri haçlılarla bizzat savaşmasının yanında esir müslümanlarıda fidyesini vererek kurtarırdı yaptırdığı hastaneyi haftada 2 kere ziyaret eder hastaların muhtaç akrabalarına yiyecek gönderirdi. Bir dul hanımlar evi ile yetimhane yaptırdı. Annesiz süt çocuklarına süt anneleri tuttu.

Mavtın: vatan.
İtap: azarlama.
Tan: ayıplama, kınama.
Mulhim-i eş-ar: en güzel şiirleri ilham ettiren.

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz