Güzelliklerimiz

Remzi Oğuz Arık 04.04.2014 3653
G
 

üzelliğin, güzelliklerimizin fethine koşanlara diyoruz ki:  Türkiye’yi gezin ilkin en yakın yerlerimizden başlayarak Türkiye’nin dört bucağını gönlünüze kazıyın! Vatan Havada gezen bir hülya değildir. Vatan aşk gibi, kale gibi bir realitedir, bir hakikatdir.

Milliyetçiyim diyen gençler! Vatan hakikatını elinde tut, ayağınla, gözlerinle tanı...

Gez, haydi, gez! Güzelliklerimizin fethi için; yekpare bir millet kültürünü bulmak için!

Vaktiyle dünyanın en gaileli en gaile veren devleti haline gelmemiz için, taa "Orta Asya"dan başlayıp "Anadolu"nun dört köşesine uzanıp giden bir emekleme, bir heceleme devri geçirdik. Her derebeylik toprağında Türk siyaseti, Türk idareciliği yeniden bilene biline, ebedileşen kudretini kazandı.

"Türk Sanatı"da böyledir. Onunda şaheserlerini vermesi son noktaya ermesi için "Anadolu"nun dört bucağında "Tavaifi mülûk" devri yaşaması lazım geldi. Bu devre eserlerin kıymeti; onların bir taraftan Türkmen ruhunun primitif fakat bâkir fakat kendine mahsus bütün güzellik, hazlanma sevki tabiilerini aksettirmesinde; öbür yandan da bu özün üstüne gelip tesir eden diğer sanat işlerinin aslını, iç yüzünü bize nakletmesindedir.

Türk mimarlığı birdenbire “Süleymaniye”yi, “Yenicami”yi, Edirnedeki "Sultan Selim Cami"sini yapmadı. Türk yazısı birdenbire "Yesari"nin, insana hayranlık veren kompozisyonlarına yükselmedi.

Meselâ Bursa'nın "Yeşil"indeki Türk nakşı, halılarımızın her çeşitinde bizi beşeriyetin renk üstatları mertebesine yükselten eşsiz ahengi birdenbire bulmadı.

Türk oymacılığı, herhangi mihrabımızda, herhangi rahlemizde, hattâ herhangi mermer veya taş kapımızdaki büyüleyecek kadar güzel kıvrımlarını bir adımda bulmadı.. Türk kakmacılığı, silâhlarımıza, avadanlıklarımıza beşeriyetin güzel sanatlar arasında yer verdiren anlayışını, inceliğini birdenbire icat etmedi..

Yukarıda söylediğim düşüncelerin aynasına vuran, ad, resim... İşte bu eserlere aittir. Adana'da, unutkanlık tozlarını silkmemizi bekliyor! Adana'daki bir "Ulucami"nin batı ve doğu kapısı; bir "Akçamamı"nın ışık tertibatı; Tarsus'un bir "Kırkakış" imaretinin ocaklığı veya girme kapısı; bir "Ulucami" minberi; bir "Gönhanı"nın kapısı, kubbesi; bir “Kubat Paşa” medresesinin kapısı...; Silifke'nin cennet kadar güzel Silifkemizin köprüsü, kalesi...; bütün Seyhan, Ceyhan, Tarsus çayı, Göksu...

Kimsesiz güzellikler! Anadolu'nun bütün kimsesiz güzellikleri; arkeolojinin kristalinden geçmek ve çocuklarının içine bir gökkuşağı gibi akmak istiyor.

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz