Ahmed Câhidi Sultan, Cevad Paşa Ve Seyid Onbaşı

Kerime Yıldız 21.03.2014 4810

A
hmed Câhidî Efendi,  16. yüzyılın sonlarına doğru Edirne'de doğdu. Gençliği Edirne'de geçdi.  Din ve fen ilimleri okudu. Daha sonra Çanakkale'ye giderek Kilidbahir'e yerleşdi. Halvetiyye'nin Câhidî kolunu kurduğu için bu isimle anıldı. Kerime Hatun ile evlendi ve kendisinden önce vefat eden Adem isminde bir oğlu oldu. 

Rivayete göre "Sultan" ünvanını, ziyaretine gelib sohbetinden çok hoşlanan lV. Mehmed'den aldı. Ehli sünnet itikadını yaymak için çalışıp çok talebe yetiştirdi. Halk arasında, denizi seccadesi üzerinde geçmesi kerameti ile bilindi. 1659 yılında vefat edince, hanımının ve oğlunun bulunduğu yere defnedildi.

Gelelim 1915' in Mart ayına . O sırada, Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevkii Komutanı olan Kurmay Albay Cevad Bey, bir gece rüyasında, denize bakmasını söyleyen bir ses duydu ve deniz üzerinde parlayan kef ve vav harflerini gördü. Ancak bir anlam veremedi. 

O günlerde, etrafı teftiş ederken, 16 yaşında veremden vefat eden kızı Bedile'yi ziyaret etmek istedi. Bedile Hanım, Ahmet Câhidî Sultan'ın türbesinin haziresinde medfundu. Hayattayken evlad acısını tadan bu iki insanı, sadece evlad acısı değil , onların kabirleri de yakın ediyordu. Cevat Bey, kalbinde kızının üzüntüsü, dilinde dua ile  mezara  geldiğinde  rüyasındaki sesi tekrar duydu. Ses mayınları denize döşemesini söylüyordu. Korku ve şaşkınlık içerisinde iken,  Ahmed Cahidi Sultan kendisine görünüb derdini sordu. Cevat Bey, rüyayı ve sesi anlatınca, vav ve kef harflerinin  ebced ile 26 ettiğini, ellerindeki 26 mayını denize bırakmalarını söyleyip kayboldu.

Cevat Bey karargaha dönünce, depoda Türk yapımı 26 mayın olduğunu öğrendi. Hemen Nusret Mayın Gemisi Komutanı Tophaneli Yüzbaşı Hakkı ve Yüzbaşı Hafız Nazmi Beyle bir plan yapdı. 17 Mart gecesi, Nusret mayın gemisi sessizce denize açıldı. 26 mayın Kumbağı Burnu ile Soğanlıdere arasına Boğaz'a paralel olarak döküldü. Yüzbaşı Hakkı Bey kalbinden rahatsız olmasına rağmen vazifeyi yapmakda ısrar etmişdi. Nusret işini bitirip dönerken düşman projektörleri ile karşılaşma riski meydana geldi. Aynı anda Türk bataryalarından tutulan bir projektör imdada yetişince bu tehlike atlatıldı. Ancak, Tophaneli Yüzbaşı Hakkı Bey'in vatan aşkı ile çarpan yorgun kalbi bu heyecan ile durdu. Belki de Cevat Bey'e görünen ilahi işaretler ona da görünmüş ve kalbi zaferin heyecanına yenik düşüb şehid olmuşdu.

18 Mart sabahı, mayınlardan habersiz olan ve zafer sarhoşluğu ile saldıran haçlı donanması, Şehid Yüzbaşı Hakkı Bey'in dualarla döşediği mukaddes mayınlara çarparak neye uğradığını şaşırdı. Tarihinde hiç yenilgi almamış olan İngiliz donanmasının Ocean ve İrresistible adlı zırhlıları, Fransızların ise Bouvet zırhlısı sulara gömüldü. Ocean zırhlısının batmasında mayınların yanı sıra Seyid Onbaşı'nın da büyük payı vardı. Seyid Ali, o sırada Rumeli Mecidiye Tabyası'nda görevliydi. Topun vinci arızalanınca 275 kiloluk mermileri " Ya Allah!" diye sırtlayıp topa yerleştirdi. Üçüncü atışta Ocean bir hayli zarar  gördü ve arkasından mayına çarparak  sulara gömldü.

Zaferden sonra paşa olan Cevad Bey, Seyid Ali'ye onbaşı rütbesini verdi. Seyid Onbaşı'dan, fotoğraf çektirmek için mermiyi tekrar kaldırması istendiyse de bunu tekrar yapamadı. Tekrar savaş olursa yapabileceğini söyledi. Bunun üzerine, tahtadan mermi ile fotoğrafı çekildi.

18 Mart Çanakkale Deniz  Savaşı, evliyası, komutanı ve eriyle böyle kazanıldı.

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz