Yassıada Kazakistan İçin Neden Önemli?

Meryem Aybike Sinan 14.11.2021 1180
T

ürk Keneşi 8. Liderler Zirvesi sona erdi.

Ve artık bu topluluğun adı “Türk Devletleri Teşkilatı”. Hayırlı uğurlu olsun…

Haber bültenleri, esas bilgileri zaten yeterince paylaştığı için bu yazıda tekrara düşmek istemiyorum zira meseleyi farklı yönlerden irdelemek istiyorum. Öncelikle Demokrasi ve Özgürlükler adasında yapılan bu zirvenin dosta güven, düşmana korku verdiğini söyleyelim.

Zirvenin bizce en büyük eksiği hiç şüphesiz Nur Sultan Nazarbayev’in zirveye gelmemiş olmasıydı. Nazarbayev, gelmese de yine fikir babası olduğu “Türk Dünyası 2040 Vizyonu” bir yol haritası olarak kabul edildi. Bu büyük yürüyüşte lokomotif ülke hiç şüphesiz Kazakistan ve lideri Nur Sultan Nazarbayev. Çok boyutlu liderliği ve bilgeliğiyle büyük Türk milletinin hiç şüphesiz en büyük lideri ve Ak Sakallı’sıdır. Hatırlatalım ki Türk Keneşi, ebedi şeref başkanı Nur Sultan Nazarbayev’in teklifiyle ve çabalarıyla kuruldu.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, zirvenin çerçevesini genel anlamda çizen etkili konuşmasıyla çok önemli ve dikkat çekici hususlara değindi:

“Değerli kardeşler!

Bütün Türk milletini, derin tarihî kökler ve ortak çıkarlar birleştirmektedir. Türk Keneşi'nin etkisi ve prestiji her yıl daha da artmaktadır. Bu yıl içerisinde iki defa toplandık ve üst düzeyde zirve gerçekleştirdik. Bu, köklü kardeşliğimizin en açık göstergesidir.

Kazak Türkçesi’nde “Dördü birlik olursa, en tepedeki hedefe ulaşır” atasözü vardır. (*Türkiye Türkçesindeki karşılığı “Nerede birlik, orada dirlik!”)

Kuruluşumuzun dünya çapında hak ettiği yeri bulacağından eminim. Türk dünyasının jeopolitik potansiyeli etkin bir şekilde kullanılmalıdır. Burada toplanan liderlerin,  temsilcilerinin niyetleri samimidir. Bütün ülkeleri iş birliği yapmaya çağırıyoruz, bu sebeple bugünkü toplantı şüphesiz ortak kökleri ve ortak tarihi olan ülkelerin birliğini güçlendirecektir.

Su ve gıda güvenliğinin sağlanması günümüzde güncel bir konudur. Buğday yetiştiren ve un üreten ilk on ülke arasındayız. Yılda 7 milyon tona kadar buğday ihraç ediyoruz. Kazakistan, Orta Asya'daki tek tahıl ihracatçısıdır.”

Ekonomiden, teknolojiye, dijitalden tarıma, akıllı şehirden yeşil hidrojen kümesine kadar öncü bakış açılarıyla Kazakistan, yine farkını gösterdi diyebiliriz. Aslında Tokayev’in öne çıkması gereken en önemli cümleleri zirvenin yapıldığı Yassıada ve Merhum Adnan Menderes ile ilgili olanıydı:

Geçen yüzyılın ortalarında kaderin cilvesi ile dağı taşı aşarak, büyük zorluklar atlatarak Anadolu topraklarına gelen binlerce Kazak ailesine kucağını açarak “öz kardeşlerim” diye sımsıcak karşılayan Adnan Menderes’ten bahsetmek istiyorum. 

O geçen yüzyılın ellili ve altmışlı yıllarında, on yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak görev yapmış seçkin bir devlet adamı ve kanaat önderiydi. Kazakların buraya yerleşmeleri, çalışmaları ve kök salmaları için birçok fırsat sunan çok önemli bir şahsiyet olduğu için onu hiçbir zaman unutmuyoruz! Bu önemli buluşmanın gerçekleştiği “Demokrasi ve Özgürlük Adası” da Adnan Menderes’in kaderiyle doğrudan bağlantılıdır.

Ben Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak, Kazakistan halkı adına Adnan Menderes'in ruhunu saygıyla anıyor ve bütün Türk halkına en içten şükranlarımı sunuyorum. Kardeş ülkelerimizin dostluğu ebedi olsun!”

Zirve sona erdi lakin etkileri uzunca süre konuşulmaya devam edecek. Türk Devletleri Teşkilatının kuruluş felsefesi ışığında siyasallaştırılmadan yoluna devam etmesi en büyük temennimiz. Liderlerin gözden kaçan görüşlerini irdelemeye devam edeceğiz





İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür