Gurbette Üç Osmanlı Beyzadesinden Üç Hatıra

Mustafa Köker 18.10.2012 4324
Y
akın tarihimizin son canlı şahitleri ile Londra'da buluştuk.  Bahaddin Sami (1906), Fethi Sami (1912) ve Mahmud Sami (1925) Efendiler tarihe ışık tutacak ilginç konulan dile getirdiler.

Kendileri ilerlemiş yaşlarına rağmen bizi Londra'da bir otelin lobisinde kabul ederek, Osmanlı geleneklerine göre büyük bir nezaketle karşıladılar.

Abdülmecid Han'ın kızı Mediha Sultan'ın torunları olmaları sebebiyle "Beyzade" olarak  biliniyorlar.  Mediha Sultan, babalarının annesi olduğu için "Şehzade" değiller.

1924 yılında saltanatın kaldırılmasıyla bunlar da aileyle birlikte “malum akıbete”  uğradılar. Bahaddin Sami ve Fethi Sami Efendiler İstanbul Boğazında bugünkü Baltalimanı Kemik Hastanesi olarak kullanılan binada doğdular.

1’ci Hatıra Bahaddin Sami Efendi’den 

Padişah İyi Bir Nişancıydı 

-Birgün San Remo’da (İtalya) silah atışı müsabakası vardı. Padişah atış yapmayı da severdi. Biz de katıldık yarışa. Avcı İtalyanlar başladı atış yapmaya. Pek çoğu hedefi tutturamıyordu. Bu sırada Sultan Vahdeddin belinden çıkardığı tabancasıyla tak… tak… hedefe isabet ettirerek hem de isminin baş harfini yazdı. Bunu seyreden İtalyanlar bir anda şaşkına döndü. “Kim yahu bu yaşlı sakallı adam, nereden çıktı?” demeye başlamışlardı. Padişah çok iyi bir nişancıydı.  

2’ci Hatıra Mahmud Sami Efendi’den

Abdulhamid Han Köyü

- İngiltere'de BBC'de çalışıyordum. Haber için görevli olarak Kenya'ya beni gönderdiler. Orada on yıl gibi uzun süre çalıştım. Birgün bir köyden geçerken köyün ismini okudum "Abdülhamid" yazılıydı. Merak edip köyün içine gittim. Bu ismi nereden aldıklarım sordum. Köye bizzat Abdülhamid Han'ın emriyle bir cami yaptırılmış. Caminin ve köyün adı da Abdülhamid olmuş. Camide Cuma günleri o günden beri hutbeler Abdülhamid adına okunuyormuş. Kendimi tanıttım. Beni koklayıp öpmüşlerdi. Ben de ağladım, cami imamı da yanımızdakiler de... Çok duygulanmıştım. Ama maalesef onun adı şimdi çamurda sürükleniyor.

3’cü Hatıra Fethi Sami Efendi’den

Dehalar Hanedanı

-Fransa'da ünlü bir okulda hocalık yapmaya başladım. Bir Pazar günü okul yöneticisi geldi. “Önümüzdeki Pazar  bir yere gitmeyin   ünlü  bir tarihçi gelecek" dedi. Bu tarihçi "tarihte geçen hanedanlar" konulu bir konferansı yaptı. Konuşmacı Avrupa'daki hanedanlardan bahsettikten sonra sıra Türk hanedanlığına geldi. Sıra Osmanlıya gelince:

 "Efendiler iyi oturun size büyük bir sürpriz olacak" dedi. Arkasından "Avrupa'da 12 dahi vardı. Osmanlı'da ise Osman Gazi'den son Padişah'a kadar hepsi dahi idiler. Avrupa'da papazlardan hiçbirisi okuma yazma bilmediği zaman Türk Sultanı Beyazıd 3 lisan biliyordu " dedi. 

Bunu duyunca herkes bir anda şaşırdı. Okulun tarih hocası bu sırada sinirlendi, fakat hiç kimse bir şey söylemedi. Sonra müdür beni odasına çağırıp konferans veren tarihçiye takdim edince şaşkınlıktan elindeki kitapları yere düşürdü... Belki de benim orada olduğumu bilseydi böyle konuşmazdı.
 
Kaynak: Tarih Düşünce

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz