Ve Sözün Bittiği Tarih 11 Temmuz 1995...

Mehmet Koçak 12.07.2014 2786

S
rebrenica, Bosna Hersek’in doğusunda Sırbistan sınırına 10 km uzaklıkta Müslüman Boşnakların çoğunlukta olduğu bir şehir. İsmini gümüş anlamına gelen “srebren” kelimesinden alan bu şehir çok bilinmezken, bugün tüm dünya tarafından hem biliniyor hem de vahşetin, acının, gözyaşının sembolü olarak anılmaktadır.

İçimizde dinmeyen acının adı oldu Srebrenica. Bundan tam 19 yıl evvel Bosna Hersek genelinde sürdürülen ve yakın tarihin en büyük insanlık faciası olarak tarihe geçen “Soykırım”ın finali bu şehirde gerçekleştirildi. 19 yıl geçmiş olmasına rağmen Srebrenica’da ağıtlar hâlâ dinmedi. Sırp caniler “Büyük Sırbistan” hayali uğruna ve uluslararası toplumun ihanetiyle bütünleşmesi sonucu beş gün içinde 8372 Müslüman Boşnağı işkenceyle katletmişti.  

Her yıl olduğu gibi bu yılda 19. yıl münasebetiyle yine 10 binlerce insan Srebrenica’ya doğru yollardaydı.  Potoçari Anıt Mezarlığı’nda düzenlenen törende 175 soykırım kurbanı gözyaşları ve dualar eşliğinde defnedildi. Bu definle birlikte katledilen 8372 kurbandan kimlikleri tespit edilerek defnedilenlerin sayısı 6 bin 241’e yükseldi.

Her yaştan kurbanların gömülü olduğu Potoçari şehitliğinde yine hüzün ve gözyaşı vardı. Okunan Kur’an ve yapılan toplu dualarla şehitler rahmetle anılırken, bu facianın failleri ve onlara müsaade eden, seyirci kalan, ihanet eden…, siyasiler ve Uluslararası Toplum lanetlendi. 

Srebrenica’da 19 yıl önce neler olmuştu?

Bundan tam 19 yıl önceydi ve takvim yaprakları 11 Temmuz 1995 tarihini gösteriyordu. Bu tarihte tüm Bosna Hersek genelinde devam eden katliamların bir soykırıma  dönüştüğü ve kelimenin tam anlamıyla bir insanlık faciası yaşanmıştı. Sırp canilerinin “Büyük Sırbistan” hayali uğruna ve uluslararası toplumun ihanetiyle bütünleşmesi sonucu, beş gün içinde 8372 Müslüman Boşnak işkenceyle katledilmişti. 

Halbuki; 16 Nisan 1993 tarihinde gerçekleşen olağanüstü toplantıda 819 ve 824 no’lu kararları alan BM- Güvenlik Konseyi, Saraybosna, Tuzla, Jepa, Gorajde ve Bihac ile Srebrenica’yı “Güvenli Bölge” ilan etmişti. Bu karara rağmen gerekli önlemleri almayan BM’ye bağlı “Barış Gücü” (UMPROFOR) Sırp Çetniklerin “Soykırım” yapmasına engel olmadı.

Bosna-Hersek’te yaşanan ve binlerce insanın ölümüyle sonuçlanan savaş hâlâ dünya kamuoyunun hafızalarından silinmemiştir. Avrupa’nın tam ortasında yaşanan bu insanlık faciasının failleri olan Sırp Çetniklerinden daha çok, görevlerini yapmamak ya da kötüye kullanmak suretiyle soykırımın işlenmesine müsaade eden, kışkırtan ve seyirci kalanlar suçludur. 

Bu gerçeklerden hareketle altını çizerek ifade etmeliyim ki; Srebrenica Soykırımı’nın baş sorumlusu Uluslararası Toplum adına BM ve AB ile NATO’dur. 

Unutulmaması gereken bir önemli husus şudur; tüm bilgi ve belgelere rağmen Srebrenica’da yaşanan bu insanlık suçunun asıl sorumluları yani bu oyunun perde arkası hiç görüntülenmedi ve ‘Beynelmilel hukuk’ Srebrenica için hiç işletilmedi. 

Önemle iki hususun altını çizmek isterim; Birincisi soykırım sadece Srebrenica’da yapılmadı. Bosna genelinde sürdürülen soykırımın finali Srebrenica’da yapıldı. 

Diğer bir ayrıntı şu; Srebrenica Soykırımı Müslüman Boşnak halkına yönelik tarihten bugüne yapılan soykırımların 10’uncusudur.  

İçimizdeki dinmeyen acının adı;  SREBRENİCA... Seni unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız...

 

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Türklerin Batıya Koşusu
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlû…
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren