Fatih'in Divanını Anlamak

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil 27.12.2020 1841
resim

F

atih Sultan Mehmed, devrinin aynı zamanda kuvvetli bir şairidir. Avnî mahlasıyla şiirler yazıyor, şiirleri, küçük bir divân teşkil edecek sayıya varıyordu. Şiirlerinde, sağlam bir islam itikadı sezilir. Kurân, hadis, fıkıh gibi ilimlerdeki vukûfu şiirlerine yansıtmıştır. Şiirlerinde, zaman zaman tasavvufun esasları görülür. Zikrettiği beşerî güzeller, bazen Cemâli Mutlak'a uzanan bir çizgide görüntü verirler. 

Nihad Sami Banarlı Bey "Ahmed Paşa, Sinan Paşa, Melîhî ve Necâti gibi Osmanlı şiir ve edebiyatına hamle yaptıran kudretli isimler asrında hükümdarca şiir söylemek kolay değildir" dedikten sonra şunları ifade etmiştir: "Bunun için, yaradılışın izninden başka, üstün bir kültüre sahip olmak gerekir; Türk, Arap, Acem edebiyatlarını, İslâm ilimlerini, İslâm tefekkürünü, tasavvufu, Şark-İslâm mitolojisini bilmek: aruz ve kafiye ilimlerini öğrenerek fesahat ve belâgatin inceliklerine vâkıf olmak lazımdır. Bunlardan başka astronomiden tıb bilgisine, matematikden kimyaya kadar fen bilgilerini, şiiri onlarla besleyecek ve şiirde onların akislerini farkedecek kadar kavramış olmak lüzûmu vardır." 

Görüldüğü gibi. bütün bu ilimleri kullanarak yazılan şiirleri anlamak için de aynı ilimlerden az da olsa nasipdâr olmak lazımdır. Yoksa ilimden nasipsiz olanların bu şiirleri açıklamaya çalışmaları kendilerini gülünç durumlara düşürmektedir.

Nitekim Fatih, Peygamber efendimizi methettiği na'tının bir beytinde "Alnın kamerine yüzün ayına müşabih, Bunca göz ile görmedi bu çarh-ı mualla" Yaratılalı şunca zaman olan bu yüksek gökkubbe altında, gelip geçen bunca göz sahibi insanlar, senin kamer alnına ve ay yüzüne benzeyen birini daha görmediler' derken beyte: 'Şair gökkubbede ancak bir tane ay olması gibi sevgilinin de dünyada  bir tane olduğunu ifade ediyor.

Beyitte, gökkubbedeki yıldızlar birer göz olarak düşünülüp  karanlık gecede herbirisinin ay ile varlık kazandıkları  imâ ediliyor ki bu manzara câhiliyye devrinde Hazreti Peygamber'in zuhûru ve O'nunla yeni bir varlık kazanan ashâb-ı kirâm mazmûnunu hatırlatır. Nitekim Hazreti Peygamber bir hadislerinde "Ashabım yıldızlar gibidir... buyurmaktadır." şeklinde açıklama getirilmektedir.

 

   Fatih'in Bir Gazeli
İmtisal-i cahidü fi'llah olubdur niyyetüm
Din-i İslam'un mücerred gayretidür gayretüm

Fazl-ı hakk u himmet-i cünd-i ricaullah İle
Ehl-i küfri serteser kahreylemekdür niyyetüm

Enbiya vü evliyaya istinadum var benüm
Lütf-i hakk'dandur heman ümmid-i feth ü nusretüm

Nefs ü mal ile n'ola kılsam cihanda ictihad
Hamdülillah var gazaya sâd hezârân rağbetüm

Ey muhammed mücizat-ı Ahmed-i Muhtar İle
Umarum galib ola a'da-yı dine devletüm


  Günümüz Türkçesiyle
Allah yolunda savaşmaktır niyetim
İslam dininin yalnızca yücelmesidir gayretim

Allah'ın ve evliya ordusunun yardımıyla
Küfür ehlini baştan başa kahreylemek niyetim

Peygamberlere ve velîlere dayanmışlığım var benim
Allah'ın lütfundandır fetih ümidim ve kuvvetim

Benliğimi ve malımı dünyada feda etsem ne olur ?
Allah'a hamd olsun, var Allah yolunda savaşmaya yüzbin rağbetim

Ey Mehmed ! Ahmed-i Muhtar'ın mucizeleriyle
Umarım gâlip olur din düşmanlarına devletim

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz