Ertuğrul Gemisi'ne Sevgi Seli

Osman Sarper 03.11.2012 3584
O
smanlı Padişahı Sultan Abdülhamid Han, Uzakdoğu ülkelerinde İslamiyet'i ve Osmanlı’yı tanıtmak maksadıyla "Ertuğrul" Askerî Gemisini Japonya’ya gönderdi. "Ertuğrul" dönüş yolunda, Hindistan açıklarında battı. 550 denizci şehit oldu. Geminin uğradığı bütün limanlarda, o bölgenin özellikle Müslüman halkı, Osmanlı subay ve askerlerine çok büyük sevgi ve ilgi gösterdi. Her gün binlerce insan gemiyi ziyaret etti. Bu ziyaretler esnasında Osmanlı askerlerinin ağırbaşlılıkları ve terbiyeleri dikkati çekti.

Aşağıdaki yazı, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki bir belgede Bombay’da Gücerat dilinde basılan "Kâsıd-ı Bombay" isimli gazetenin 28 Teşrin-i evvel (Ekim) 1889 tarihli sayısında yer alan bölümün aynen tercümesidir:


“Osmanlı Saltanatının Ertuğrul isminde bir harp gemisi, 20 Ekim tarihinde Bombay Limanı’na yanaşıp, geminin subay ve askerlerinin bilinmedik bir kıyafetle şehirde gezdiklerini görenler, hayretle birbirine bunların kimler olduğunu sorup araştırarak, meşhur Sultan tarafından gönderilen bir Osmanlı gemisinin adamları olduğunu öğrendiler.

Yukarıda adı geçenlere özel olarak ahali tarafından verilmiş olan ziyafetlerde bu husus daha iyi anlaşıldı. Cuma günü, namaz kılmak için gemiden pek çok insan büyük camiye geldiklerinden, limanımızda padişaha ait bir geminin varlığı herkes tarafından duyuldu. Müslüman ahâli çok aşırı bir istek ve hevesle ziyaret için gemiye hücum ettiler.

Geçen cumartesi günü gazetemizin müdürü bizzat adı geçen gemiye gittiğinde, deniz kenarı ahaliden geçilmez derecede dolu idi. Geminin etrafındaki ve merdivenlerindeki insan izdihâmına, güneşin batışı dahi mâni olamadı.

Ahâlinin gemiye olan hücumu sebebiyle bazıları merdivenden geçemeyerek, asılı olan halatlara sarılıp geminin içine atılmakla, elleri halattan kurtulunca denize düşüp helâk olacaklarını unutup canlarını tehlikeye koymuşlar idi.

Vapuru ziyarete gidenlerin ekserisi Müslüman olup ateşperestler ve putperestler de mevcud idi. Geminin tayfası bu kalabalığı görüp şaşkınlığını ve hoşnutluğunu gösteriyor; subayların da memnuniyetleri hallerinden belli oluyordu.

Ahâlinin hücumundan dolayı geminin sürekli olarak temizliği için birkaç kişi tayin edilmişti. Geminin tayfasının, kıyafet ve işlerinde İngiliz gemicileri derecesinde olmalarının yanında, güzel ahlak ve terbiyede onların pek üstünde oldukları bizzat görülerek müşahede edildi.

Övgüye layık olan hallerden biri dahi, ziyaretçilere, gemiyi bütünüyle gezip her tarafının görmek için tam serbestlik, izin verilmesidir.  Bu gibi haller, diğer milletlerin gemilerinde hiç görülmemiştir.

Bunun yanında, geminin tayfası hiç kimseden bahşiş ve benzeri bir şey talebinde ve kabulünde bulunmuyorlardı. Bunların terbiyelerini ne kadar tarif etsek ve etraflıca anlatsak azdır.

Padişaha ait geminin memurlarından bazıları İngilizceye dahi vâkıf idiler. Hindistan Müslümanlarınınerefli Sultana olan sevgi ve muhabbetleri, adı geçen gemiyi ziyaret için hücumlarından anlaşılır.

Bu hali, geminin kaptan ve subayları kendi gözleriyle gördükleri için, hâdisenin oluş şeklinin padişahlık katına ulaştırılacağından eminiz.”

Kaynak: 28 Ekim 1889 BOA.Y.A. Hus 231/4

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Muhteşem Bir Hatırat: Gazavât-ı Hayreddîn Paşa
B Zahid Demir - Siyaset Bilimci üyük Türk Amirali Barbaros Hayreddin Paşa hatıralarını, denizci, şair ve yazar dostu Seyyid Murâd Çelebi ’ye (Murâdî) Türkçe olarak yazdırdı. Osmanlı literatüründe " G…
Muhteşem Bir Hatırat: Gazavât-ı Hayreddîn Paşa
Medeniyetimiz
Nasıl Bir Millî Eğitim?
Ü lkemizde 80-90 senedir ilk ve ortaöğretim tarih derslerinde, milattan önce yaşamış, aşağıda isimleri yazılı milletler ve devletler okutuldu. Bunlardan bir kısmı: “Babiller, Asurlar, Sümerler,…
Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Kars'ın Hazin Günü
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…