Barbaros Hayrettin Paşa Tekrar Cezayir'de

Hayat Tarih Mecmuası 09.01.2012 4961


B
arbaros eşsiz kahramanlıkları sayesinde Akdeniz’e hâkim olur. Tunus’u, Cezâyir’i ele geçirir. Tlemsen kalesini zapteder. Ancak Cezâyirliler’in memnuniyetsizlik göstermesi üzerine, onlara bir ders olsun diye ülkeyi terk eder. Çok geçmeden Cezâyirliler geri göndermesi için yalvarmaya başlarlar. Barbaros önce gitmek istemez; sonra gönlü olur…

Barbaros Hayrettin Paşa hatıralarında bu hususu şöyle anlatıyor:

"... Bütün bu işlerden sonra yürüyüş emri verdim. Bir saat sonra büyük Cezâyir şehrine girdik. Bütün ileri gelenler, sûrların dışında istikbalimize gelmişlerdi. Azîm alkış oldu. Büyük tezahürat arasında sokaklardan geçip eski yerlerinize gelip konduk. Sinan Reis’e gemileri ve ailemi alıp Cezayir’e gelmesini emrettim.

Sinan Reis, 35 pare gemiyle Cicelli’den çıtık. Cezâyir’e girince cümle toplarını ateşleyip şehri selâmladılar. Ben de Cezâyir kalesindeki topları ateşlettim.

Bütün Cezâyir ülkesinde nizam ve intizamı temin etmek için çalışmaya koyuldum. Tlemsen beyi Abdullah, ben Cezâyir’den çekilip gidince kendi adına sikke kestirmeye (para bastırma) başlamış, Padişahımızın adını sikkelerden kaldırmıştı. Kendisine nâme yazdım. Dedim ki:

-“Tez sikkeleri Halîfe-i Rûy-i Zemîn adına kestirip vergi borcun olan 30.000 dukayı Cezâyir’e yollayasın. Hazret-i Peygamber’in halifesi olan Hakanımız Sultan Süleyman Han’ın adını sikkelerden kaldırmakla büyük günaha girdin. Derhal tecdîdi iman eyleyesin. Yoksa seni İbnü’l-Kaadî’den beter ederim.”

Emir Abdullah, nâmemi alınca yırtıp atmış. Bunun üzerine ben de Abdullah’ın oğlu Emîr Muhammed’i desteklemeye karar verdim. Emîr Muhammed, babasına âsi olmuş, 2.000 atlıyla dağa çıkmıştı.

Babasını kovup Tlemsen tahtına oturmak isterdi. Bir ordu düzüp Tlemsen üzerine gittim. Yolda Emîr Muhammed geldi, elimi öpüp orduma katıldı. Meğer Abdullah da Tlemsen’den çıkmış, üzerimize gelirmiş. Mâzûna mevkiinde karşılaştık.

Abdullah’ın ordusunu kolayca dağıttım. Âsi Tlemsen emîri esir düştü. Huzuruma getirdiler. Hemen başını vurdurdum. Oğlu Muhammed’i hıl’atleyip Tlemsen beyi yaptım. 400 levendi yanına katıp Tlemsen’e gönderdim.

Emîr Muhammed, babasının birikmiş vergi borcu olan 90.000 dukayı 400 levendime teslim edip Cezâyir’e gönderdi. Tlemsenliler, yeni emîrlerinden gayetle memnundular.”

 

 

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Muhteşem Bir Hatırat: Gazavât-ı Hayreddîn Paşa
B Zahid Demir - Siyaset Bilimci üyük Türk Amirali Barbaros Hayreddin Paşa hatıralarını, denizci, şair ve yazar dostu Seyyid Murâd Çelebi ’ye (Murâdî) Türkçe olarak yazdırdı. Osmanlı literatüründe " G…
Muhteşem Bir Hatırat: Gazavât-ı Hayreddîn Paşa
Medeniyetimiz
Nasıl Bir Millî Eğitim?
Ü lkemizde 80-90 senedir ilk ve ortaöğretim tarih derslerinde, milattan önce yaşamış, aşağıda isimleri yazılı milletler ve devletler okutuldu. Bunlardan bir kısmı: “Babiller, Asurlar, Sümerler,…
Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Kars'ın Hazin Günü
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…