Halep'de Rusça!...

Meryem Aybike Sinan 09.11.2020 1713
resim
Ö
nceki gün okuduğum haber açıkçası beni derinden üzdü. Rusya’nın ünlü gazetesi İzvestiya’nın haberine göre Suriye’de ve özellikle Halep’te anaokullarında Rusça, müfredata dâhil edilmiş ve Suriyeli çocuklara Rusça öğretilmeye başlanmış!

Bu haberi okuyunca açıkçası yüreğime ağır bir sızı girdi. Gerçekten çok üzüldüm öyle ki tarihim adına üzüldüm, milletim adına üzüldüm, geleceğim adına üzüldüm ve hatta Arap dünyası adına da üzüldüm… Asırlarca yönettiğimiz topraklarda bir kelime Türkçe öğretmediğimiz veya öğretemediğimiz Orta Doğu halkı, bugün güle isteye, kendilerini sömürmeye gelen Rusya’yı daha fazla mutlu bahtiyar etmek için anaokullarında yabancı dil olarak Rusçayı öğretme kararı almışlar veya almak mecburiyetinde kalmışlar! Türkiye, bu coğrafyada bir okulda Türkçe okutulsun deseydi bütün dünya ayağa kalkar ve “Türkler, Arapları asimile ediyor!” der, kıyameti koparırlardı.

Farkında mısınız bilmiyorum? Rusya, işgal ettiği bütün topraklarda son yıllarda Rusçayı “anaokulu” mesabesine kadar indirdi. Geçen yıl da Tataristan, Dağıstan, Çuvaşistan, Yakutistan, Başkurdistan, Kırım, Balkar, Hakas, Altay ve Tuva Özerk Cumhuriyetlerinde ve otonom bölgelerde anaokullarındaki Türk çocuklarına Rusça eğitim alma mecburiyetini getirilmişti ki bu gelişme insan haklarına aykırı bir uygulama olmasına rağmen dünya susmuş ve görmezden gelmişti. 

Suriye’ye iyice yerleşen Rusya, askerî anlamda yerleşkelerini kurduktan sonra görülüyor ki sömürü faaliyetine de başlamış. Bugün dilini, kültürünü, dayatan Rusya, katil Esad’a bakalım daha ne gibi sürprizler yapacak! Ancak, bu gelişme üzerinde bizim de kafamızı iki elimiz arasına alıp derin derin düşünmemiz icap eder kanaatindeyim. Milyonlarca Suriyelinin cefasını biz çekerken sefasını çeken Rusya’nın bu kazançlarını nasıl elde ettiğini iyi analiz etmemizde ve türlü dersler çıkarmamızda fayda vardır.

Tarih boyunca er meydanlarında bileğimizin hakkıyla galip gelen talihimiz, iş diplomasiye, masaya gelince bizden yüz çevirdi hep! Belki de asaletimizden, irfanımızdan, insanlığımızdan hiçbir millete baskı yapmadık, onları kültür ve medeniyet unsurlarıyla sınamadık, hor ve hakir görmedik!

Cezayir asırlarca bizdeydi, Türkçe öğrenmedi, 132 yıl Fransız işgalinde kaldı bütün halk silme Fransızca öğrendi! Türk hanedanlar Türk tebaayla birlikte asırlarca Hindistan’ı yönetti, çeşitli devletler kurdu, tek kelime Türkçe öğretemedi, İngilizler gitti iki asırda hepsine İngiliz dili ve kültürünü öğretti!

Biz asırlarca Osmanlı, Kırım, Kazan ve Altın Orda devletleri ve yüzlerce beylik ile devasa Türk devletlerini bir araya getiremediğimiz gibi dilimizi ve alfabemizi de bir araya getiremedik! Rusya geldi, iki, üç asırda işgal ettiği büyük Türk coğrafyasında yaşayan bütün ahaliye, kundaktaki bebeğe kadar Rusça öğretti! Sadece öğretmekle de kalmadı, öyle bir akıl yürüttü ki bu büyük milleti yüzlerce parçaya ayırdı ve her coğrafyaya yeni adlar taktı, onlara kendilerini bile unutturdu!

Açıkçası biz bu kabil mevzuları basit buluyor, yeterince konuya eğilmiyor ve burun kıvırıyoruz. Oysa insanların ruh ve duygu dünyalarına sirayet edemiyorsanız ve o topluluklara kendinizi anlatamıyorsanız destek bulamazsınız. Dil bu anlamda çok önemli bir araçtır.

Biz bugün kendi kardeş ülkelerimizle anlaşamıyoruz zira dil problemimiz var. Bu basit problemi aşmak için bile yeterince mesafe alabilmiş değiliz. Oysa her türlü imkân ve şerait mevcut. Olmayan şey ise bu konuya olan duyarlılığımız ve ilgimiz. Rusya’nın Halep çıkışı bize bir şey anlatmıyor mu? Ve bu gelişmeler bizlere hâlâ bir fikir vermiyor mu?

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz