Böyle Kaç Nesli Daha Mahvedeceğiz?

İdris İspiroğlu 31.10.2020 2223
B
resimir eğitim sistemi düşünün ki… Çocuğunuzu beş yaşında sizden alıp yirmi beş yaşına kadar okutuyor ve sonunda, devlet memuru olabilmek için senelerce KPSS kurslarına gitmek mecburiyetinde kalan, bitmiş tükenmiş bir hâlde, “nasıl iş bulabilirim?” diyerek kapı kapı dolaşıp referans arayan; çaresiz ve ümitleri tükenmiş bir zavallı olarak size teslim ediyor.

Bu kadar masrafla bu kadar insan kaybı nasıl başarılabilir, akıl alır gibi değil.

Eğitim sistemimiz, kabına sığmayan Türk gencini, bir tufana yol açmasın diye, zincire vurma görevini (cürmünü) üstlenmiş gibi.

Eğitim sistemimiz tam bir ümitsiz vaka. Sanki çırpındıkça daha da batıyoruz. Bugün iki buçuk milyon öğrencinin girdiği üniversite imtihanında ilk yirmi-otuz bin sonrası iş garantisi olmadığı için tercih yapmayıp mezuna kalıyor.

Asıl konuşulması gereken yükseköğretim, hiç gündeme gelmiyor. Evet, gerçekten büyük bir beka meselesiyle karşı karşıyayız. Bu beka meselesi; haberlerde anlatılan bölücülük adına ne varsa bütün hainleri başımıza bela eden bu köksüz, sığ, manevi bünyemize yabancı, millî kültürü yok edip yavrularımızı tam bir mankurta dönüştüren eğitim sisteminden başka bir şey değildir. Bir eğitim olarak gerçekten endişe duymaktayım. Her gece kâbuslarla uyanıyorum.

Pırıl pırıl bir insanı, gerçekten zekâ küpü ve sayısız kabiliyete sahip bir çocuğu, yüzlerine bakmaya kıyamadığımız yavrularımızı, bugünümüzü, yarınlarımızı, akıl almaz masraflar yaparak, hiçbir işe yaramaz, âdeta insan posası hâline getiren sisteme Millî Eğitim(!) adını vermişiz. Okullarımız, bırakın değerler eğitimi vermeyi, var olan, aileden gelen millî ve manevi değerlerin âdeta yok edildiği kültürel yozlaşmanın merkezleri hâline gelmiş. İlim yok, irfan yok, vicdan yok… kuru bilgi yığınlarıyla, mitolojik ideolujik dayatmalarla daha kaç nesli mahvedeceğiz.

Yarım Öğretmen Evlattan Eder!

Bugün çağdaşlık adına yaşanan dejenerasyona karşı bayrak açabilecek basirete ya da cesarete sahip bir münevver, ilerici, çağdaş ya da dindar bir insanı parmakla gösterebilir misiniz? Türkiye, çağdaşlık adı altında dört koldan sosyalist ve kapitalist propagandalara teslim olmuşken, sosyalizm ve kapitalizm el ele verip milletimizi iğfal ederken, sağdan soldan bir eleştiri, bir itiraz duyabilir misiniz? En mukaddes değerlerimiz, en bayağı ağızlarda düşünce hürriyeti adı atında gargara edilirken, ruhumuz katledilirken “Biiirr dakika!” diyebilecek, bir serdengeçti gösterebilir misiniz?

Rahmetli Oktay Sinanoğlu’nun konferanslarında hasbelkader karşısına çıkan zekâ parıltılarının okumamış insanlardan fışkırdığını görünce “bir şekilde bu eğitim sisteminden geçmemiş insanlarda zeka parıltılarının görüldüğü” sonucuna varması bizim için bir şey ifade ediyor mu? Ya da Doğan Cüceloğlu’nun Amerika’da okumamış insan tiplerinden duyduğu güvensizlik ve korkuyu, Türkiye’de okumuşlara karşı duyduğunu ifade etmesi bizim için ne manaya geliyor.

Yarım doktor candan, yarım hoca dinden, yarım öğretmen de evlattan ediyor!..

Dünya Hasretle Bizi Bekliyor

Ne olur, devlet-millet el ele verip millî eğitim seferberliği başlatalım. Kaba ideolojik dayatmaları ve modern(!) hurafeleri bir kenara koyalım. Çocuklarımızı en iyi şartlarda, bizi biz yapan değerlerimizle ve çağın gerektirdiği bilgi, bilim ve teknolojiyle donatarak günümüzün fatihlerini yetiştirelim. Önce açık ve anlaşılır hedefler belirleyelim. Sonra da oturup doğru düzgün bir planlama yapalım.

Temel eğitime dönüşen ortaöğretimin süresini azaltıp, iyi bir üniversite eğitimi verelim. Asya ile Avrupa kıtaları arasında köprü olan bir ülkede tartışmasız iyi derecede İngilizce ve Arapça dillerini öğretelim. Akademik liselerin sayılarını azaltıp kalitesini artıralım. Meslek liselerini fabrikalara dönüştürelim. Meslek liseliler okula değil, işe girip gelsin.

Çağların ötesinden gelen millî ruhla, çağın karanlık yüzüne meydan okuyacak millî kahramanları yetiştirmek, sözde değil, özde millî eğitimle mümkündür. Hiçbir eğitim öğretmen kalitesinin üstüne çıkamaz. Cihan imparatorluğu nesli olarak bir Batı, bir de Doğu dilini iyi derecede bilen, dünyayı avuçlarının arasına sığdırmış, günümüzün “Alperen” öğretmenlerini yetiştirelim. Bu alperenlerle yeniden sefere çıkalım. Fethin en güzeliyle gönüller açalım. Mezbeleye dönen dünyayı yeniden gülistana çevirelim. Mazlumların gözyaşlarını çevremizle silelim. Hazreti Mevlâna’nın, Yunus’un nefesiyle âleme yeniden hayat verelim. Dünya hasretle bizi beklemekte… Ne olur, daha fazla geç kalmayalım!

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz