Pîrî Reis tekniği hâlâ bir muamma

Ünlü Türk denizcisi Pîrî Reis (öl. 1554), şimdi de bilgisayarcıların gündeminde. Macintosh için yazılmış "Earth-Plot" adlı programda yer alan dünya haritası ile Pîrî Reis'in 483 yıl önce çizdiği dünya haritasının karşılaştırılması sonucu, yine şaşırtıcı noktalar ve cevabı verilemeyen sorular ortaya çıktı.
"Earth-Plot" programındaki dünya haritası, bir küre üzerine denizler, karalar ve adalar işaretlendikten sonra, karşıdan bakıldığında ne görülüyorsa onu çizme esasına dayalı. Yapılan çizime, şematik olarak enlem ve boylam çizgileri eklenmiş.
Mimar Ahmet Sönmez ve inşaat mühendisi Tahir Dengiz, işte bu iki haritayı mukayese ederek, harita mühendisleri ve uzman gemicilere şu soruları yöneltiyorlar:
"1- Pîrî Reis haritası, nasıl oluyor da, aynı çağlarda gravür tekniği ile çizilmiş düzlem haritalar gibi değil de, "uydu fotoğrafı" gibi küresel bir ifade ile çizilmiş?
2- Pîrî Reis haritasında gördüğümüz ve sağ alt köşeden itibaren 1,2,3,4,5 diye işaretlediğimiz noktalar, nasıl oluyor da dünya çevresinde "dairesel yörünge" benzeri bir geometriye sahip? Veya bu noktalarda herhangi bir ada olmadığına göre, Pîrî Reis, aynı yörünge üzerinde yer alan bu noktaları hangi amaçla, neden, nasıl işaretlemiş?
3- Günümüz dünyasında yaşayan, çağdaş jeodezi ve gemicilik konularında eğitim görmüş, tecrübe kazanmış harita mühendisleri ve gemiciler! Sizlere 10 adet ahşap yelkenli gemi versek, 10 yıl süre tanısak, her gemiye birer adet pusula, usturlab, sekstant, dürbün, yeteri kadar kalem-kâğıt, pardon mürekkepli kamış kalem ve ceylan derisi versek, acaba Atlantik Okyanusu'nu ve çevresindeki kara parçalarını ihtiva eden, Kuzey Amerika'dan Antarktika'ya, Afrika'dan İspanya'ya uzanan ayrıntılı bir dünya haritası yapabilir misiniz? Bu haritayı küresel fotoğraf gibi yeniden yorumlamak ve çizmek şartı ile..."
Bu üç soruya da, bırakın haritacılık ve gemicilik sahasında bilgi sahibi olanları, değme uzmanların bile doyurucu cevaplar vermeleri mümkün değil.
Diğer Meçhuller
Pîrî Reis'in, 1513 yılında o haritayı ve 1528 yılında daha mükemmelini nasıl çizebildiğini hâlâ hiç kimse bilmiyor. O yüzyılın bilgileri ve tekniği ile, 20. yüzyılın ilk yansına kadar uzanan haritacılığı nasıl gölgede bırakabilmiş, meçhul, Bahsimizi, bu muammalardan bir özet sunarak noktalayalım:
-Pîrî Reis kıtaları, kıyıları, adaları, dağ sıralarını, ovaları, nehirleri son derece doğru çizmiştir. Öyle ki, bu doğruluk, ancak uydulardan çekilen fotoğraflarla anlaşılmıştır.
-Haritalarda gösterilen Antarktika dağları 1952 yılına kadar bilinmiyordu. Bu tarihte, ancak ses yansıtıcı araçlarla keşfedilmişlerdir.
-Grönland'ın tek bir ada olduğu sanılırken, Pîrî Reis, onu üç ada halinde göstermiştir. Ve uydulardan çekilen fotoğraflar, Grönland'ın gerçekten üç adadan meydana geldiğini ortaya koymuştur.
-Dünyaya uzaydan bakıldığında, aşağılara doğru gelen kıtalarda bir büzülme görülür. Pîrî Reis'in haritalarında da aynı özellik vardır.
Günümüzde ancak uydular vasıtasıyla doğru dürüst bir dünya haritası çizmek mümkün olmuşken, Pîrî Reis, hem de XVI. yüzyılın ilk çeyreğinde bunu nasıl başarabilmiştir? Yazar Erich von Daniken, meseleyi izah edemeyince şöyle demektedir:
"Haritaların çizildiği çağlarda, uzay gemileri ve uydular olmadığından, hangi usullerle ve nasıl bu kadar doğru çizildiğini açıklayamamaktayız. Düşünce sınırlarımızı aştığı ve mantık kurallarına uymadığı için cevap veremiyoruz. Veya bütün cesaretimizi toplayarak, haritaların, bir uzay gemisinden çekilen fotoğrafların aracılığı ile çizildiğini ileri süreceğiz."
Amerika, Kolomb’dan Önce Biliniyordu
Tarih kitaplarında ve ansiklopedilerde, Amerika kıtasının 1492 yılında Kristof Kolomb tarafından keşfedildiği yazılır. Halbuki Türkler, ondan çeyrek asır önce, Amerika'nın mevcudiyetini biliyorlardı.
Bu gerçek, Piri Reis'in "Kitâb-ı Bahriye" adlı eserinde kaydedilmiş ve Amerika'nın Hicrî
870 (Milâdî 1465-66) yılında bulunduğu belirtilmiştir. Nitekim, Kanunî Sultan Süleyman'a sunulan eserde
şu mısralar yer almaktadır:
| Lodos üstünde bulundu o diyar Septe'den dört bin mil öte uzar Hangi tarihte bulundu işbu yer Anlatayım, tarihçiler bak ne der: Tarih-i hicret bu idi o zaman Tâ sekiz yüz yetmiş idi tam o an İşbu tarihte bulundu o zemin İsmine ANTİLYE dediler hemin. |