26 Ağustos 1071 Ruhu

Rahim Er 26.08.2013 3727

A
nadolu Selçuklu Devleti’nden önceki Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucusu Sultan Tuğrul’dur. O’nun kardeşi Çağrı Beydir. Babaları Horasan valisi Davut Bey, dedelerinin ismi Selçuk Bey’dir. Tuğrul Bey’in oğlu olmadığından 1065’te vefatı üzerine yerine “Alparslan” unvanıyla meşhur olmuş olan kardeşi Davut Bey’in oğlu Muhammed, ikinci Selçuklu Sultanı olur.

Sultan Muhammed Alparslan, bu makama bileğinin hakkıyla geçmiş ve bundan sonra ülkedeki camilerde hutbe, O’nun adına okunmaya başlanmıştır. Payitaht Rey/Tahran şehridir. Anadoluya hakim olan Bizans üzerine Türk akınları, daha Tuğrul Bey zamanında başlamış, Alparslan’la birlikte hız kazanmıştı.

Bizans İmparatoru IV. Romen Diyojenus, 1068’de Türkleri, Anadolu’dan uzak tutmak için bir sefer düzenledi ve Haleb’e kadar ilerledi. Ardından bir sefer daha düzenledi ve bu defa da Fırat’a kadar ilerledi.

Ne var ki Türk akıncı birlikleri, vatan tutmayı hedef aldıkları yeni Kızıl Elma Anadolu içlerine doğru sel gibi akmakta, fırtına olup, kasırga olup vurmaktaydı. Malatya, Kayseri ve Konya gibi önemli şehirler, Afşin Bey ve diğer kahramanlar tarafından hallaç pamuğu gibi atılmaktadır. Sultan Alparslan, Bizans üzerine yaptığı bu taaruzlardan başka, doğuda Kıpçak ve Türkmenleri birliğe dahil etmek için üstlerine yürümektedir.

İlk büyük seferini Gürcistan’a yaptı, Kars ve Ani’yi fethetti. Bu seferinde büyük devlet adamı veziriazam Nizam’ül Mülk ve oğlu çatal yürekli kumandan Melikşah da bulunuyordu. İslâm âlemini sevince gark eden zaferleri üzerine Halife Kaim bi Emrillah, Türklerin layık gördüğü “Alp-Arslan” unvanından başka kendisine “Ebu’l Feth” “Zaferin Babası” unvanını verdi. Ki bu unvan, gelecek Türk Sultanları için de kullanılacaktır. Bugün dahi Sultan Fatih, Sultan Yavuz gibi Padişahlar anılırken hak teslimi cümlesinden terennüm edilmektedir.

Selçuklu Sultanı, Rey’den doğuya ve batıya doğru seferler düzenleyerek Büyük Devlet olmanın imkânlarını aramaktadır. Bu arada Cend’de dedesi Sultan Selçuk’un kabrini ziyaret etmiş ve muhtemeldir ki O’na bu sözü vermiştir. Zira başka isimleri arkada bırakarak tahta geçmenin, ümmetin bahtını ak etmek gibi bir mükellefiyeti vardır. 

Bu esnada Mekke Emiri, kendisine elçi göndererek Haremeyn-i Şerifeyn’de hutbenin Halife olarak Bağdat’daki Abbasi Halifesi ve Sultan olarak da Selçuklu Sultanı adına okunduğu haberini ulaştırır. Artık, Büyük Selçuklu Devleti, cihanşümul bir anlam kazanmıştır. İslam dünyasının orta direğidir. O esnada Fatimiî devletinin ortadan kaldırılması, Mısır’ın fethi şartı doğar. Alparslan, Mısır üzerine yola çıkar. 

Ne var ki Bizans imparatoru da  Türkleri Anadoludan çıkartmak için harekete geçer, daha evvel alınmış olan Malazgirt’i zabtetmiştir. Emir’el Mü’minin Ebul’Feth Sultan Muhammed Alp Arslan, geri döner...

Ufukta bir büyük zafer beklemektedir.
Ufukta 26 Ağustos 1071 ihtişamı durmaktadır.
Malazgirt, İstanbul’a kapı olacaktır.

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
Medeniyetimiz
Bu Medeniyetten Ders Çıkarmalıyız
M
üslüman olmadıkları hâlde, davet edildikleri toplantıda İslama ve Müslümanların ilim ve fen sahasındaki  çalışmalarına  hayranlıklarını ifade eden  iki konuşmacının beyanları şöyledir:

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yönetim kurulu başkanı Bayan Carly Fiorina, ana konuşmacı olarak davet edildiği, "Te…
Medeniyetimiz
Maarif Modelinde “Türk Dünyası” Vurgusu!
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tek boyutlu tartışıldı ve çoktan gündemden çıktı.

Atalarımızın “Marifet iltifata tabidir/İltifatsız meta zayidir” kabilince biz her zaman iyiye iyi, yanlışa yanlış, doğruya doğru, güzele güzel demeye devam edeceğiz. Çünkü kalem mesuliyeti bunu gerektirir.
 
Önce bir eleştiri ile başlayalım.…
Medeniyetimiz
Biz Kimiz
B
iz Türkler doğulu bir milletiz. Milletler arenasına çıktığımız günden beri hep hareket (göçebe) halindeyiz. Güneşten (doğudan) aldığımız ışıkla hep yine güneşi takip ederek batıya doğru koştuk.

Tarih boyu biz Türlerin devlet ve millet ışığımız hiç sönmedi. Yıkılan her bir devletimizin külleri üzerinden yeni bir devlet…
Biz Kimiz