Dört Türkçülük Akımı

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra 16.04.2024 600
O
smanlı Devleti anâsır-ı muhtelifeden (farklı unsurlar, milletler, dinler) meydana gelmişti. Bir beylikten kurulu devletin mayası Oğuz-Türkmen-Kayı Boyu idi. 15 ve 16. yüzyıllarda artık çekirdek Türklük olmakla birlikte Balkanlar, Arap ve Fars ülkeleri, Kafkas halkları ile bir ümmet-millet şekline dönüştü. İstiklâl Savaşı’ndan sonra Anadolu’da kurulan ilk Türk devleti gibi yine tek unsurdan ibâret kalmadık. Gayr-i Müslim azınlıklar yine bizim milletimiz olarak yaşıyordu. Tabîî imparatorluk geleneğiyle ve mecbûren tek ırk esâsına dayalı devlet olamazdı.
 
İttihâd ve Terakkî’nin Türkçülüğü, Cumhuriyet Türkçülüğü, 1944 Turancı Türkçülüğü ve nihâyet Ülkücü hareket Türkçülüğü hepsi birbirinden ayrıdır. Bir ideoloji ham bir fikir olarak aynı minvâl üzerinde olmasına rağmen nasıl farklı olabilir? Aslında farklı değil, çok farklı demek lâzım!
 
İTC Türkçülüğü daha ziyâde dil yönünden öne çıkmaktadır. Ömer Seyfeddin, Ziyâ Gökalp ve Hüseyin Câhid Yalçın bu sistemde dilde sâdeleşmeyi düşündüler. Ziyâ Gökalp’ın ve Ömer Seyfeddin’in dil anlayışları gâyet mâkuldü.
 
Cumhûriyet dönemi Türkçülüğünde Batı tarzı inkılâplarla Türk kültür ve töresi ikinci plâna atıldı. Bu dönem Türkçülüğü âdetâ İslâmiyet’e bir alternatif olarak anlaşıldı. Bir takım inkılâp aydınlarının kabûlü dışında ideolojik bir baskı gibi algılandı.
 
1944 Turan Türkçülüğü, sosyal gerçeklere dayalı bir antitez olarak doğdu. Tamâmen bir anti-komünist hareketti. Türkiye’de Türkçüler en ağır cezâlara çarptırıldılar. Bu hareket de bir elit milliyetçi grubun hareketiydi. Halk bunu da pek anlayamadı.
 
Son dönemin en önemli hareketi yine bir Türkçülük olmakla berâber İslâmî karakter alt yapılı Türk İslâm Ülkücülüğü idi. İşte bu hareket uzun yıllar mihverine oturamayan bu kutlu akımı doğum sancıları çeken 1940-1970 arası darmadağın olan Türk tefekküründe yeni bir çığır açtı. Hilmi Ziyâ Ülkenlerin, Nihal Atsızların, Osman Yüksel Serdengeçtilerin, Gâlip Erdemlerin, Osman Turanların, Necip Fâzılların, Erol Güngörlerin, Peyâmî Safâların sabırla yoğurdukları hamurun mayası idi. 

Şuurlu bir Türk milliyetçisi ve sosyoloğu Seyyid Ahmed Arvâsî, Ötüken’le Haremeyn’i, Buhâra ile Konya’yı, Semerkand’la İstanbul’u; Ebâ Eyyûb ile Abdülkerim Satuk Buğra Han’ı, Ahmed Yesevî ile İmâm-ı Azam’ı, İmâm Busîrî ile Edîb Ahmed b. Mahmûd Yüknekî’yi,  Hâlid B. Velîd ile Fâtih Sultan Muhammed Hân’ı gönüllerde birleştirdi. Artık Türk milliyetçiliği ve ülkücülüğü tam karakterini kazandı. Şereflerin en büyüğü İslâmiyetle bu dînin bayraktarı Türk milleti iki sevgili gibi bir daha hiç ayrılmamak üzere kucaklaştı, bütünleşti.

İşte Osmanlıya çâre olması mümkün olmayan Türkçülüğün yol haritası böyle teşekkül etti.





İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz