Biz Kimiz

Fuat Bol 23.06.2024 692
resim
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet (ler) kurmuşuz. 

Devlet ve millet hayatımızda bizim de inişli çıkışlı günlerimiz (asır) oldu. 

İslamiyet’le tanışınca, bu kutlu son din (İslamiyet) ruhumuz, Türklük bedenimiz oldu. Diğer milletler gibi kılıç zoruyla Müslüman olmadık, İslamiyet’in umdelerini benimsediğimiz için, gönül huzuruyla isteyerek ve üstelik kitleler halinde Müslüman olduk. 

Müslümanlığı içten, samimi (ihlas) olarak benimsedik ve o günden beri, İslamiyet ile Türklük aynı derdin, davanın, idealin potasında eriyerek bu günlere geldik.

Öyle ki, atlarımızı Dinyester ırmağının kenarında sulayıp, Tuna’dan kafilelerle geçip Viyana önlerine geldiğimizde; 24 Viyana’dan (sur-kapı) 22’sini fethedip son ikisinde durdurulduk. 

Artık Avrupalı, Türk denince Müslümanı, Müslüman denince Türk’ü anlar olmuştu.

Bütün bu hamleleri aşk, vecd ve ihlas dönemlerimizde yaptık. 

Davamıza (ilayı kelimetullah: Tevhid inancını yüceltip hâkim kılma) olan aşkımızı, vecdimizi, ihlasımızı kaybettiğimizde, durdurulduk (Viyana), bozguna uğratıldık.

Ve o gün bugündür aşkımızı, vecdimizi, ihlasımızı arıyor ve bir türlü bulamıyoruz. 

Batılı olmadan batıyı zapt etmiştik. Batılılar şahsiyetimize meftundu.

Durgunluk (durmak) bize yaramadı. Geri düştükçe hakikati ceket astarımızın içinde unutarak yeni arayışlara girdik. Kimileri kabahati İslamiyet’te buldu ve ‘Hıristiyan olalım!’ dedi. Halbuki en eski Hıristiyan ülkesi olan Etopya (Habeşistan) en geri kalmış ülkelerdendi.

Kimileri dinden (İslamiyet) tamamen soyutlanıp batılı olalım, o şekilde kalkınır ve ileri gideriz dedi. Bunlar bilmiyorlar mı ki, Batı, bütün ışığını (bilimsel gelişmeleri) Doğu’dan, İslam alimlerinden almıştır. 

Hani, insan bilmediğinin düşmanıdır denir ya, onun misali dinimizi bilmediğimiz veya çok yanlış bildiğimiz için din düşmanı kesiliyor ve dinin bizi geri bıraktığını ileri sürebiliyoruz.

İslamiyet’te en üstün rütbe ilim rütbesidir. İslamiyet, değil geri kalmışlığı duraksamayı bile men eder ve ‘İki günü müsavi (eşit) olan ziyandadır’ ve ‘Hikmet (ilim) Müminin yitiğidir, onu nerede bulursa alır’ der. 

Kutsal kitabımız Kur’an-ı kerim: ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Bilen elbette kıymetlidir’ buyurur. Hülasa İslamiyet baştan aşağıya kadar ilim dinidir; bundan dolayıdır ki, nerede ilim varsa orada Müslümanlık vardır ve nerede ilim yoksa orada Müslümanlık yoktur.

Evet, biz kimiz? Biz bugün ne doğulu ve ne de batılıyız. Renksiz ve şahsiyetsiziz bir halde hala kendimizi arıyoruz. Batılıyız ve doğuluyuz diyenlerin hemen hepsi yalan söylüyorlar. 

Öyle ya; bir şey olmak için, onu bilmek ve özümsemek lazım. Batıcılık ve doğuculuk iddiasındakilere bakalım, bunlar hakkında ne biliyorlar ve neleri özümsediler?

Sadece körü körüne taklitten başka hiçbir şey göremeyiz.

İmam-ı Gazali doğulu bir alimdi, bunun yanında batı felsefesinin tüm akımlarına reddiye yazacak kadar batıyı batıdan iyi biliyordu.

Fatih Sultan Mehmet de doğulu bir padişahtı; başucu kitaplarına baktığımızda, tasavvuftan tarih ve coğrafyaya, optikten matematiğe ve astronomiye, tıptan kelama, tefsire, fıkha ve hadis ilimlerine kadar o günün tüm ilimleriyle meşbu (dolu) olduğunu görürüz.

Sahi, biz kimiz?
         
             
            
                                                                                                                                          
     
 

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Yunani Değil Türk ve İslam İsimleri
B
izde İslâmî ve Türkçe olmayan Yunan mitolojisi kaynaklı veyâ Lâtince isimler giderek şuursuzca kullanılmaktadır. Bunlara bâzı örnekler verelim: Asia (Asya) Oceanos’un kızı Athena, zekâ tanrıçası, bizde de bir müzik topluluğunun adıdır. Atlas, gökyüzünü taşımakla cezâlandırılan bir tanrı. Apollon’un âşığı Daphne (Defne…