Hıristiyan Aleminde Türk Hilalleri

Dr.Mehmet Can 26.09.2012 7167

Fordingbridge:

İ
ngiltere’nin Hamphire bölgesinde orman içerisinde bir kasaba. Yıl 1868. kasaba halkı ilk defa bir futbol takımı kuruyor; ancak bu takıma bir isim gerekmekte. Aynı tarihlerde Gazi Osman Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu Plevne’de yaptığı muhteşem savunma dilden dile dolaşmaktadır.  Plevne savunması dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Fordingbridge kasabasında da merak ve heyecanla takip edilmektedir. Fordingbridge futbol takımının rakipleri arasında ortaya koyduğu savunma ağırlıklı futbol, Osmanlı Ordusunun dünya tarihine geçen “Plevne Savunması”na benzetildiği için taraftarlar takımlarına “ Come On Turks” (haydi Türkler) ve “ Live long Turks” ( çok yaşayın Türkler) tezahuratları ile destek verince takımın adı da kendiliğinden ortaya çıkıyor…. Bütün futbolcuları İngiliz olan takımın adı da “Fordingbridge Turks” oluyor.

Türklerden habersiz Türk adını alan ve “Türk bayrağını” takımının adı yapan 142 yıllık “Fordingbridge Turks” kulübü her yıl kuruluş yıl dönümünü törenlerle kutluyor. Ay- yıldızlı Türk bayrağı bu İngiliz kasabasında elden ele dolaşıyor. Ve her hafta sonu yapılan maçlarda taraftarlar yine 142 yıl öncesindeki gibi “ Haydi Türkler”, “ Savulun Türkler geliyor” tezahuratı ile takımlarına destek vermeye devam ediyor.

Faymonville: 

Belçika’nın Almanya sınırına yakın Arden dağları civarında Valonya bölgesinde bir köy... Dağ yolu ile bu köye giderken yol ağzında üç bayrak görülüyor: Belçika, Valonya ve Türk bayrakları…

Köyün merkezinde bir kütüphane var. Kütüphane girişindeki mermer plaka üzerinde de Türk bayrağı mevcut. Bu köyde Türklere özel bir ilgi var. Köyün halkı aslında Türk olmadıkları halde asırlardır kendilerini “Türk” kabul edip, Türkler gibi giyiniyor, Türkler gibi yaşıyorlar. Hatta kurdukları futbol takımlarının adları bile Türk. Peki bu aidiyet duygusunun sebebi ne? Rivayete göre bu köyün sakinleri 17. ve 18. asırlarda Türklere karşı toplanan haçlı ordusuna asker vermeyi kabul etmemişler. Bunun üzerine çevredekiler onları “Türklerin dostu ve Hıristiyanların düşmanı” olarak bellemişler. Hoş, köylüler bu benzetmeden hiç de kocunmamış.

II. Dünya Savaşı yıllarında Belçika’da Nazi orduları her yeri yağmalarken Türk bayrağını ve ay yıldızlı amblemleri gördükleri bu köye hiç dokunmadan geçip gitmişler. Bu köyde her sene yapılan festivallerde köylüler, Türk bayraklar ve elbiseleri törenlere iştirak ediyorlar. 

Drogheda:

İrlanda’nın bir liman şehri. Yıl 1845. İrlanda da patates mildiyösü hastalığı büyük bir salgın yapıyor. Ülkenin en önemli gıdası olan patates üretimi sıfıra düşüyor. Bir milyon kişi açlıktan ölüyor. İki milyon kişi ülkeden göç ediyor. Dönemin Osmanlı Padişahı Abdülmecid Han, bin Sterlin para ve beş gemi dolusu gıdayı İrlanda’ya gönderiyor. İngilizler gemileri Dublin limanına sokmuyor. Bunun üzerene gemiler yüklerini Drogheda limanına boşaltıyor. Bu sebeple Osmanlı’ya duyulan şükranın bir ifadesi olarak şehrin sembolü ay- yıldız oluyor.  İrlanda halkı eşine az rastlanan bu cömertliği asla unutmuyor ve bunun sonucunda Türk bayrağındaki hilal ve yıldız Drogheda futbol takımının da amblemi oluyor.

Moena:

İtalya’nın Manzori dağları eteğinde bir köy... “ la turchia” olarak biliniyor. Moena köylüleri Türkçe bilmiyor. Fakat kendilerini Türk olarak tanıtıyorlar. Bu köyün hikayesi de şöyle:

II. Viyana kuşatması sonrası bir Osmanlı askeri İtalya’da bu köye sığınır. Ölmek üzere olan bu yeniçeri askeri köylüler tarafından tedavi edilir. İyileşince de köyden bir kız ile evlenir. Kasaba halkının “İl Turco”  adını verdiği asker o dönem dükalığının halktan istediği haksız vergilere karşı köyü ayaklandırır ve korur. Kendini ve Türk adetlerini bu yörenin insanlarına öyle sevdirir ki ölümünden sonra dahi bu Türk gelenekleri yaşatılır.  Halk ararsında kahraman ilan edilen Yeniçeri askerinin büstünün de bulunduğu Moena’ya “la turchia” adını verir.

Bir Türk’e inanan ve asırlarca bunu koruyan Moenalılar, “ Moena’daki bizim Türkiyemizde doğduk” diyorlar. Hiçbiri Türkiye’ye gelmemiş. Sokaklarında İtalyan değil, Türk bayrakları dalgalanıyor. Her yıl Ağustos ayının ilk günü düzenlenen festivalde belediye başkanı dahil herkes Türk gibi giyiniyor, yeniçeri kıyafetli askerler ortalıkta dolaşıyor. Festivalde, topluluğun en yaşlısı “sultan” oluyor. “İl Turcihia”yı temsil ediyor. Yeniçeri askerinin büstünün de bulunduğu meydanda festival iki gün devam ediyor.

Portsmouth:

Araştırmacı-Yazar Oktan Keleş, İngiltere’nin Osmanlı devletinin son dönemlerinde kültürel ve sportif faaliyetleri bahane ederek istihbarat çalışması yaptığını, dönemin padişahı 2. Abdülhamid Han’ın da buna karşılık aynı yöntemle istihbarat çalışmaları için İngiltere Premier Lig’de bugün mücadele eden Portsmouth Kulübü’nü kurdurduğunu; Portsmouth Kulübü’nün bu yönünün bugüne kadar deşifre olmadığını belirterek, “Portsmouth Kulübü’nden Osmanlı yeterince faydalanmıştır. İngiltere bu ilişkiyi biz açıklayana kadar asla çözememiştir. Burada istihbarat sadece kulüp ile sınırlı değil, transferlerde de devam etmiştir” diyor. Keleş ayrıca Portsmouth Ay-Yıldızlı ambleminin aynısının Abdulhamid Han’ın  türbesinin duvarlarında bulunduğunu ifade ediyor.


İspanya:

İspanya’nın güney-doğusundaki Sax kasabasında 1920 yılında kurulan, kendilerine ‘Türkler’  (Los Turcos) ismini koyan ve zamanla büyüyen grup, yeniçeri elbiseli bir çikolata ambalajı ve bir kitapta gördükleri Osmanlı döneminin kıyafetlerinden esinlenip kostümler giyerek fes ve pelerinli kostümler yapmış. 

800’e yakın üyesi olan ‘Türkler’ grubu, Saxlıların Türkçe öğrenmeye başlamasına da vesile oldu.

Türkiye’nin Madrid Büyükelçiliği tarafından 2007 yılında, tesadüfen tanınan Sax ve ‘Türkler’ grubu, bu yıl da bir Türk Büyükelçiyi misafir etti. Geçen yaz Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi olarak tayin olan Ayşe Sinirlioğlu, ilk defa gördüğü festivalden çok etkilendiğini belirtip, gösterilen misafirperverlik için Saxlılara teşekkür etti. 

 


 

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz