Türklerin Batıya Koşusu

Vehbi Vakkasoğlu 30.04.2025 302
D
okuzuncu asrın ortalarına doğru, Orta Asya’dan kovulan Türk boyları, çaresizlik içinde göç ediyorlardı. Kırgızların mağlûp ederek, ana yurtlarından kovduğu bu insanlar, aslında kaybederken kazanıyorlardı. Çünkü bir müddet sonra bu hâdise, Türk tarihinin dönüm noktası olacak neticeler doğuracaktı.

Önce güneye inen mağlûplar, daha sonra, dünya tarihinin çehresini değiştirecek büyük hâdiseyi gerçekleştirmek üzere, batıya yönelmişlerdi. Siriderya ve Hazar Denizi arasında yerleşen bu göçmenler, buralara kadar gelmiş olan İslâmiyetle temas kurdular.

Mâveraünnehir ve Horasan, Türklerin İslâm’ı yakından görüp tanıdıkları iki belde oldu. Bir ruh kamaşması. Bir kara sevdâ şahlanması hâlinde, Türkler, İslâmiyetle kaynaştı... Her türlü maddî ve iktisâdî sebebin ötesinde bir iştiyâkla İslâm’a sarıldı ve onun asırlarca sürecek bayraktarlığını üstlendi. Allah adını yüceltme ve bütün İslâm dünyasını koruma vazîfesinin şuurundan gâfil olmadı.

Kaderin sırına bakınız: Kuzeye yönelen ve Hazar Denizi’nin kuzeyinden geçerek Avrupa’ya ve Balkanlar’a inen Türkler, bu mazhariyetten uzak kaldılar. Karadeniz’in kuzeyine, bugünkü Ukrayna’ya göçmüş, oradan da Balkanlar’a inmiş olan bu Türkler, Hıristiyan olmuşlardır. Değişiklik sadece dinlerine mahsus kalmamış, bütün husûsiyetlerini kaybedip bir başka millet ve ırk olup çıkmışlardır.

Bugünkü Gagavuzların ataları olan bu Türklerden başka, Bulgarlar da aynı akıbete uğrayan Türk boylarındandır. Onlar da Hıristiyan olmuşlar, hattâ Slavlaşmak sûretiyle eski ırklarının ve atalarının amansız düşmanları kesilmişlerdir.

Horasan ve Mâveraünnehir’e yerleşen Türklerin daha bir asra varmadan büyük kitleler hâlinde Müslüman olduğu ve devleteştiği görülmektedir. Karahanlılar’la başlayan bu devlet geleneği Gazneliler’le oturdu. Selçuklularla muhteşemleşti...

1071’de Anadolu’nun kapısındaki paslı Bizans kilidi kırıldı. Artık aranan vatan, adım adım fethedilmekte; çıkışsızımâna, kendine lâyık zemini, rûhuna uygun mekânı bulmaktaydı.

Aslına bakılırsa Malazgirt zaferi bir netîcedir. Alparslan’ın ordusundaki askerlerden önce, Anadolu bir başka isimsiz ve resimsiz fetih erlerince içten içe teslim alınmaya, gönlünden avlanmaya başlanmıştı.

Asıl fetih, gerçek fetih bu idi!...

Orta Asya bozkırlarından İslâm ateşiyle taze enerjilerini tutuşturan insan selleri batıya doğru yürüyordu. Ahmed Yesevî ile başlayan Sünnî mutasavvıflarını harekete getirdiği bu mücâhid ve müttakî kafileler; alperenler, gāzî dervişler, Hazar’ın güneyinden akıp geliyorlardı. Bu göç selinin istikâmetini ve hedefini Alparslan’ın ve Süleyman Şah’ın göç fetihleri tayin ediyordu.

Hedef, Anadolu’nun yurt yapılması idi... Allah adını yücelten şevkiyle kanatlanan kitleler, yeni vatanın maddî ve manevî mîmârları olmaktaydı...

Türk, atından inmiş, hedefsiz taarruzlarını ulvî bir hedefe yöneltmiş, içine ve dışına dönük cihâdı mükemmelen yapar olmuştu. Anadolu Selçuklu Devleti, bu anlayışın ve Müslümanca yaşayışın çiçek açması idi... Maksatsızlıktan ve basit maddî hedeflerin kıskacından kurtulan kitle, olanca gücüyle ulvî ve kudsî hedeflere yönelmişti. Anadolu, hayır eserleriyle, ibâdethaneleriyle, medenî bir seviye belirten sanat şaheserleriyle bir baştan bir başa süslenmekteydi.

Bütün bir millet, kendini fedâ ettiği, âdeta nefsini atıp erittiği bir inancı yaşayış hâline getirmenin fevkalâdeliğini yaşamaktaydı. Bu hayat kısa bir aradan sonra Osmanlı ile en mükemmel meyvesini verecekti...

Böylece, anayurtlarındaki mücâdeleyi kaybedip, mağlûp olarak göçe mecbur olanlar, târihin akışını değiştirecek mühim bir dönüm noktasını yaşamış oluyorlar, yani kaybederken kazanıyorlardı...

İlgili Makaleler

Balkanlar- Rumeli
KOSOVA’DA SÛZİ ÇELEBİ’NİN TÜRBESİ VEFÂ BEKLİYOR
F
atih Sultan Mehmet tarafından fethedilen Kosova’nın Prizren şehrindeki Sûzi Çelebi Hazretleri camisinin haziresi ve türbesi harabeye dönmüş, içler acısı bir durumda. Otlar ve çöpler arasında adeta kaybolmuş.  Sûzi Çelebi hazretleri, mücahid-gazi, şair, âlim ve evliyadır. Türkçe yazdığı 15.000 beyitlik…
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
O
smanlı Devleti’nin 14. ve 15. asırlarda Avrupa’da yaptığı baş döndürücü fetihlerde “akıncı” diye anılan askerî sınıfın çok önemli bir rolü vardır. Bugünün komando sınıfına karşılık gelen akıncıların, düşmanın iktisadi gücünü ve manevi yapısını altüst ederek savaşın kazanılmasında çok mühim hizmetleri olurdu. Fatih…
Osmanlı Akıncıları ve Prizrenli Sûzî Çelebi
Balkanlar- Rumeli
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
F
ethin üzerinden uzun asırlar geçmiş, devir dönmüştür. Osmanlı’nın tam 500 yıl adaletle idare edip medeniyetler kurduğu bu topraklar bugün öksüz, üzerindekiler yetim kalmıştır. Yaklaşık ll.000 km2’lik bir toprak parçası üzerinde, müstakil bir devlet olmanın gururunu yaşayan Kosova,  Balkanların en genç devletidir. 

Türk…
Balkanlarda Kadîm Bir Osmanlı Şehri: Prizren
Balkanlar- Rumeli
Sancak Boşnaklarının Türk Sevdası
B
alkanlar'da Tarih boyunca, günümüzde olduğu gibi Sancak nüfusunun çoğunluğunu Boşnaklar teşkil etmiştir. Sancak, tarih boyu Bosna-Hersek'in ayrılmaz bir parçası idi. Bu bakımdan Sancak tarihi, aynı zamanda Boşnak kimliğinin devamını sağlamak için yürütülen Bosna-Hersek mücadelesinin de bir parçası sayılabilir. 
Gerek B…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Balkanlar- Rumeli
Orda Dostlar Var Uzakta..
R
essamlar fotoğrafçılar Maglay’a bayılıyorlar. Kale var, kule var, taş kubbeler, ahşap minareler, kitabeli çeşmeler, tekkeler, dergâhlar, kafesler, cumbalar…

Tito’nun Yugoslavya’sı kapalı bir kutuydu âdeta. Biz Almancılardan dinlerdik. Yok Üsküp’te arabası bozulmuş da tamirci bakmış, onarmış. “Haade gidesin” demiş, “dua…
Orda Dostlar Var Uzakta..
Balkanlar- Rumeli
İşkence Adası Nargin
B
iliyorsunuz Birinci Cihan Harbi’ne Almanya, Avusturya Macaristan, Bulgaristan ve İtalya ittifakı ile gireriz. Bulgarlar erken bırakır, İtalyanlar ise karşı cenaha geçerler kurnazca. Rusya uyanıktır, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Japonya, Brezilya ve ABD’nin bulunduğu tarafta…
İşkence Adası Nargin
Balkanlar- Rumeli
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
M
acar tarihçisi Sándor Takáts’ın (1860-1932) Rajzok a török világból (Türk Âleminden Çizgiler) adlı eseri Macar bilimler Akademisi yayınları arasında neşredildi. Bu eseri, Macaristan, Avusturya ve Almanya arşivlerinde bulunan orijinal vesikalara istifade edilerek yazılmıştır. Bilindiği gibi, eski Macar tarihçileri…
Osmanlılar Macaristan’a Refah ve Huzur Getirdi
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
B
ugünkü Bosna-Hersek Cumhuriyeti yaklaşık 50 bin km² alana, 20 km sahile ve 5 milyon nüfusa sahiptir. Tarihî ve tabii güzellikleriyle cennet gibidir. Osmanlı eserleriyle de âdeta bir açık hava müzesidir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden 12 sene sonra, 1463 yılında Bosna’yı fethetti. 1521’de Bosna Sancağı,…
Osmanlı Bosna’sı ve Asil Boşnaklar
Balkanlar- Rumeli
Rumların Mora Katliamı
M
ora'da Balyabadra Piskoposu Germanos, 4 Nisan 1821'de savaş ilanı yapar. Rumlar kalabalık ve donanımlıdırlar. Peloponnesos'te 40 bin Türk'e karşı 350 bin Rum vardır mesela. Yağma ve cinayetler ansızın yayılır, erkekleri katleder, kızları köle yaparlar. Kalelere sığınan Türkler ümitsizdir, ne barut vardır, ne de gıda. 

Rumların Mora Katliamı
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
P
rizren bugünkü 170.000 nüfusuyla Kosova'nın en mühim il ve kültür merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Eski ve yeni kültürlerin kaynaşması ve çok sayıda tarih ve kültür abidelerine sahip olan Prizren'in zengin tarihi çoğu araştırmacıların alakasını çekmiş, hakkında binlerce sayfanın yazılmasına ve binlerce…
Osmanlı Mimarisinin Şaheserler Yurdu Prizren
Balkanlar- Rumeli
Osmanlı’nın Bosnası
A
lman seyyah F.Karl Kıenit 20.asrın ilk yarısında bütün Osmanlı Coğrafyasını gezerek tarihi şehirleri mükemmel şekilde tahlil etti. Bosna hakkındaki tespitleri aşağıdadır. Editör.

İstanbul’un fethinden 10 yıl sonra Bosna’ya bir sefer yapan Fatih Sultan Mehmet birkaç Sakson madenci şehri (Sreprenica, Olovo) ile Güney…
Osmanlı’nın Bosnası