Bu Üçünü Bilen Var mı?

Şerafettin Karcı 15.05.2014 3953
R
amazan-ı şerifi karşılamakta olduğumuz günlerdi… Osmanlı Devlet Arşivleri binasının önünde bir arkadaşla karşılaşmıştım. Kendisi tarihçiydi ve bir arşiv uzmanıydı. Ayaküstü hal hatır sorduktan sonra koluma girdi:  “Gel öğle namazımızı şurada birlikte kılalım” dedi. Nasibimiz çekmiş işte… Gittiğimiz yerde namaz sonrası bir beyefendinin ikinci kattaki odasına çıktık. İçeride bir iki kişi daha vardı. Beyefendi masada heyecan ve hararetle anlatıyordu. Böylesine bir konuşmaya hiç şahit olmamıştım:

Türkî Cumhuriyetlerin kurulduğu 1991’den beri Türk Dünyasıyla ilgili çalışmalarıyla tanınmış bir vakıf yöneticisiymiş… Diyordu ki ülkemizi kastederek:

“Bakın şunu artık net olarak söyleyebiliriz ki bu ülkede kâhtı rical yok... Yani artık adam kıtlığı yok... Her alanda kendi mühendisimiz var, kendi doktorumuz var, kendi pilotumuz var, akademisyenimiz var. Teknolojide, sağlıkta, ekonomide artık dünya ile yarışmadayız...  Bu ülke için müthiş bir başarı...

Ama bu ülkede maalesef ve maalesef ne acıdır ki seksen seneden beri kahir ekseriyet olarak şu üç konuyu hemen hiç kimse bilmiyor: Dilini, Dinini, Tarihini...

Mühendis de, doktor da, tarihçi de, profesör de, siyasetçi de… Kendi dilini, kendi dinini, kendi tarihini tam ve doğru bilmiyor… Okullarda öğrenememiş… Daha acısı bugün için istek duymuyor... Çünkü önemine vâkıf değil... Yani ne kadar önemli olduğundan habersiz...”

Ben bir tarihçi olarak ağzım açık dinlerken o beyefendi heyecanla anlatmaya devam ediyordu:
“Bizim ülkemizde bu üç unsur tam ve doğru bilinmediği sürece hiçbir şeyin anlamı olamaz.
Şöyle başınızı kaldırıp göklere yükselen minarelere nispet camilere bakın bomboş… Kütüphanelere giden günde on kişiyi geçmez… Sokaklar, stadyumlar, eğlence mekânları, tatil yerleri hıncahınç dolu… Gençlik el bilgisayarlarının içinde kaybolmuş…

O gençler bizim gençlerimiz… Kendi çocuklarımız… Ve çok değil bu yavruların iki kuşak ötesi, ninesi ve dedesi gençliğinde Kur’an-ı kerimi gizli okur, dinini gizli öğrenirdi. Ama inancından asla taviz vermezdi.

Bugün onların torunları her alanda çok başarılı ama işte bu üç sahada yoklar… Yoğuz… Din adına... Dil adına... Tarih adına söyleyebileceğimiz pek bir şey yok... Öyle olduğu için de ne gelişmeleri ne olayları ne geleceği tahmin edebiliyoruz…

Eğer bu yüce millet bu üç unsurda bilgi sahibi olamazsa ne kadar çaba harcarsa harcasın ülke olarak kâhtı rical devam edecektir…”

Dışarı çıktığımızda bu tespitler karşısında tarihçi arkadaş bile hayretler içinde kalmıştı… İşte “asıl problem bu” demişti…

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz